• $7,442
  • €9,0463
  • 443.145
  • 1573.37
12 Temmuz 2011 Salı

Çiçek: Ezildiğimiz zamanlar oldu ama Allah herkesin niyetine göre verdi

Seçildiği andan itibaren parlamento tarihinin en ağır krizini sırtlanan Çiçek ile BDP vekilleri Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak'ı kabulünden hemen önce görüştük. 
Önce 'Geçmiş olsun' dedim.
'Milletimizi biraz üzdük. Ama netice iyi oldu' dedi. Telefondaki ses tonu, rahatlamış bir ruh halinin yansımasıydı. Çiçek, yemin düğümünün çözülmesindeki yapıcı rolleri ve katkılarından dolayı; sırasıyla Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Tayyip Erdoğan ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na teşekkür etti. 
Yedi gün boyunca, ağır bir müzakere maratonunu yürütmüştü. En merak ettiğim soruyu yönelttim:
'Herkesin gözü sizin üzerinizdeydi. Sürekli olarak her yerden 'çözse çözse Çiçek çözer' sözünü duyduk. Bu durum üzerinizde psikolojik bir baskı yarattı mı? Üzerinizdeki yükü taşınmaz bulduğunuz anlar oldu mu?'
Samimi bir cevap geldi: 
'Doğrusunu söylemek gerekirse, ezildiğimiz zamanlar olmadı değil. Elimizde de bir sihirli değnek yoktu. Ama çok şükür, Allah herkesin niyetine göre verdi.'
'Ezilmek' sözcüğünü; 'tıkanma', 'çaresizlik' anlamında kullandığını hissettim. Özellikle, 'tam çözüldü' denilirken, atmosfere tahrip kalıbı düşen gerilimli sözler... İki haftadır, karşılıklı gidip gelen ağır eleştirileri, tatsız ifadeleri hatırlattım: 'Bu andan itibaren yeni bir sayfa açılmış oluyor mu?'
Yanıt:
BİLEK GÜREŞİ DEĞİL
'Elbette öyle olması lazım. Bu bir bilek güreşi değil. Ülkenin çok önemli meseleleri var. Ben sadece bir partinin değil, parlamentodaki herkesin başkanıyım. Herkese eşit mesafedeyim. Zaten bu bilinçle hareket ettik.  İyi niyet olunca çözüm de geliyor.'
Aslında düğümü çözen o metinde, CHP'yi yemine ikna eden bir tek cümle var... Evet; açık bir taahhüt taşımıyor. Üstelik uzun oluşu da AKP lehine. Zira kitleler nezdinde 'Hükümet, CHP'ye taviz verdi' algısı yaratmıyor.
Ama dikkatli okunduğunda; 'bugünden yarına bir değişiklik olsun demiyoruz.', 'yargı yasamaya müdahale edemez', 'tutukluluk sürelerine bir sınır gelmeli' diye; Kılıçdaroğlu'nun üç haftadır anlatmaya çabaladığı 'mesele'yi yoğun bir formülle kavramlaştırıyor:  
'Anayasa dahil tüm mevzuatın, hukukun üstünlüğü çerçevesinde ve kuvvetler ayrılığı ilkesi dikkate alınarak özgürlükleri genişletici bir anlayışla yorumlanması ve uygulanması gerektiğine inanıyoruz.'
'Düğümü çözen cümle bu mu?' diye sordum. Çiçek önce güldü. Sonra birkaç saniye sessizliğin ardından, 'Artık o değerlendirmeyi siz yapacaksınız' dedi.

<p>‘Dünya artık dijitalleşiyor’ demek son yılların en popüler söylemi oldu. Dijital düny

Doymayan emperyalistler ve aşı eşitsizliği

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Nur Vergin'in cenaze törenine katıldı

Yusufeli Barajı'nda sona yaklaşıldı