• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
18 Nisan 2012 Çarşamba

MGK, isterse tutanaklar açıklanabilir

Kılıçdaroğlu, grup konuşmasında medya literatürüne yeni bir kavram armağan etti:
'Ödlek medya'
Nedeni de şu: 
28 Şubat operasyonunu değerlendirirken, söze, adalete olan inancını kaybettiğiyle başlayıp 'Silivri'deki hukuksuz uygulama örneklerini veren Kılıçdaroğlu, 'Adaleti intikam duygusuyla arayamazsınız' demişti.
Haber başlıklarında bu cümlenin öne çıkarılması, Kılıçdaroğlu'nun bu operasyonu 'hafife aldığı' yorumlarına yol açtı.
CHP lideri de rahatsızlığını 'ödlek medya' tanımıyla kavramlaştırdı.
Peki ama Kılıçdaroğlu dersini iyi çalışıyor mu?
'Cumhurbaşkanlarının imzası var' demeden önce; Abdullah Gül'ün 28 Şubat'ta MGK üyesi olup olmadığını; MGK kararının Bakanlar Kurulu kararına dönüşüp dönüşmediğini; Gül'ün hükümet üyesi olarak imzasının varlığını kontrol ettirmek bu kadar zor olmamalıydı.
Hepsinden önce CHP Bursa Milletvekili Turhan Tayan, dönemin Milli Savunma Bakanı sıfatıyla o kararları imzalamış bir isim... Diyelim ki, o sırada Tayan ile görüşemedi ya da akla gelmedi.  Bir danışmanın kısacık Google mesaisi bile, hatayı engellerdi. 
Ancak CHP lideri bu basit -ve asgari- yolu seçmek yerine, bir köşe yazısını referans almayı tercih etti. Böyle yapınca da tarihi bir konuda kendi çıkışını sakatlamış oldu.  
Gül, o dönem MGK üyesi olmadığını hatırlatmak zorunda kaldı.
EMRE DÖNÜŞEN 'TAVSİYE'
Gelgelelim, bu yanılgı 28 Şubat kararlarının 'sui generis', yani kendine özgü yapısını tartışmaya engel değil. 
Doğru; o kararlar bir Bakanlar Kurulu kararına dönüşmedi. Keza Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ dün Meclis kulisindeki sohbetimizde 'MGK kararlarının tavsiye niteliğinde olduğunu, bağlayıcı olmadığı'nı söylüyordu.
Fakat, 14 Mart 1997'de dönemin Başbakanı Erbakan'ın bakanlara gönderdiği emri okuduğunuzda, 'Bir de dönüşse ne olurdu kim bilir?' diyesiniz geliyor. Başbakan imzasıyla 28 Şubat kararlarının birer örneği eklenmiş olarak, tüm bakanlara tek tek gönderilmiş bir 'talimatname'.
ERBAKAN'DAN BAKANLARA: TEDBİR ALIN 
Erbakan 28 Şubat MGK kararlarının, Bakanlar Kurulu'nda 'müzakere edildiğini', 'irticayla etkin mücadeleyi' öngören hususların MGK'ca Bakanlar Kurulu'na 'bildirildiğini' belirtip 'kısa orta ve uzun vadeli' tedbirler alınması gereğinden söz ediyor.
Hükümetin her üyesi, Erbakan'ın yazılı emriyle, MGK kararlarının uygulanmasından yükümlü ve sorumlu kılınıyor. Bütün bakanlardan, MGK kararlarının gerektirdiği tedbirler konusunda Başbakanlığa bilgi verilmesini de isteniyor. 
Özetle bu yazının anlamı: 28 Şubat MGK kararlarının 'Bakanlar Kurulu kararı' şeklinde olmasa bile, hukuken 'talimatname' yoluyla yürürlüğe konduğudur.
(Önüne bu yazı gelen bakanların (Gül de dahil) nasıl bir yol izledikleri, tedbir alıp almadıkları, Başbakan'a imzalarını taşıyan yazılar gönderip göndermedikleri tam bilinmiyor.)
İddianamenin kabulüyle başlayacak olan yargılamadaki kritik konu, kararlar MGK'da imzalanırken, askerlerin hükümet üyeleri üzerinde zorlamasının olup olmadığıdır. 
Bunu bilmenin yolu da 28 Şubat MGK toplantı tutanaklarının açıklanmasından geçiyor. Kural olarak, MGK kararları açıklanmıyor. Ama MGK Kanunu'nun 10. Maddesi bu konuda istisna öngörüyor: 'Kararlar Milli Güvenlik Kurulu'nun vereceği karara göre açıklanabilir veya yayınlanabilir.'
Dün Bozdağ'a bu istisnayı hatırlatarak sorduğumuzda 'Gündemimizde değil' dese de yargılamanın sağlığı açısından, bu yetkinin kullanımını ileride tartışabiliriz.

<p>Nijerya açıklarında Türk gemisine yönelik bir saldırı gerçekleşti. Saldırıda bir denizci hayatını

Türk gemisine saldırının arkasında Fransa mı var?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

MİLGEM Projesi'nin 5'inci gemisi denize indi

Soğuk havaların etkisini arttırdığı Erzincan'da, Girlevik Şelalesi dondu