• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
23 Ocak 2013 Çarşamba

Ömer Güney Fransa'nın Samast'ı mı?

Paris cinayetlerinin şüphelisi olarak tutuklanan Ömer Güney adı, BDP için ne anlam ifade ediyor?   
- Cinayetler, İmralı sürecini akamete mi uğrattı?
Bu iki güncel konuyu BDP Eşbaşkanı Demirtaş ile konuştuk. Meclis'te grup sonrası davet ettiğinde, Ahmet Türk, Hasip Kaplan ve Sırrı Sakık da odasına henüz gelmiş, çaylar söylenmişti. Sakık, sadece bir yudum aldığı çayını sehpaya bırakıp nezaketle yerini verdi, odadan çıktı. Ardından da Kaplan.
Demirtaş Başbakan'ın 'adaya gönderdik' sözüne içerlemiş, 'Ben 1973 doğumluyum, Ahmet Bey, 1973'te Parlamento'ya girmiş. Bu nasıl bir dil? Bu işin kanunu belli. Başbakan adaya gönderir diye bir yasa maddesi mi var' diyordu.
SORUŞTURMANIN PARÇASI
Paris cinayetlerinde 'Savcının elinde daha fazla bilgi olduğu' kanısında. Kamuoyuna aktarılanları 'buzdağının görünen yüzü' diye niteliyor:
'Açıklamalar da soruşturmanın bir parçası. Gelecek tepkiler soruşturmayı yönlendirecek. Bu da Fransa savcısının biraz siyasi davrandığını gösterir.' 
Güney'i tanımadığını, Cansız'ın 'şoförü olduğu' bilgisinin doğru olmadığını söyleyen Demirtaş, 'Avrupa'da özel şoför kullanmazlar' diyor. 'Tetikçi olarak kullanılma ihtimalini' şöyle yorumluyor:
'Aklı başında hiçbir resmi istihbarat birimi, maaşlı görevli kullanmaz. Tetikçiyse, ya Güney'in amcasının açıkladığı gibi yarım saat sonrasını unutacak bir tümörü olan biri, ya Kartal Demirağ gibi problemli biri olur. Veya Ogün Samast gibi çocuk olur. Böyle olur bu işler. Eğer tetikçiyse arkasında kim var, o açıklanmadığı müddetçe Paris suikastları aydınlanmış sayılmaz. Zaten savcı da aydınlattık demiyor.'
Demirtaş, Vatan'daki söyleşide vurguladığı NATO Gladiosu'nda ısrarlı:
'Türk de kullanılabilir Kürt de. Türk ise Türk devletini suçlayamazsınız. Bu işlerde etnik kimliğe göre karar verilmez. Arkasındaki güce göre karar verilir. NATO Gladio'su bölgesel dengeleri sarsacak işler yapar. Başbakan'ın bugün temkinli olması dikkatimi çekti.'
 BAKANLIKTAN CEVAP YOK
 'Bilmiyorum Ahmet Bey (Türk) katılır mı ama Paris'teki katliam olmasaydı, şu anda İmralı'da ikinci görüşme gerçekleşmiş olurdu.'
Sigara üzerine sigara içen Türk, başını sallayarak onaylıyor. (Türk, İmralı'da Öcalan ile görüşmesinde de sigara içmiş. Öcalan yemeğe gittiğinde, Türk pencereyi açıp yakmış!)
İkinci görüşme için Adalet Bakanlığı'na yapılan başvuruya henüz cevap yok. Perşembe ise 'temenni ya da tahminden' ibaret.  Peki 'BDP kanadı ikisi DTK, ikisi BDP'den olmak üzere 4 kişi istiyor. Hükümet iki diyor. Bu pazarlık nedeniyle bir gecikme mi var?' sorusu:
'Pazarlık filan yok ama ilkesel bir duruşumuz var. İki kurumun (BDP-DTK) eşbaşkanlık sistemi var. İki kurumun en üst düzeyde gidip bu meseleyi en az bir defa tartışmak durumunda. Cevabın da böyle gelmesini temenni ediyoruz. Kabul edilmezse işin doğrusu sıkıntı yaratır.'
Tam bu sırada 'Müsaade ederseniz' diye Türk söze girdi.
'Bizim kurumsal olarak bu işin içinde olmamız, halka güven verir. Sorunun çözümünde ciddiyetin ortaya çıkması açısından önemli.' Türk ayrıca CHP'nin süreçte yer almasının çok önemli olduğunu da ekliyor...
SÜREÇ ASKIDA
Demirtaş'ın, 'Siz görüşmediğiniz sürece süreç askıda mı?' sorusuna cevabı şöyle: 'Evet. Ancak bizim görüşmemiz mesafe aldırır. Öcalan bizi bekliyor. Biz sürece dahil olmadan zaten görüşüldü, bir noktaya gelindi. Siyaset devreye girmeden ilerleme mümkün değil. Ama bizi katmadan sihirli formülleri varsa, ona da engel olmayız.'

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor