• $9,3403
  • €10,8652
  • 533.544
  • 1428.8
14 Mayıs 2013 Salı

Sağduyu kredisi: Nereye kadar?

Reyhanlı halkının en çok konuşmaya ihtiyacı var. Anlatmaya,  anlaşılmaya... Devletin kurduğu dil, bu ihtiyaca cevap vermek şöyle dursun, olumsuz duyguları çoğaltıyor. İlçe sakinleri "provokasyon", "süreç", "oyuna gelmek" gibi klişeleri, mümkünse duymak istemiyor. Hiç değilse bugünlerde...
Ve sanıldığının aksine "O mu yaptı, bu mu yaptı" sorusuyla, bizler kadar ilgili değiller. "Bir gün olacağı belliydi" diyorlar da başka bir şey demiyorlar. 
Bölgenin en nadide özelliği, birlikte yaşama barışının bozulması, onlar için "Esad rejimiyle müttefik THKP-C ihtimali"nden çok daha önemli. 
Bakışları ve sözleriyle bu duyguyu, öyle güçlü hissettiriyorlar ki, sırf bu yüzden -yeri geldiğinde terslenmeyi göze alarak- dinlemeli...
Hâlâ ölülerini arayan insanlardan söz ediyoruz çünkü...   
Süleyman Yakın 26 yaşında. İşletme okumuş; ücretli öğretmenlik yapıyor. "Bugüne kadar yaptığımız en önemli tartışma düğünlerde olurdu. Böyle şeyler bilmezdik biz" diyor.

BÜKÜLMEZ KÖYÜ

Süleyman'ın kafasını en çok karıştıran konu, Cilvegözü patlamasından sonra devletin "Sınırlarda en modern cihazlar var" açıklamasına rağmen, nasıl olup da bomba yüklü iki aracın ilçenin göbeğine girebildiği.  
Tahminini soruyorum: İnsani yardım taşıyan TIR'ların geçtiği bir köyden bahsediyor. Reyhanlı'ya 8 km mesafedeki Bükülmez Köyü  "doğal sınır"mış. "Daha doğrusu hemen hemen her köy sıfır teknolojili gayriresmi sınırdır" diye ekliyor.  
Suriye'ye insani yardım taşıyan araçların bu yolu kullanmasının "kötü niyetli girişlere de yol gösterdiğini" vurgulayıp şu soruyu yöneltiyor: "Neden insani yardım TIR'ları Cilvegözü'nden geçmiyor?"
Mültecilerin yaşamını kurtarmak amacıyla açılan sınırların, tamamen kontrol dışı kalması, ortak yakınmaya dönüşmüş. Bazı Suriyelilerin, Reyhanlılılara ait araç ve başka malları çalıp telin ardında satması olağan hale gelmiş.

SİNEMASIZ İLÇE

Meslek yüksek okulu yakınlarında kafeterya işleten Tarkan, ilçede "ilaç niyetine" bir tane bile sinema olmadığını söylüyor. Halkın; daha doğrusu erkeklerin birlikte zaman geçirdikleri tek etkinlik halı saha maçlarıymış. Kadınların dışarıda sosyal etkinlik yapabilecekleri bir alan yok. En son tiyatro turnesinin ne zaman geldiğini hatırlayan da. Tam bu sırada, elindeki küçük çekçek valizi sürükleyen bir genç kız moralsiz bir ifadeyle selam veriyor. Memleketine dönüyormuş. 

TOPLUMLARIN DA DNA'SI VAR

Yazı yazmak için yer ararken rastladığımız boş bir kafeteryaya başımızı uzattığımızda çıkan bir delikanlı, "Burayı Suriyeliler işletiyordu. Şimdi içerideler. Çıkmak istemiyorlar" sözleriyle, mültecilerin rahat bırakılmasını nezaketle isterken "komşuluk hukukunu" gözetiyordu. 
Taziye evinin önünde sohbet ettiğimiz orta yaş üzeri bir kadınsa "Olanlarda mültecilerin günahı yok. Yazık onlara. Daha dün Asi'den nasıl can havliyle geçtiklerini gözümle gördüm. Biz gene bir sokum ekmeğimizi paylaşırız, ne olacak?" diyordu.
Galiba, tek tek insanların nasıl biyolojik DNA'sı varsa, coğrafyaların da büyük baskılara direnç gösterebilen toplumsal DNA'ları var. Reyhanlı halkının haklı öfkesin ardında göz kırpan hakkaniyet ve tevekkül dolu değerlendirmeler, bunun en güçlü kanıtı. 
Ancak sonsuza kadar kullanılabilecek bir kredi değil bu. Daha fazla onarılmaz ve hakkı teslim edilmezse, miadın dolacağı sinyalini de veriyor.
Yıpranmış duygulara, açık yaralara sahici bir tavırla yaklaşma zamanındayız. 
Reyhanlı'yı bir keder ve kaos coğrafyasına taşıyan süreci; günlük hayatın neden nasıl bozulduğu üzerinden okumakla başlanabilir.

<p>Makyaj insanı güzel gösterdiği gibi hiç istemediği şekilde de gösterebilir. Çünkü güzel gösteren

En sık yapılan 5 makyaj hatası nelerdir?

MTA Yerleşkesinde patlama oldu

Dünya'ya devasa bir asteroid çarpınca neler yapılacak?

WhatsApp'tan yeni güncelleme! Yedekler de korunacak