• $7,4191
  • €9,0249
  • 439.071
  • 1533.58
25 Mayıs 2011 Çarşamba

Başbakan'ın kızdığı 'başkan' ilahiyatçıymış

Başbakan Tayyip Erdoğan Hakkari'ye çok kızgın:
'Biz bunlara geçen yıl 13.5 trilyon lira gönderdik' dedi TESK'te. 
'Bunlar'dan kasıt, BDP'li belediye.
'13.5 trilyon' da her yıl, bir bütçe kuralı olarak belediyelere ayrılan paydan, Hakkari'ye düşen tutar. Ama 'gönderilen' 13.5; trilyon değil, milyon lira...
(Hadi bu vesileyle itiraf edelim: Kendisi düşse de enflasyonun hatırası, ortak hafızalarda çakılı duruyor! Dört yıl geçti; liradan altı sıfır operasyonu, konuşma dilinde karşılığını bulamadı. Hele siyasetçiyseniz, takvimler seçime koşuyorsa, durum hepten ümitsiz: Trilyon dururken milyon; katrilyon dururken milyar demek, galiba sadece Başbakan değil, pek çok siyasetçi nezdinde yeterince etkili değil. Aynı TESK toplantısında, nereden nereye gelindiğini anlatmak üzere hazırlanmış devasa altı sıfırlı banknot maketi, şaka gibiydi.)

'KURAN'DA IRK KAVRAMI'
Kendisiyle tanışmadım; sorularımı iletirken öğrendim. Hakkari Belediye Başkanı Fadıl Bedirhanoğlu, ilahiyat doktoruymuş. Sekiz yıl Harran Üniversitesi'nde ders veren Bedirhanoğlu'nun yüksek lisans tezi, 'Kuran'da Irk Kavramı' başlığını taşıyor. Doktorası ise  'Kuran'da Fitne'

İşte Bedirhanoğlu'ndan gelen veriler:  
'2010 bütçesinden belediyemize aktarılan pay, Başbakan'ın söylediğinden yüksek: 13.5 milyon değil, 13.8 milyon TL. Ama adil değil. Belediye payları nüfus ve kalkınmışlık düzeyine göre aktarılıyor. Geçen yıl nüfusu bizden 4 bin kişi daha az olan Yüksekova'ya 18.5 milyon lira ayrıldı.'

ASIL SORUN GEÇMİŞ BORÇLAR
Hakkari Belediyesi bilançosunda 53.1 milyon TL'lik bir 'geçmiş dönem borcu' var: SGK, Emekli Sandığı, vergi dairesi, Çocuk Esirgeme, kıdem tazminatı, Halkbank kredi borcu vs...
Toplam gelir, -bütçe payıyla- 17.3 milyon TL.  Giderler ise 18.6 milyon TL. 
Sonuç: Hakkari Belediyesi geçen yıl 1.3 milyon lira açık vermiş.
Başbakan, BDP'li belediyelere ayrılan kaynak için 'Verdiğimiz personele gidiyor' diyor. Doğru. Hakkari Belediyesi'nin geçen yıl personele ayırdığı para 12.2 milyon TL.
Personel dışı harcama kalemlerine baktığımızda görünenler; içme suyu, kanalizasyon, yol, işçi tazminatı... Notta, 'Personele ödenen miktar çıkarıldığında, geriye yatırım için sadece 101.391 TL kalmaktadır' deniliyor. 

'KAN ÜZERİNDEN İŞBİRLİĞİ'(!)
Başbakan dün, Hakkari referanslı eleştirisini ağırlaştırdı: 'CHP ile BDP kan üzerinden işbirliği yapıyor.' Bülent Arınç da iki partinin aynı çizgiye geldiğini söyledi.
Görünen o ki, bu argümanın iki gerekçesi var. Başbakan'ın mitinginde kapalı kepenklerin Kılıçdaroğlu mitinginde açık olması. Bu; gerekçesi ne olursa olsun, dikkate alınması gereken bir tutum farkı. Fakat bunun kadar önemli ikinci neden ise Kılıçdaroğlu'nun, Hakkari'de 'özerklik şartı' deyişi. Bu ifade, gündelik retorik açısından ilk önce, BDP, KCK, DTK'nın dile getirdiği 'demokratik özerklik'i hatırlatıyor. Sonuç: 'Bölünme' kaygısı ve öfkesini tetikleyen bir çağrışım zinciri. 
Oysa CHP, seçim bildirgesinde taahhüt etti,  sonra da bir toplantıda basına ayrıntılı anlattı: 'Özerklik şartı', 50 yıldır kapısında beklediğimiz AB müktesebatının bir gereği. Türkiye'nin 18 yıl önce, '7 maddeye koyduğu çekincelerin kalkmasını' anlatıyor.  Pekala, üniter devlet sınırlarında kalarak yapılabilecekleri anlatıyor... Hala mümkün mü? Bilmiyorum. Tek bildiğim, serinkanlılığa çok ihtiyaç duyduğumuz.

<p>Başkan Erdoğan: Türkçe'de kelime katliamı oldu </p><p>KÜLTÜR VE TURİZM ÖZEL ÖDÜLLERİ </

21 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Brüksel'de NATO Genel Sekreteri ile görüştü

İHA fabrikası Ankara'da üretime başladı