• $7,5377
  • €9,0401
  • 410.976
  • 1538.04
06 Nisan 2011 Çarşamba

ÖSYM 'sosyal tabanla' tanışacak

Farkındaysanız, ÖSYM'nin kendini ifade sorunu, algoritmik olarak büyüyor. Kafa karışıklığı dağılsın diye yapılan her açıklama, kuşkuları geometrik çarpan etkisiyle çoğaltıyor.
Skandalın patladığı gün yazdım. ÖSYM gibi bir kurumun, bir basın sözcüsünün bulunmaması çok vahim. Meğer hafta sonundan beri, ÖSYM yönetiminde de en çok yakınılan konu buymuş. Görüştüğüm bir bürokrat, 'Çok hazırlıksız yakalandık. Mevzuatımız daha yeni. YÖK'e bağlıyken böyle bir ihtiyaç yoktu. Ama bu boşluğu hemen dolduracağız' dedi.  'Biraz geç olmadı mı?' dedim. Hazırlıksız yakalanmalarında yeni ekibin 'Ankara'yı çok iyi bilmiyor olmasının da' etkisi varmış. 
ÖSYM Başkanı Ali Demir, bugün bizlerle yapacağı toplantıda; soruları yanıtlamanın yanı sıra, sınavların sosyal taraflarıyla ilgili olarak planladıkları yeni yol haritalarını da açıklama hazırlığı içindeymiş.
Gündemlerindeki öncelikli konu, basın birimini hemen kurmak.
İkinci adım olarak da yeni bir politika hayata geçirilecek. Hedef, yeni bir iletişim politikası geliştirerek, ÖSYM'nin sosyal tabanda kabulünü sağlamakmış. 
ÖSYM, yapacağı her bir merkezi sınav öncesinde, sınavın hedef kitlesini önceden bilgilendirmeyi tasarlıyormuş. Bu çerçevede, her büyük sınav öncesinde, hedef kitlenin seçilmiş temsilcileriyle bir araya gelerek bilgi akışın sağlanması planlanıyormuş. 
Örneğin Tıpta Uzmanlık Sınavı yapılacaksa, öncesinde, bir grup doktorun Ankara'ya davet edilerek, sınav sürecine dair merak edilen soruların cevaplanması, gerekirse fiziki mekanları da gezdirilmesi düşünülüyormuş.  
Bir ara YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan dile getirmişti: 'YÖK'ün adı değişsin. Çünkü ne kadar iyi işler yapılırsa yapılsın, 12 Eylül darbe döneminin ürünü bir kurum olduğu için bu iyi uygulamalar bir türlü görünmüyor.'
ÖSYM darbe ürünü bir kurum değil ama ülke çapındaki güven erozyonu ve psikolojik çöküşün etkisi, darbenin yol açabileceği tahribatı pek aratmıyor.
Bu nedenle, ÖSYM'nin 'sosyal tabanla buluşma' projesinin ne kadar tutacağı kuşkulu. 

METEKSAN GENEL MÜDÜRÜ
Meteksan kelimesini ilk kez ÖSS sınav giriş belgemin zarfında gördüğümü hatırlıyorum. 'Seneler seneler evveldi' yani...
Meteksan Matbaacılık, tarihi neredeyse ÖSYM kadar eski bir kuruluş.
Bugünse 90 milyon lira sermayeli büyük bir şirket. Ticaret sicili kayıtlarına göre, son üç ay içinde üst üste iki (biri 10 diğeri 20 milyon lira) sermaye artırımı yapmış.
ÖSYM'nin açtığı pek çok ihalede aktif yükleniciliği var.
Kamuoyunun önemli kısmı, Meteksan'ı matbaa olarak biliyor. Ama Meteksan ismini taşıyan ve matbaanın yanı sıra, savunma sistemleri, sualtı akustik, uzay teknolojileri gibi yedi şirket daha var.
Dün eğitim muhabirlerinin karşısına çıkan Genel Müdür Bilal Altın'ı bu çerçeveden izledim. Çünkü Altın, bu devasa şirketler grubunun aynı zamanda yönetim kurulu üyesiydi.  Doğrusu, öğrencilerin moralinin bu kadar bozuk olduğu bir ortamda, kimsenin bu kadar agresif tavırlara ihtiyacı yoktu. Bilal Altın, belli ki hem savunma psikolojisi hem de savcılık talimatıyla yapılan aramanın yol açtığı gerilimin baskısı altındaydı. Teknik bir otoriteden ziyade, politikacı ağzıyla konuştu.
 'İsimleri siz bulamıyorsanız ben mi yaratacağım', 'Suçlu arıyorsanız suçlu biziz', 'Bu işin çok meraklısı değiliz. ÖSYM istiyor biz yapıyoruz'  sözleri hiç şık olmadı.

<p>İnsanların, hayatı boyunca kilosunu sağlıklı bir düzeyde tutabilmesi kalbin de ilerleyen yaşlarda

Kalp hastaları dikkat! Fazla kilolar kalp sağlığımızı nasıl etkiliyor?

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi