• $7,4685
  • €9,0606
  • 441.376
  • 1565.01
27 Eylül 2011 Salı

DDK'nın Dink raporu yıl sonunda bitiyor aynı titizlik gösteriliyor

'Bazı önemli deliller hala toplanmadı. TİB'den olay yerindeki telefon görüşmeleriyle ilgili bilgi gelmedi. Osman Hayal'in olay yerindeki görüntülerle biyometrik fotoğrafları karşılaştırılmadı.  Bazı önemli tanıklar henüz dinlenmedi. Bunlar olmadan esas hakkında mütalaa verilmez, mütalaayı önce müdahiller verir. Buna rağmen savcı mütalaayı  verince duruşmayı terk ettik.'
Avukat Bahri Belen, Hrant Dink suikastının geçen haftaki 20. duruşmasında, yargılamanın seyrine dair isyanını bu sözlerle dile getirmişti. 
Rastlantı bu ya, duruşmadan iki gün sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Berlin'de kendisini izleyen gazetecilere, kapanmış görünen Muhsin Yazıcıoğlu dosyasıyla ilgili o müthiş gerçeği açıkladı. 
'İnanılır gibi değil' diyen Gül, verdiği talimatla inceleme başlatan Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) ulaştığı 'vidaların söküldüğü' tespitini ve bu tespitle olayın seyrinin nasıl değiştiğini paylaştı.
Gül'ün açıklamaları; şu gerçeği bir kez daha gösterdi: Bir soruna daha yakından bakıp daha yürekli olmak, sonucu değiştiriyor. 
Dolayısıyla bu tablo kaçınılmaz biçimde, Hrant Dink suikastını inceleyen DDK'ya dair beklenti çıtasını da yükseltmiş durumda.
Hatırlayalım; Gül, bundan dokuz ay önce yine bir yurtdışı gezisinde, yine gazetecilere 'Mahcubum' demiş ve hemen sonra, Dink cinayetinin araştırılması konusunda DDK'ya talimat vermişti.
İşte o talimatın üzerinden dokuz ay geçti. DDK, bu süre içinde epeyi mesafe aldı. Ancak iş, henüz bitmedi.
(Cumhurbaşkanlığı bünyesinde görev yapıyor olması, yanıltıcı bir izlenim verebiliyor. Ancak DDK, yargı ya da emniyet teşkilatıyla karşılaştırıldığında son derece kısıtlı personel ve fizik imkanlar altında çalışıyor.)
Kurul'un, geçtiğimiz hafta, bu dokuz aylık çalışmayı değerlendirdiğini öğrendim.
Öngörü şu ki, yıl sonunda bu inceleme tamamlanacak ve rapor en geç 2012 başında kamuoyuyla paylaşılabilir hale gelecek.
Hemen söylemeli: Kurul, tıpkı Yazıcıoğlu dosyasında 'vidaların sökümü'ne kadar gösterdiği hassasiyeti Dink cinayeti incelemesinde de gösteriyor.
Bu konuda aktarılacak umut verici bir ayrıntı da şu:  Ekip, 'kol kırılır yen içinde' anlayışına prim vermiyor.  Dink suikastının karanlıkta kalan yönlerine temas edebilmek için kapasite sonuna kadar zorlanıyor.
Sonuç olarak; dava, DDK'nın incelemesini tamamlayacağı yıl sonuna kadar sonuçlansa bile ortaya çıkması muhtemel yeni bulguların adli makamlara sunulmasına engel olmayacak.
Yani -süreci uzatacak olsa bile- cinayetteki 'ihmal'in, karanlıkta kalan gerçeklerin aydınlatılması için, adalet adına hala bir ümit var.

<p>Hiçbir şey ortaya koyamayan, alternatif üretemeyen muhalefetin işi ve gücünün yalan söyleyerek se

'Muhalefet yalan, algı ve manipülasyonla oy devşirmeye çalışıyor'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Mandaların eksi 10 derecede yemek arayışı

256 yaşında ölen adamın sırrı ne?