• $7,4099
  • €9,0277
  • 441.857
  • 1542.45
25 Kasım 2011 Cuma

Kılıçdaroğlu'nun 'arşiv' ısrarı neden?

'Dersim' konusunda Başbakan Tayyip Erdoğan'ın  'yepyeni' bir belge açıklamasının beklenmediğini, bir önceki yazıda belirtmiştim. 
Öyle oldu.
Sürpriz, Başbakan'ın devlet adına 'özür'üyle geldi.
Özrün, tarihi bir kırılma olduğu doğru. Ama içinde bir yanlış ihtimalini de barındıran bir doğru bu.
Tartışma bu düzeyde sürerse,  meselenin siyasi rekabet adına, soy- sop mezhep sorgusu gibi ilkel bir eşiğe taşınma ihtimali. 
('Buna kimin ihtiyacı var' ve 'yakışır' mı sorularının takdiri sizin...)
Başbakan'ın özrüne karşılık,  CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yine 'Arşivler açılsın' çağrısını tekrarladı.
Tekrarın bir farkı oldu: 'Toprak' vurgusu. Bu vurguyu ve Kılıçdaroğlu'nun arşiv ısrarını, CHP'nin 1996 tarihli Tunceli Raporu'nda imzası olan dönemin milletvekili bugünün Parti Meclisi üyesi Ercan Karakaş'la konuştum:
MAKSAT TOPLUMSAL BARIŞSA
 Biz CHP olarak geçmişin olumsuzluklarıyla yüzleşmekten kaçınan bir parti değiliz. Ama bütün olayları kendi koşulları içinde değerlendirip toplumsal barışı güçlendirecek biçimde ele almak gerekir. Henüz arşivlerin hepsi açılmış, tarihçilerin araştırmacıların emrine verilmiş değil. Özellikle Genelkurmay arşivi açılırsa, tarihçiler daha sağlıklı değerlendirme yapabilir.
- Genelkurmay arşivinin açılması, bugün açık olan, araştırılmış, kitaplaşmış bilgilerden daha farklı ne sunabilir?
 Evet zaten pek çok belge var. On binin üzerinde masum insanın öldüğünü, sürgünler yaşandığını biliyoruz. Ama amacımız toplumsal barışı güçlendirmekse, bir meseleyi ele aldığımızda bütün bilgilere ulaşmak lazım. Bu konuya eğilen insanlar arasında bile bir çelişki var.

TAZMİN EDİLSİN 
- Örneğin Kılıçdaroğlu'nun toprak konusunda söz ettiği belgeler, kapalı duran bu Genelkurmay arşivinde mi?
 Olabilir tabii. Dersim olaylarında başka yerlerde sürgüne gönderilenler zorunlu iskanın kalktığı 1947'de, döndüklerinde evlerini bulamadılar. Şimdi bunlar bulunsa, tazmini gerekecek. Ve gerekiyor da. Yine mağdurların torunları mezar yerlerinin bulunmasını istiyor. Belki Genelkurmay arşivlerinde kimlerin nereye defnedildiğinin bilgileri var. Sonuç olarak, devlet tasarrufuyla bu mağduriyetlerin ortaya çıkması lazım. Aslında bu son derece kolay bir adım. Biz benzer yaklaşımı yakın tarihimizde (90'larda) boşaltılan köylerden geri dönüşler için de söyledik. Bağları bahçeleri yakılan vatandaşlarımıza yeni hayat kurmaları sağlanmalı. 

- Bu adım kolaysa niye atılmıyor? Genelkurmay arşivi niye açılmıyor?
Çünkü samimi değiller. Söylemek istediğimiz bu. Gerçekten samimi olsa, Alevilerin bugünkü güncel sorunlarını giderirler. Kimlikleri ve inançlarıyla ilgili talepleri yerine getirir. Bugünün güncel sorunlarını çözmüyor, sadece eskiyle ilgileniyorsa, hem de eksik ilgileniyorsa, bunu siyasi malzeme olarak kullanıyor demektir.
Karakaş, konuşmamızda hem Dersim'de hem de 90'larda yaşananların Meclis'te kurulacak bir komisyon marifetiyle ele alınması fikrini benimsediğini de ekledi.

SABİHA GÖKÇEN HAVAALANI

Bu tartışmaya Sabiha Gökçen Havaalanı'nın adı da alt başlık olarak dahil oldu.
'Havaalanının adı değiştirilsin'  talepleri gündemde...
Havaalanı temelinin atıldığı dönemin (1998) Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir'i aradım.  Tartışmayı nasıl izlediğini merak ediyordum. Şaşırtıcı bir yanıt geldi:
'Bu ismi biz koymadık. Alanın gayrimenkulü Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nındı. Öyle hatırlıyorum. O dönem toplantılara hem Savunma Sanayii'nden hem de Genelkurmay'dan temsilciler katılmıştı. İsim onlar marifetiyle konulmuş olabilir.'

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı çıkışı basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Erdoğan

Kafe ve restoranlar ne zaman açılacak? Başkan Erdoğan açıkladı!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Amasya'da mamutlara ait olduğu değerlendirilen fosiller bulundu

Hastane kapısında 5 gün sahibini bekleyen vefalı köpek Boncuk, dünya basınında