• $7,4226
  • €9,0199
  • 446.316
  • 1569.35
04 Temmuz 2012 Çarşamba

Erdoğan mektubu biliyordu

KÜRT siyasi hareketini yakından izleyenlerin bile kafasının karıştığı günlerden geçiyoruz. Çok aktörlü ve sürekli değişen dinamikler altında somut analiz yapmak, uzmanı için de kolay değil.
Öcalan'ın 'fiziki' konumunu, Leyla Zana-Başbakan görüşmesinin sonuçlarını, CHP'nin başlangıç yaptığı 'çözüm önerisi' dosyasının nasıl ilerleyeceğini, Suriye'ye misilleme yapılıp yapılmayacağını aynı anda anlayıp kavramaya çalışmak gibi bir zorluktan söz ediyoruz.
Sis perdesi ardındaki fotoğrafa herkes bir köşesinden netlik ayarı yapmaya çalışıyor.
Leyla Zana'nın Başbakan'la yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamanın, 'bilinenin tekrarı' olarak yorumlanması, önemini azaltmıyor. Bazı durumlarda kimin söylediği ve nasıl söylendiği sözün kendisinden önemli hale gelir. Bu görüşme de o fasıldandı.
Ne var ki, Zana, 'bilinenleri' söylemiş olsa da, Başbakan Erdoğan'ın nasıl karşılık verdiği değerlendirmelerini henüz bilmiyoruz. Zana'nın basın açıklamasında yalnızca kendi söylediklerini aktarması, görüşme nezaketi açısından anlaşılabilir bir durum. Ama tabloyu aydınlatmıyor.
Bu noktada, Zana'nın kamuoyuna açıkladığı  başlıklardan öne çıkan 'Oslo görüşmelerinin yeniden başlaması' talebiyle ilgili bir hatırlatma, Başbakan'ın bakış açısını yeniden görmek açısından fikir verebilir. Mayıs sonunda Pakistan'a giden Başbakan, 'Oslo müzakereleri yeniden başlayabilir mi?' sorumuza şu yanıtı vermişti:
'SİZ BİR İŞE YARAMAZSINIZ' DEMİŞ
'Bakın burada size farklı bir şeyi açıklayayım: Bir defa Oslo ile alakalı olarak İmralı da umudunu kesmiş vaziyette. 'Siz bir işe yaramazsınız' Onlara 'siz hiçbir şey yapamazsınız' diyor. Bizim de bu konuda davranışlarımızın farklı bir kulvarda gideceği beklentisini ortaya koyuyor.'
Yani?
Başka bir okumayla Başbakan, 'İmralı (Öcalan), bizim (Hükümetin davranışlarının farklı bir kulvarda gideceği Oslo sürecine  benzer bir süreci tekrarlamayacağının farkında) beklentisini ortaya koyuyor.'
Başbakan Erdoğan'ın üstü kapalı da olsa bizlere 'farklı bir şey açıklıyorum' diyerek aktardığı bu ifadeler, Öcalan'ın dün (doğru olduğunu kabul ettiğimiz) Sabah'taki Adalet Bakanlığı'na yazdığı mektubun içeriğini hatırlatmıyor mu?
Şaşıracak bir şey yok elbet ama Erdoğan'ın, bu mektuptan zamanında haberdar  olduğu ve o bilgiyle konuştuğu bugün daha iyi anlaşılıyor.
Fakat resim bu kadarla sınırlı değil. 22 Ocak 2012'de Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in Tarafsız Bölge'de Ahmet Hakan ile Hande Fırat'ın sorularına verdiği cevabı da, yukarıdaki sözlerle birlikte okumak anlamlı olabilir.
Bakan Ergin o programda, Öcalan'ın, avukatlarıyla da yakınlarıyla da görüşmek istemediğini bu yönde kendilerine beyanları olduğunu, en son kardeşi 'Mehmet Öcalan'ın adaya gönderilmesine rağmen görüşmek istemediğini' aktardı. 'Peki niçin?' sorusuna verdiği cevap ise 'Meramımı doğru anlatamayabilirler, başka anlamlar çıkabilir' oldu.
Sonuç olarak 40 gün önce 'Oslo sürecinin yeniden başlatılıp başlatılmayacağı' sorusuna 'davranışlarımızın farklı bir kulvarda gideceği' yanıtını veren  Erdoğan'ın Zana'nın taleplerini nasıl değerlendirdiğini kamuoyuyla paylaşması gerekiyor. Kürt sorununun çözümü için inisiyatif başlatan ve 'her şeye rağmen' MHP'nin kapısını çalmayı hala düşünen CHP'de bu beklenti hakim. Dahası kendisini, meselenin dışında ve üstünde konumlayan MHP'nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de bu hatırlatmayı yapması ilginçti.

<h3>Başkan Erdoğan: Görev değişiklikleri mutlaka olacak</h3><p>Başkan Erdoğan 2 ilde düzenlenen AK P

20 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'dan ayrıldı

Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi ve Kütüphanesi açılıyor