• $13,4284
  • €15,271
  • 794.664
  • 2042.08
24 Şubat 2013 Pazar

'Gariban' kosterden bayrak renkli tekneye

Son üç ay bize gösterdi ki, meselenin seyrini anlamanın bir yolu, belki de siyaset dilini ve sembolleri yakın takibe almaktan geçmektedir. Bu takibin -Kasım ayını başlangıç alarak- başlıca dört unsurundan söz etmek mümkün:  
- Meseleyi anlatmak için kullanılan sözcükler ile o sözcüklerin neyle yer değiştirdiği.
- Sözcüklerin ömrü-değişimin hızı. 
- Coğrafi işaretlere yüklenen anlam.
- Sembollerin evrimi. 

Kasım ayı önemli. Çünkü 17 Kasım'da cezaevlerinde iki ayı aşkın bir süre devam eden açlık grevleri, 
Öcalan'ın -ironik bir biçimde-cezaevinden yaptığı çağrıyla sona erdi. Açlık grevlerinin bu şekilde sona ermesi; Öcalan'ın örgüt üzerindeki gücünün devletçe yeniden test edildiği bir dönemeç oldu. 

AÇLIK GREVLERİNİN BİTME ŞEKLİ
Oysa öncesinde, yani Oslo sürecini "çökerttiği" düşünülen Silvan saldırısı, Öcalan'ın "dışarıyla" iletişimini sağlayan "koster"i de durdurdu. Yaklaşık birbuçuk yıl hareket edemeyen "bozuk koster", o konjonktür boyunca siyasi iktidarın, Öcalan'a bakış açısını yansıtan bir simgeye dönüştü. Hava muhalefeti ve arıza gerekçeleriyle kosterin İmralı'ya gidişinin 132 kez reddedilmesi, Öcalan'ın denklemin dışına çıkarılışını gösteriyordu. 
Açlık grevleri bitince, veto sona erdi. 

'BOZUK KOSTER'DEN KIRMIZI-BEYAZ TEKNEYE 
Tam o günlerde Adalet Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı'yla hizmet alım anlaşması yaptı. Artık koster değil, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nün tahsis ettiği bir tekne vardı. Bu teknenin, İmralı'ya gidecek milletvekillerini taşıyacağı sonra görülecekti. Daha doğrusu, siyasi zemine taşınacak bir görüşmeler dizisinin "motoru" olacağı. 
O aralıkta da "hükümet görüşmüyor devlet görüşüyor" söylemi, yavaş yavaş terk edildi. 
Siz, siyasi görüşünüze göre hangi anlamı yüklerseniz yükleyin sonuç değişmiyor: BDP'li Pervin Buldan'a tahsis edilen kırmızı plakalı TBMM aracının Ataköy limanına yanaşması, Sırrı Süreyya Önder'in tekneden el sallaması tarihi bir fotoğraftır. 
Kıyı Emniyeti-4 isimli teknenin Türk bayrağı renklerini taşıması ise, tabii ki tesadüf değil.

"İki müfettiş"
Sinop'taki şoven saldırıları; ne Sinop halkına mal etmek doğru, ne de "münferit" kabul etmek. Meselenin ciddi ele alınıp aydınlatılması gerekiyor. Nitekim İçişleri Bakanı Muammer Güler Hürriyet'e bu yönde bir açıklama yaptı. Güler, BDP'li vekillerin Karadeniz gezisini iptal etmelerine yol açan Sinop saldırıları konusunda iki müfettiş görevlendirmiş. 
Demokratik standartları gelişmiş bir ülkede böyle bir açıklamanın insanın yüreğine su serpmesi gerekir. Ama benim içim karardı.  
Bu ülkeyi tanımasam, bu kadar yıl gazetecilik yapmasam, çok daha vahim, çok daha kanlı olaylarda yapanların yanına kar kaldığını bilmesem, raporların gereğinin yapılmadığını, yapılsa bile adil yargılamadan paylarını almadığını devletin kendisini nasıl koruduğunu bilmesem belki..  
Onun için Güler'in açıklamasını okuyunca, "iki müfettiş" klişesinin hala sihirli bir ifade sanılmasına tebessüm ettim. Bu arada, mahçup olmayı çok istediğimi de buradan duyuruyorum.

<p>New York Belediye Başkanı Eric Adams. tezgâhın gece geç saatlerde açık olduğunu belirtti. Manavla

New York Belediye Başkanı, Türk manavını seçti

Cam parçalarından evlilik teklifi! Herkes onu konuşuyor

Bu deliğin altında bakın ne var! Gözlerinize inanamayacaksınız

Sarımsağı böyle tüketenler dikkat! Bu hatayı sakın yapmayın