• $7,3631
  • €8,9411
  • 438.28
  • 1540.35
01 Ekim 2012 Pazartesi

Rüzgar Ortadoğu'dan esti

AK Parti kongresi, akreditasyon ayıbıyla başladı. Hatadan son ana kadar dönüleceğini umanlar yanıldı. Konuşma metninin 41. sayfasındaki 'Basın özgürlüğünü genişlettik' cümlesiyle ayıp, acı bir gülümsemeye dönüştü.
Oysa aynı Başbakan, daha üç gün önce NTV'de Nermin Yurteri'nin, -son anket verilerinden yola çıkarak-  'Yüzde 48'in de başbakanı mısınız?' sorusunu 'Evet, tabii ki' diye cevaplamıştı.
Büyük bir kitle partisinin, kamusal bir alana dönüştürdüğü etkinliğinden bahsediyoruz. Tüm kanalların saniye saniye canlı yayın yaptığı bir ortamda, bu tercihin kaybedeni, salona alınmayan gazeteler olamaz ki. Kaybeden maalesef Türkiye oldu.

MİLLİYETÇİ VE DİNİ MOTİFLER
 Başbakan Erdoğan'ın konuşmasına dair beklenti çıtası çok yükseltilmişti. Bunda medyanın kendisi kadar; bizzat Başbakan'ın Kongre öncesinde üç gün boyunca TV'lerde verdiği iddialı mesajların payı büyük.
Yer yer, tıpkı 12 Haziran seçimlerinde olduğu gibi, yine MHP tabanına seslendiğini düşündüren, yer yer 'bölgesel liderlik' arzusunu yansıtan milliyetçi, maneviyatçı ve dini temalarla süslenmiş metin, yükseltilen çıtayı karşılamadı. 
Başbakan'ın, her salı Meclis'te AK Parti grup toplantılarındaki konuşma unsurlarını ve akışını bilenler için 'Uzun bir grup toplantısı konuşması gibi' benzetmesi, bu nedenle yanlış değil.
Sürpriz ise sonradan geldi. Konuşma bittiğinde basına ayrılan bölümde dağıtılan iki sayfalık metni okuyan herkes, birbirine, 'Başbakan neden bunları kürsüde söylemedi?' diye soruyordu. 'AK Parti 2023 Siyasi Vizyonu' kitapçığından alıntılandığı aktarılan 63 maddeden 'Anadilde savunmanın sorun olmaktan çıkarılması' ve 'Anadilde kamu hizmetlerine erişim' maddelerini önümüzdeki günlerde çok tartışırız. 

SERT YÜKLENİP DESTEK İSTEMEK
Erdoğan, hemen her grup toplantısında olduğu gibi, CHP'ye yine 'darbeci' metaforuyla yüklendi. Bunu planlamış mıydı? Bence hayır. Tahminimi söyleyeyim:
Başbakan konuşmasına saat 11.30'da başladı. Saat 11.57'de gazetecilerin cep telefonlarına CHP'den şu mesaj düştü. 'Basına ambargo uygulandığı' gerekçesiyle CHP AK Parti Kongresi'ne katılmayacaktı. 'AKP'nin Türkiye'ye yakışmayan yasakçı çağdışı ve faşizan anlayışı kınanıyor, tek adam tek ses şovu izlenmiyordu.' 
Bu mesajdan 15-20 dakika kadar sonra Başbakan, metnin dışına çıkarak 'Bu CHP'nin her darbede rolü olduğunu' söyledi. Erdoğan'ın, bu çıkışla, salona gelmeyen CHP'ye interaktif bir tepki gösterme ihtimali yüksek. Gelgelelim, 'dünya alemin önünde' bu kadar ağır sözlerle yüklendiği partiye, ülkenin en önemli sorunu için 'Gel beraber çözelim' çağrısının nasıl yankılanacağı meraka değer.
Hiçbir muhalefet partisinin -şu ya da bu nedenle- yer almadığı, 1071'in 1000. yılının AB hedefine ikame edildiği, Batı dillerinden bir konuşmanın yapılmadığı, Meşal'in çılgınca alkışlandığı kongre salonundaki rüzgarın adı, Ortadoğu'ydu. Gelecek döneme dair soru ise, bu rüzgarın temsil ettiği siyasi dinamiklerin, kalıcı bir sistem değişikliğine evrilip evrilmeyeceğidir.

<h3>Başkan Erdoğan'dan esnafa kredi müjdesi</h3><h3>6 AY ERTELENECEK</h3><p>Başkan Erdoğan, Halkbank

25 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yüksek Hızlı Tren testlerini yapan tren Sivas'a geldi

Dünyanın en pahalı savaş jetleri hangileri? İşte dudak uçuklatan fiyatlar