• $7,4407
  • €9,0497
  • 443.507
  • 1560.99
31 Ağustos 2012 Cuma

Çiçek başına gelecekleri sezmiş

Şimdi daha iyi görüyoruz;  TBMM Başkanı'nın o sabah 'Uzattığımız el havada kalmamalı' derken, başına gelecekleri az çok kestirdiğini. Gerek AK Parti yönetimi, gerekse muhalefetten yükselecek tepkileri sezdiğini.
Dört gündür, 'Bak görüyor musun, başımıza ne işler açtı' mealindeki açıklamalara bakılırsa, sezmekle kalmayıp bize de sezdirmiş aslında. Özellikle de 'Eleştirilere açığım ama herhalde kuru suçlamadan öte bir anlam ifade etmesi gerekir' derken.
Ama bunları söylerken bile; 'Hedefim hükümet değildi' savunmasına mecbur kalacağını düşünmemiştir muhtemelen.
Konumu 'tarafsız' da olsa, son tahlilde bir partisi var Çiçek'in. Bununla birlikte, parti yönetimindeki hoşnutsuzluğa -her şeye rağmen- şaşırmamak zor. Gaziantep saldırısının üzerinden sadece on gün geçmişken, devlet protokolünün 'bir numarasının' dahi kendini izahta zorlandığı bir havayı solumaktayız.
Hadi  'muhtıra' sözcüğünün dar yorumlanışından bahisle, kamuoyuna Türkçe dersi veren Bülent Arınç'ın açıklamalarıyla iktifa edelim.
Fakat 'Yok canım kötü niyetli değildir' mealindeki yorumların tuhaflığına ne demeli? Sanırsınız, Cemil Çiçek dün seçilmiş genç bir vekildir; usul erkandan bihaberdir. Büyüklerinin dikkatini çekmeyi, yükselmeyi (?) hedefleyen atraksiyonlar peşindedir. Haddini aşmış olsa da hoşgörülebilir!

TEPKİLERİN ASIL NEDENİ
Aslında iktidar partisi yönetiminden yükselen tepkileri alt alta koyup okuduğumuzda, AK Parti yönetimini neyin kızdırdığı kendini ele veriyor: Çiçek'in bu metni gizli gizli (!) hazırlamış olması ve partisinden önce gazetecilerle paylaşması. Nitekim Başbakan Erdoğan'ın. 'Orada söylenenleri yaptık zaten'  sözleri kısmen bu cansıkıntısını yansıtıyor. Ama eksik.
Zira Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun BDP'li üyesi Sırrı Süreyya Önder'in dün Radikal'de Deniz Zeyrek'e vurguladığı gibi, Çiçek'in o toplantıdaki bazı sözleri, metnin kendisinden daha önemliydi. Ne kadar hatırlatılsa yeridir:
Çiçek hafta başı bizlerle o buluşmasında:
'Sadece dua etmekle kalmanın vicdanını rahatsız ettiğini, İngiltere ve İspanya örneklerinden mutlaka yararlanmak gerektiğini, cenaze törenlerinde fotoğraf vermenin kimseleri artık ikna etmediğini, taziye telefonlarında 'bu işi artık çözün' taleplerinin arttığını başta şehit aileleri olmak üzere giderek yükselen çözüm taleplerine kayıtsız kalınamayacağı, konuya sadece güvenlik eksenli bakılırsa, çözümün Ceza Hukuku'yla sınırlı kaldığına, bunun ne kadar yettiğinin de ortada olduğunu, yerel yönetimlerin daha güçlü bir idari ve mali yapıya kavuşturulması yaklaşımının benimsenme gerektiğini' söyledi.

ÖNÜMÜZDEKİ BİR AY ÖNEMLİ
AK Parti'den sıcak bir destek gelmese dahi, Çiçek önerisini geri çekecek değil. Bu arayışın ilerlemesi için önümüzdeki bir ay kıymetli bir fırsat olarak görünüyor. Meclis'in açılacağı 1 Ekim'e kadar mutabakat metnini ileriye taşıyacak fikir ve olası destekler kadar, 'askıda' görünen CHP'nin önerisiyle birlikte tartışılması bakımından verimli olabilir.
Bu vesileyle aktaralım. Çiçek, CHP'nin Meclis'i olağanüstü toplantıya çağırması sürecinde. 'İhsas-rey olur' gerekçesiyle paylaşmadığı fikrini o toplantıda dile getirdi. Meclis Başkanı, ister olağan ister olağanüstü olsun; bu aşamada 'terör' gündemiyle yapılacak bir toplantıya mutlaka 'ders çalışarak ve hazırlıklı gelinmesi gerektiği' kanısında.

<p><strong>'Reformlar kamuoyuna sunma aşamasına geldi'</strong></p><p><strong>BAŞKAN ERDOĞAN'DAN ÖNE

19 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Nur Vergin'in cenaze törenine katıldı

Şuşa'ya giden ''Zafer Yolu'' eylülde hazır olacak