• $7,4252
  • €9,011
  • 442.848
  • 1540.21
02 Mayıs 2012 Çarşamba

Muhafazakar demokrasinin sınırı

Sorun, tiyatroların özelleştirilme veya özerkleştirilmesi tercihinde değil.  Sanat-iktidar ilişkisi, doğası gereği hep zorlu bir alan oldu. Bütçe ve finansman sorunu, bu kadim ilişkiyi günümüzde iyiden iyiye karmaşık hale getirmiş durumda. 
Teoride, iktidar odaklarından bağımsız olması gerektiği varsayılan sanat, bugün piyasa dinamiklerine başvurmadan nefes alamıyor. 
Tam da bu nedenle sözgelimi resim; taşınırlığı ve el değiştirme değeriyle baş tacı edilirken, diğer sanat dalları var olma ve kitlelere erişme sorunu yaşıyor.
Sanatı kitlelerle buluşturmaya gönül vermiş insanlar; her sene daha fazla sayıda şirketin kapısını çalmak ve daha çok dil dökmek zorunda.
Değerli bir tabloyu holding envanterine katmayı -gerçek sebep yatırımken- prestij olarak sunan patronlar; söz konusu olan caz festivaliyse gönülsüz davranabiliyor.
Dolayısıyla kamu eliyle sunulan bir sanatsal üretimde; daha çok kitleyle buluşabilme adına farklı modeller aramakta yadırganacak bir durum yok.
Ama sorun bu değil işte.     
Başbakan Erdoğan'ın, Şehir Tiyatroları'ndaki yönetmelik değişikliğini eleştiren sanatçılara karşı kullandığı üslup; bir iktidarın, aynı anda neden hem muhafazakar hem demokrat olamayacağını çok iyi anlatıyor:
'ÜLKEYE KOMÜNİZM GELECEKSE..'
'Soruyorum yahu siz kimsiniz? Bu ülkede sanat sizin tekelinizde mi? Sanat konusunda söz söyleme ehliyetine sahip olan sadece sizler misiniz? Geçti o günler.'
Siyasi iktidara karşı herhangi bir yaptırım gücü bulunmayan; tek kabahati (!) kendilerini doğrudan ilgilendiren bir konuda eleştiri hakkını kullanmak olan sanatçılara  reva görülen bu üslup; sadece muhafazakar siyasetin, demokratlık sınırını çizmekle kalmıyor.
'Oyunu da biz seçeriz, parayı da biz veririz' mealindeki çıkış, Başbakan'ın her Salı TBMM'deki grup toplantısında özel bir yer açtığı CHP'nin, üstelik en katı eleştirdiği dönemin sembol ismini hatırlatıyor:
 'Bu ülkeye komünizm gelecekse onu da biz getiririz' diyen eski Ankara Valisi Nevzat Tandoğan'ı...
GÜNAY'IN İŞİ ZOR
Başbakan'ın; gelişmiş ses-görüntü sistemleri ve ramp ışıkları altında söylediği bu sözleri 'Gazete haberlerine dayanarak açıklama yapamam. Henüz Bakanlar Kurulu önüne gelmiş bir şey yok' diyen Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay' ın işi zor...
Kars'taki İnsanlık Anıtı'nı 'ucube' diye niteleyen Başbakan Erdoğan'ı 'Aslında Sayın Başbakan onu demek istemedi. Çarpık yapılaşmayı kastetti' şeklindeki düzeltme çabası, bizzat Başbakan'ca tekzip edilmişti.  
O anıt artık yok...
Günay'ın da bu tartışmada temsil ettiği kurum ve değerler adına sessiz kalmaya hakkı yok. 

Not: Bakan Günay, bu yazıdan saatler sonra, dün gece sessizliğini bozarak 'Herkesin şu kaygıdan kurtulmasını dilerim. Türkiye'de sanat yaşamı, kültür yaşamı hiçbir biçimde geriye gitmeyecektir' dedi. Kuşkusuz kulağa iyi geliyor. Ama 'Soruyorum yahu, siz kimsiniz?'le, derinleşen kaygıyı ortadan kaldırmaya yeter mi, emin değilim.

<h3>Başkan Erdoğan'dan esnafa kredi müjdesi</h3><h3>6 AY ERTELENECEK</h3><p>Başkan Erdoğan, Halkbank

25 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Pompalı tüfekle polisten kaçan zanlının yakalanma anı güvenlik kamerasında

Dünyanın en saçma yasakları! Bunları ilk kez duyacaksınız