• $7,5066
  • €9,0754
  • 443.182
  • 1521.34
25 Nisan 2012 Çarşamba

Bölgesel liderlikte 'Araf'tayız

Türkiye'nin 'bölgesel güç' olup olmadığı sorusunu, hamaset tuzağına düşmeden yanıtlamak  göründüğü kadar kolay değil.
Türkiye'nin, Ortadoğu'da 'düzen kurucu' aktör haline geldiği tezini kanıtlayacak somut verilere dayalı bir analizin bugüne dek yapılmadığını saptayan USAK (Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu) geçtiğimiz günlerde yayımlanan raporla bu önemli boşluğu doldurdu.
'Türkiye'nin Ortadoğu'daki Güç Kapasitesi Mümkünün Sınırları' başlığını taşıyan çalışma, kısmen basında yer almasına karşın, daha fazla tartışmayı hak ediyor.
Her ne kadar kendini 'ampirik' diye tanımlasa da rapor, karşılaştırmalı ve güncel rakamlarla ciddi bir referans niteliğinde.
CAN SIKICI (!) TESPİTLER
Osman Bahadır Dinçer ile Mustafa Kutlay'ın imzalarını taşıyan rapor, 'Türkiye düzen kurucudur, rol modeldir, bölgesel güçtür' tezine balıklama atlayanların canını sıkacak tespitler içeriyor.
 Türkiye'nin bölgesel güç iddiası açısından sahip olduğu kapasiteyi; üç başlık altında inceleniyor:
 'Diplomatik Güç', 'Ekonomik Güç' ve 'Yumuşak Güç'  (Son kavramı, Cumhurbaşkanı Gül'ün bir dönem 'soft power' diye sıkça kullandığını anımsatalım)
Varılan sonucun özeti ise şu: 
'Türkiye Ortadoğu coğrafyasında beklenti-kabiliyet açığından mustarip bir ülkedir. Ve eksiklerini gideremediği sürece bölgesel lider olamaz.'
Gelelim nedenlerine:
- DİPLOMATİK GÜÇTEKİ EKSİKLER:
Türk Dışişleri, bütçesi ve personeliyle, hala çok gerilerde bir seviyede duruyor. Türkiye diplomat sayısındaki yetersizlik nedeniyle coğrafyayı kapsayamıyor, dil (Arapça) eksikliği nedeniyle yerel bilgi kanallarına nüfuz edemiyor.
Bu başlıktaki en çarpıcı veri: Arapça konuşulan ülkelerdeki temsilcilik sayısı 25 olmasına karşın, 135 çalışanın sadece 6'sı Arapça biliyor. 
- Değişen dış politika felsefesi halkla kaynaşmayı önermesine rağmen, bu çalışma için mülakat yapılan Araplar, 'Türk misyonlarının soğuk yüzünden rahatsızlık duyduklarını' dile getiriyor. 
- EKONOMİK GÜÇTEKİ  EKSİKLER:
Türkiye en büyük ekonomiye sahip Ortadoğu ülkesi. Ancak bu büyüklük, bölgesel dış politika hedeflerine sürdürülebilir katkı sağlamıyor. İki nedenle:
-  Türkiye'nin dış ticareti artmasına karşın Türk ekonomisi kapsamlı bir sanayi stratejisiyle dönüşmüyor. 
-  Türkiye'nin Ortadoğu pazarlarında sattığı mallar, kolaylıkla ikame edilebilir ürünlerden oluşuyor. 
- YUMUŞAK GÜÇTEKİ EKSİKLER: 
- 'Gündem belirleme gücü', 'yumuşak gücün' önemli unsurlarından biri olarak kabul ediliyor. Ancak Türkiye, bu alanda diğer bölge aktörlerine göre oldukça gerilirde. 
- Türkiye'nin Ortadoğu'ya dönük dış politikasında hangi değerleri öne çıkardığı ve nasıl bir rol tanımı içinde olduğu net değil. Ve bu politika, Türkiye'de iç siyasetin aşırı kutuplaştırıcı etkisiyle sistematik olamıyor.
HENÜZ 'ARAF'TA BİR ÜLKEYİZ
Raporun finalinde Türkiye'nin 'bölgesel güç' tartışmalarında 'Araf'ta bir ülke konumunda olduğunun altı çiziliyor. Yapılması gereken en önemli işin Türk dış politikasında kapasite artırımına gitmek olduğu vurgulanıyor.
Türkiye'nin; Suriye, İran ve Irak ile ilişkilerindeki seyri, bu rapor eşliğinde okumak bazıları için ezber bozucu olabilir.

<p>Özel harekat polislerinden oluşan Taktik Su Altı Operasyon Grup Amirliği, su altı ve üstünden düz

Suyun altında da 'özel harekat'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kısıtlamaların sona ermesiyle İstanbul'da hareketlilik başladı

Rıdvan Dilmen: Beşiktaş şampiyonluğa inanmış