• $7,5297
  • €9,102
  • 444.45
  • 1511.83
19 Aralık 2012 Çarşamba

Bütçede ajan ödeneği aşıldı

Kasım ayı bütçe rakamları açıklandı.
'Gizli hizmetlere' (örtülü ödenek) geçen ay 48 milyon 761 bin TL harcanmış.
Bu tutar, önceki aylarla karşılaştırıldığında keskin bir düşüşe karşılık geliyor. Başbakan emrindeki örtülü ödeneğe; temmuzda 144, mayısta 142 milyon TL harcandığını hatırlatalım.
Eylül ayındaki  204 milyon TL'lik harcamaya baktığımızda ise kasımdaki  dörtte bir oranındaki azalış, 'acaba neden?' sorusunu hak ediyor. Cevabı yok ya, yine de soralım biz.  
Geldiğimiz nokta, ayrıca enteresan: Ayda 48 milyon TL'lik gizli hizmet giderini düşük bulmak!
İroni bir yana, ekim ayı rakamlarını irdelerken burada yaptığım tahmin -haliyle- tuttu. Kasım verileriyle birlikte,  2012 bütçesinden örtülü ödeneğe harcanan tutar, 1 milyar lirayı geçti; 1 milyar 42 milyon 784 bin TL. 
DIŞ İSTİHBARATIN FATURASI
Kasım bütçe rakamlarından çarpıcı bir sonuç daha:
2012 bütçesine, 'istihbarat personeli' için yılın başında konulan ödenek, 11. ayda aşıldı. 
Muhasebat Genel Müdürlüğü verilerine baktığımızda, istihbarat personeline bir yıl için 463.5 milyon TL ayrıldığını görüyoruz. 
Bu kalem, kasım ayı harcamasıyla 466.5 milyon TL'ye ulaşarak, başlangıç ödeneğini 3 milyon TL geçti. İhtimal, yıl sonunda 500 milyona yaklaşır.
Bu verideki gelişmeyi görünce, Başbakan Yardımcısı Babacan'ın Hollanda gezisi dönüşündeki sohbeti hatırladım. Bütçeden söz ederken 'İstihbaratın dışarıdaki faaliyetleri artıyor. Özellikle yeniden yapılanma harcamaları' demişti.  
Keza, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, bu yılın ilk günlerinde düzenlediği medya brifinginde 'İki-üç yıl içinde küresel aktör olmayı hedeflediklerini' söylemişti.
Ajan giderlerindeki artış, bu hedeften bağımsız olmasa gerek.
Kalem kalem öğrenme şansımızın olmadığı gizli hizmet giderlerindeki artışla, istihbarat personeli harcamasındaki artışa bu açıdan bakmak anlamsız değil. Ama Suriye muhalefetinin silahlandırılması ve Hamas'ın finansmanına dair iddialar da yabana atılacak, hafife alınacak gibi değil.
Bu işler, Mısır'a, Libya'ya uluslararası sistem ve kuruluşlar üzerinden finansman kullandırmaya benzemez ki, açık açık 'Evet verdik' denilsin...
ÖZEL GÜVENLİĞİN VAHŞİ CAZİBESİ
Özel güvenliğin devlet katındaki 'vahşi cazibesi' de yükselişini sürdürüyor.
 Ocak-kasım döneminde bütçeden, özel güvenliğe yapılan harcama 445.8 milyon TL'ye ulaştı.
Bu tutar, devletin savunma ve güvenlik kalemi altında aynı dönemde yaptığı silah alımları harcamasının yarısına karşılık geliyor. Güvenlik ve savunma harcamalarının 11 aylık maliyeti 2.6 milyar lirayı geçerken, bu tutarın 1 milyar 34 milyon liralık kısmı silah alımına gitmiş.
Kişisel olarak, özel güvenlik harcamalarındaki bu müthiş artış, 'yeni bina'larla doğrudan ilişkili olduğunu düşünüyorum. Başta İstanbul Finans Merkezi olmak üzere, toplu ve kurumsal yer değişimleri ile kamunun 'ihtiyaç' olarak tanımlayıp çeşitlendirdiği 'akıllı bina'lar bu harcama kalemini tetikliyor. Devletten polis istemek yerine, akıllı binalar için ihale açıp taşeronlardan hizmet satın almak, her bakımdan daha karlı (!) olsa gerek.

<p>Türk savunma sanayisi şirketi HAVELSAN kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer risklerin tespi

İHA'lara 'milli' dokunuş: Kimyasal riskleri de tespit edecek

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Fenerbahçe'nin ardından Galatasaray... Beşiktaş'ta yüzler gülüyor

Haftanın yalanları