• $7,451
  • €9,0628
  • 444.474
  • 1552.83
15 Eylül 2011 Perşembe

'İdeolojik değil, rasyonel ve iyi niyetli'

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, bakanlık yapısını radikal ölçekte değiştiren KHK'yi medyanın Ankara temsilcilerine anlatırken, işte bu vurguyu yaptı: 'İdeolojik değil, rasyonel ve iyi niyetli.'
'Öyle mi değil mi?'
sorusuna geçmeden önce, usulün sıra dışılığından başlamalı. Bakan Dinçer, bu yasal değişikliği anlatmak için, aynı gün içinde medya temsilcileri ve alan muhabirleri olmak üzere iki ayrı toplantı düzenledi.
Böylesi, sık karşılaştığımız bir yöntem değil. Hatta hatırladığım kadarıyla bir ilk. Bu durumu, yapılan değişikliğe verilen önemi ve kitlesel düzeyde olabildiğince iyi algılanmasına dönük bir girişim olarak yorumladım. 
İkinci olarak şunun altını çizmeli: Bakan Dinçer'in sabah 9'da Başkent Öğretmenevi'nde düzenlediği toplantıya giderken, KHK'nin Resmi Gazete'de yayımlandığını henüz bilmiyorduk. Dolayısıyla, değişen kanundaki görev tanımında yer alan 'Atatürk inkılap ve ilkelerine ve anayasada ifadesini bulan Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, Türk milletinin' diye başlayan bölümün çıkarıldığından habersizdik.
Bu notu, 'Neden bu konuda soru sorulmadı?' diye merak eden okuyucular için düştükten sonra şunu belirtmek zorunlu: Çıkarılan ifade dikkate alındığında, bu değişikliğin  'ideolojik olmadığını'  kabul etmek, artık kolay değil. En azından arka planında, uzun vadeli başka yapısal değişikliklerin işaretlerini veriyor. Olası anayasa değişikliğinin perspektifi gibi.
HANTALLIK AZALACAK
Bu ifadenin dışındaki değişikliklere baktığımızda, sayısı 32 olan hizmet birimlerinin 17'ye, 7 olan müsteşar yardımcılıklarının 5'e, 15 olan Talim Terbiye Kurulu'nun 10'a düşürülmesi, bakanlığın manevra kabiliyetinin ve sorun çözme kapasitesinin artırılması anlamında olumlu değişiklikler gibi görünüyor.
Dinçer, bakanlığın özellikle taşra teşkilatında aksayan çok yön gördüğünü vurgulayıp yeni düzenlemenin 'yerinden yönetimi' amaçladığını söyledi. Ama hemen ekledi, 'müfredat değil, idari anlamda'...
Eski yapı için 'çok ağır bir kaportaya küçük motor takmak' teşbihinde bulunan Dinçer, hizmet birimleri sayısının 32'den 17'ye düşürülmesini şöyle gerekçelendirdi:
'Bir işi birden çok birim yapıyor. Bu da ek sorunlar yaratıyor. Mesleki ve teknik eğitim alanında altı birim görev yapıyor. Kız teknik, erkek teknik, çıraklık. Çok sayıda birim birbirine benzer işler yürütüyor. Bunların her biri de kendilerini adeta bağımsız birer birim olarak görmeye başlamış. Milli eğitimin temel amaçlarının önüne geçmeye başlamış'
Dinçer, bazı birimlerin kapatılıp bazı birimlerin birleştirilmesi sonucu 'çok sayıda bürokratın açığa çıktığını ve ne düşünüldüğü'  sorusuna ise 'Bu kişilerin şahsa bağlı hale getirilerek özlük haklarının korunduğunu, ayrıca herkese takım içinde uygun roller verileceği'ni söyledi.

MESLEKİ EĞİTİM VE PİYASA İLİŞKİSİ
Bakan Dinçer'den aldığımız bir öne çıkan not da, mesleki eğitimin bundan böyle,  piyasa koşul ve beklentilerine uygun olarak şekillendirileceği hedefi oldu.  Bu yaklaşım, kendisi söylemese de yüzde 10'lar düzeyindeki işsizlik sorununun çözümüne, uzun vadede de olsa katkı sağlayabilir.

<p>İstanbul Esenyurt'ta evini büyütmesine izin vermediği komşusunun akrabaları tarafından evinde döv

İstanbul'da dehşet veren görüntü: Annemi öldürüyorlar

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

ABD'de güvenlik önlemleri arttırıldı! Askerler sokaklara indi

İran Ordusu, Umman Denizi'nde askeri tatbikat başlattı