• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
07 Ocak 2011 Cuma

AKP'de Hizbullah tahliyesi sıkıntısı

AKP rahatsız.
Hizbullah katillerine davullu-zurnalı tahliyeler, parti içinde ciddi sıkıntı yaratmış durumda.

AKP'li vekiller bu görüntüler henüz çıkmamışken bile sohbetlerinde, 'bu işin' hiç iyi olmadığını konuşuyordu.

Tepkilerin çığ gibi büyüdüğü bugün de 'olayın' seçim öncesinde parti algısına zarar vereceği bile telaffuz ediliyor.

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın salı günü grup toplantısında 'yargının tasarrufu ama gerekirse gereği yapılır' ifadesi, kısmen bu rahatsızlığın yansımasıydı.
Nitekim Başbakan'ın, iki bakanıyla birbuçuk saat süren toplantısı, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in televizyonlarda açıklamalar yapması, adı konulmamış bir 'kriz yönetimi' sayılmalı.

Çiçek'in tartışmalı maddenin yasalaştığı dönemin Adalet Bakanı olduğunu hatırlatalım.

'BUNLARIN BİR KISMINI BEN TIKTIRMIŞTIM'
Kulislere göre AKP Genel Merkezi'nde yapılan bir toplantı da sıkıntının büyüklüğü hakkında fikir veriyor.

Çarşamba günü partinin Siyasi ve Hukuki İşleri'nde toplantı vardı.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin kararı ve Hizbullah tahliyeleri uzun uzun tartışıldı.
Adalet Bakanlığı'nca hazırlanan Strateji Belgesi'ndeki adımların, takvime uygun olarak ilerlemediği özeleştirisi yapıldı.

Hatta Başkan Abdülkadir Aksu, Hizbullah sanıklarının tahliyelerine duyduğu tepkiyi şöyle ifade etmiş: 'Bunların bir kısmını içeriye ben tıktırmıştım. Böyle şey mi olur?'
Aksu da Hizbullah sanıklarının yakalandığı dönemlerde İçişleri Bakanlığı yapan  isimlerdendi...

TARTIŞMALI MADDE BOZDAĞ'IN İMZASINI TAŞIYOR
Bir not da AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ'a dair. Bozdağ, dün Yargıtay'a bir çağrıda bulunarak, 'Yargıtay bir saat içinde dahi toplanarak Hizbullah dosyasını karara bağlayabilir' dedi.

Çağrının hukuki boyutları ayrıca tartışılabilir. Ama çarpıcı olan ne biliyor musunuz?
Hafta başından beri tartıştığımız o tartışmalı maddenin tartışmalı fıkrasını, yani '252 son' diye anılan bölümün mimarlarından birinin de Bozdağ olması...

TBMM'nin 4 Aralık 2004 tarihli 27. Birleşim tutanaklarına göre, TBMM Başkanlığı'na sunulan önerge şöyle: '250. maddenin birinci fıkrasının c bendinde öngörülen suçlar bakımından, kanunda öngörülen tutuklama süresi iki kat olarak uygulanır.'

İmzalar: Eyüp Fatsa, Cüneyt Karabıyık, Mehmet Asım Kulak, Nihat Eri, Mücahit Daloğlu, Hakkı Köylü ve Bekir Bozdağ. 

Başkan, komisyonun, hükümetin önergeye katılıp katılmadıklarını soruyor. Dönemin Adalet Komisyonu Başkanı Köksal Toptan ile Adalet Bakanı Çiçek, 'katılıyoruz' diyorlar.
Hatay Milletvekili Sadullah Ergin, 'gerekçe okutulsun' diyor. Okutuluyor: 'Örgütlü suçlarda duruşmanın kısa sürede bitirilememiş sebebiyle düzenleme yapılmıştır.'
'Kabul edenler, etmeyenler' deniyor ve önerge kabul edilerek maddeye ekleniyor.

ŞİMDİ TAMİR ZAMANI
Hayat, 'her şerden bir hayrın çıktığı' atasözünü bazen doğrular. 
Bu satırlar yazılırken, Cumhurbaşkanı Gül, Adalet Bakanı Ergin'i Köşk'e çağırıyordu.
Hizbullah katillerinin salıverilmesi, adaletin yıllardır kanayan sorunlarına, acil müdahale fırsatı verebilir.

Şimdi top hükümette.
CHP, tutukluluk süresinin 10 yıla uzamasına yol açan o fıkranın, yasa metninden çıkarılması için kanun teklifi verdi. Teklifi hazırlayan Manisa Milletvekili Şahin Mengü'ye sordum: 'Hükümet benzer bir düzenlemeyle gelse, destek verir misiniz?'
'Elbette' dedi.

<p>Peki, yeni gelen aşılar nasıl uygulanacak? Toplum  Kovid-19’a karşı ne zaman bağışıklık kaz

Kısıtlamalar kalkıyor mu?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Karaciğeri yenileyen besinler

İstanbul boğazında görüntülendi! Sakarmekeler martılarla beraber simitle besleniyorlar