• $13,4726
  • €15,2894
  • 793.592
  • 2011.16
2 Ağustos 2011 Salı

Kimse kaybetmediyse 'istifa' yoktur

İstifa, -bazı pozisyonlar için- bedel öderken, bedel ödetmektir.      
Bildiğiniz ve bilemediğiniz kayıpları göze almaktır. 
O güne dek sahip olduğunuz standartlardan feragat edebilme cesaretidir.
Söz gelimi iş bulma ve geçinme kaygısıyla tanışmak, bu kaygının yaşamınızı ne kadar süreyle etkileyeceğini  hesaplayamamaktır.  
Karşı taraf açısından ise istifa -yine bazı pozisyonlar için- 'her şey yolunda' hakim algısının bozulmasıdır.
Normal kabul edilen bir durumun, gerçekte haksızlık olduğunun bir nebze olsun anlaşılmasıdır.
Güç dengesinin değişme ihtimalidir...
Benim baktığım pencereden istifa, böyle görünüyor:
Sonuç doğurma gücü, vazgeçebilmenin yarattığı etkiden kaynaklanan bir eylem.   
Buradan bakmayı sürdüreyim:
Ortada, geleceğini belirsizliğe atan kimse var mı? Yok.
'İaşe- ibate' sıkıntısı mevcut mu? Hayır.
Görevi bırakan komutanların kafası kulağı, dört gün öncesine göre daha rahat mıdır?
Muhtemelen. 
Peki muhatap makam müteessir mi?
Bilakis. Son derece 'cool' ve kendinden emin. 
Bu durumda, komutanların; hak edilmiş ama öne çekilmiş emeklilik hakkını kullanmalarını 'istifa' diye sunmaktan artık vazgeçelim...
Kimsenin kaybetmediği bir yerde istifa da yoktur.

UZUN TUTUKLULUK NORMALLEŞMENİN PARÇASI DEĞİLDİR
Evet, ek gösterge ve ikramiye hesaplarının gölgesindeki bir görevi bırakma, beklenen hükmü doğurmadı. 
Ancak bu bize, hukuk devleti adına, hiç normal olmayan asıl sıkıntıyı unutturmamalı: Yavaş yargılama ve uzun tutukluluk.
Gerçi darbe teşebbüslerinin yarattığı rövanş duygusu, bazı kesimlerde öyle bir optik kayma yaratmış durumda ki, 'uzun tutukluluk süresi ciddi bir sorundur. Bu sorun çözülmelidir'  dileği bile 'Ne yani telefona sarılıp yargıya müdahale mi edilsin isteniyor' tepkisiyle karşılaşıyor.
Yavaş yargılama ve uzun tutukluluk, normalleşmenin bir parçası olamaz...
Bu sorun, Parlamento'da yasama zemininde çözülmedikçe, her ağustosta versiyonu değişmiş krizleri tekrar tekrar izleyeceğimiz bugünden belli.
Işık Koşaner'in veda mesajında vurguladığı ve sadece cezaevindeki 250 askeri değil, hepimizi  ilgilendiren uzun tutukluluk süreleri sorunu; darbenin ne kadar korkunç bir suç olduğundan, ön kabullerimizden, kişisel tarihlerimizden bağımsız, duygusallıktan uzak ve 'ileri demokrasi' standartlarına göre çözülmek zorundadır.

<p class='MsoNormal'>Top ustası bu sevimli köpeği mutlaka 'GÖRMELİSİN'</p>

Top ustası sevimli köpeği GÖRMELİSİN

Piton ve timsahın ölümcül mücadelesi! Görenler dehşete kapıldı

Vücudu koruyup virüsleri öldürüyor! İşte o muhteşem besin ve faydaları

Karın ağrısı ile doktora gitti! Midesinden çıkanlar şoke etti