• $8,2751
  • €9,999
  • 482.803
  • 1427.73
01 Mart 2011 Salı

Brüksel'de sitem yerine, Fatih Camii'nde dua

ANA uçağı, İstanbul'dan Düsseldorf'a kalkış yaparken, akıllardaki soru tekti: Gezinin Brüksel ayağı iptal edilecek mi?
Bastırılan program kitapçığına göre, AB Komisyon Başkanı Jose Manuel Barosso, salı günü Başbakan Tayyip Erdoğan onuruna yemek veriyordu.
Oysa Erdoğan'ın o saatte AB Berlaymont Binası'nda değil, İstanbul Fatih Camii'nde olacağı şimdiden belliydi. Haberciler de Başbakan'ın Barroso'ya muhtemel sitemlerini değil, merhum Erbakan'a dualarını yazacaktı. Başbakan'ın uçakta söylediği gibi 'hepimiz için mukadder olan ölüm', güç planlanan, en kesin, en emek yoğun programları bile tarumar ediyor. 
Başbakanlık bürokratları ve diplomatlar, Brüksel ayağının tamamen iptal edilmemesi için yoğun bir çabaya girişti. Hatta önce, cenaze töreni boyunca uçağı bekletip yeniden Brüksel'e gitme seçeneği dahi tartışıldı. 
Ama Barroso, ancak çarşambaya randevu verebiliyordu. Bu tarih de Başbakan'ın programına uymayınca, gezinin Belçika ayağı iptal edildi. 
İstanbul'da Şeref Salonu'nda bekleyenlerin gözü kulağı Erbakan'ın vefat haberlerindeydi. Heyette TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin'in bizlerden ricası ve çalışanlarıyla kurduğu seri koordinasyon ile biz de yayına bağlanarak Erbakan'ın kaybını değerlendirdik.
Uçakta Devlet Bakanları Egemen Bağış, Faruk Çelik, AKP milletvekilleri Mustafa Elitaş, Reha Denemeç var. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım sonradan katıldı.

ORTAK TARİHİ ANMADI
Uçak Düsseldorf'a iner inmez, hazır bekleyen konvoy araçlarıyla Issdome salonuna geçtik.
Kapasitesine 10 bin kişilik diyen de var 12 bin kişilik diyen de. Salon ağzına kadar dolu. Heyecan dozu yükselmiş (biraz da yükseltilmiş) bir atmosfer. Ve göçün 50. yılında incelikle tasarlanmış bir mesaj: Aynı anda Türk, Alman, AB bayrakları sallanıyor. Bu ambiyans, profesyonel organizasyonla birleşince,  kendimizi bir seçim mitinginde hissediyoruz. İsimleri tek tek anons edilen bakanlar ve milletvekilleri yoğun tezahürat altında çıkıp salonu selamlıyor. Başbakan Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile salona girdiğinde çığlıklar ve alkışlar birbirine karışıyor. Önce iki ülkenin milli marşları okunuyor.
Erdoğan sahneye çıkar çıkmaz önceliği, vefatını  'Hakk'a yürüyen' diye tarif ettiği Erbakan'ı saygılı ve lütufkar ifadelerle anmak oluyor. Ancak bunu yaparken, ortak bir tarihi çağrıştırabilecek tek kelime geçmeyişi de bizim dikkatimizi çekiyor.
Başbakan'ın önce prompter'dan okuyup sonra mikrofonu eline alarak irticalen yaptığı hitap, yer yer salı günkü TBMM Grup konuşmalarını hatırlatıyor. Marmaray, Göktürk uydusu, bankacılık krizinin ardından yapılanlar, ekonomideki iyileşmeler, savaş helikopteri vd...
Ancak sıra Avrupa'daki Türklerin sorunlarına gelince iş değişiyor. Erdoğan'ın 'Antisemitizm ne kadar büyük bir suçsa, İslamofobi de o kadar büyük bir suçtur' sözlerinin aldığı alkış, bam teline dokunduğunun kanıtı. Dahası bu cümle, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün üç gün önce Sarkozy'yi kabulündeki ifadelerle de akraba...
Erdoğan'ın bir saatlik konuşmasında altı çizilen diğer unsur ise Alman medyasına eleştirisiydi. 'İnşallah bu sözlerimizi de Köln gezimizdeki gibi saptırmazlar. Orada hem bizi üzdüler hem de kendileri üzüldüler' dedi. Konuşma bitiminde, yine ANA uçağıyla yarım saat mesafedeki Hannover'a geçtik.
Sabah Berlin Büyükelçimiz Ahmet Acet, Schroder ile görüşmek üzere, heyetin kaldığı Kastens Luisenhof Oteli'nden çıkan Başbakan'ı lobide, konuşmasının Alman medyasına nasıl yansıdığı konusunda bilgilendirdi. 'Daha çok bir seçim startı verildiği' şeklinde görüldüğünü aktardı.
Başbakan'ın Angela Merkel ile görüşmesi ve diğer değerlendirmeleri yarına.

<p>Kastamonu'nun Cide ilçesine düşen yıldırım sonucu 6 ev çıkan yangın sonucu kullanılamaz hale geld

Kastamonu'da yıldırım düşmesi sonucu 6 ev alev alev yandı

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı