• $8,7082
  • €10,3762
  • 502.133
  • 1404.26
11 Kasım 2018 Pazar

Güçlü Türkiye için sağlıkta yerli ve milli hamle!

Cevdet Erdöl
Cevdet Erdöl
YAZARIN SAYFASI

Sağlık Bilimleri Üniversitemizin akademik yıl açılış törenini Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle Gülhane Külliyesinde gerçekleştirdik. Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere katılımcılara bir kez daha teşekkür ediyorum.

Törenimizde yaptıkları konuşmada sağlıkta yerlileşme ve millileşme vurgusu yapan Sayın Cumhurbaşkanımız konunun tüm taraflarını ilgilendiren önemli tespit ve ikazlarda bulundular. Sağlık yazılımları, aşı çalışmaları, ilaç üretimi, tıbbi cihaz üretimi gibi konularda Savunma Sanayiinde elde edilen kazanım ve başarıları örnek göstererek ilgili herkes için büyük bir vizyon ortaya koydular. Bu büyük vizyonda Üniversitemizin yerini işaret eden Cumhurbaşkanımız;

“Her alanda yetişmiş sağlık personeline ihtiyacımız had safhada. Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ni kurma sebebimiz de budur. Sağlık alanında başkalarına özenmiyoruz. Onlar bize gıptayla bakıyor.

Bugün hala hem ilaç hem tıbbı cihaz sektörlerimiz büyük ölçüde dışa bağımlı. Bundan kurtulmamız gerekiyor. Artık istiyoruz ki tomografimizi, ultrasonografiyi, MR’ımızı biz üretelim. Bunları Türkiye yapar, bu beyin gücüne sahibiz. Şimdi biz uluslararası camiadan da ülkemizde ortak üretime girebilecek marka firmaları davet ediyoruz ve olumlu yaklaşımlar var, bu adımları ülkemizde atacağız.

Bilim ve iş insanlarımızı gerektiği şekilde desteklememiz lazım. Bu desteğe hazırız.

Bakanlığımızı, üniversitelerimizi ve ilgili kurumları ikaz ediyorum. Sağlıkta millileşme hamlemize hiçbir bahaneye sığınılmaksızın destek verilmelidir. Bu konuyu en az savunma sanayimiz kadar kritik ve önemli görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ulusların sağlığı, zenginliklerinden çok daha kıymetlidir. Ancak sağlıklı insanların oluşturduğu bir toplum, bağımsız olabilir. Şeyh Edebali’nin, Osman Gazi’ye 14. yüzyılda yaptığı “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın!” öğütteki derin hikmet de esasen budur.

Ülkemizin sağlık alanındaki harcamaları her geçen yıl artarken, bu harcamalar içinde önemli bir kalemi oluşturan ilaç için 2019 yılında 29 milyar lira, tıbbi sarf malzemeleri içinde 25 milyar lira harcayacağımız öngörülmektedir.

Ne yazık ki ülkemizin ilaç ve tıbbi sarf malzemeleri ihtiyacının çok büyük bir kısmını ithalat yoluyla karşılamaktayız.

Bu durum, ülkemizin ve necip milletimizin vefakâr omuzlarında çok ağır bir yüktür. Milletimizin şer odaklarıyla mücadelede Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine dolarını bozdurarak ekonomik darbelere dur dediği gibi, devlet aklı ile savunma sanayiinde verilen mücadele ivedilikle ilaç ve tıbbi cihaz üretimi için de devreye sokulmalıdır.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak İstanbul Pendik’te; sağlık yazılımları, aşı çalışmaları, ilaç üretimi, sağlık danışmanlığı ve biyomedikal mühendislik hizmetleri kapsamında ürün ve materyal geliştirme çalışmalarının yapılacağı büyük bir sağlık teknokenti kuruyoruz.

Kuracağımız sağlık teknokentinde, cari açığa olumsuz katkı yapan ilaç ve sağlık harcamaları alanında ithalatı azaltıp yerli üretimi teşvik etmeye yönelik teknolojik çalışmalar yapacağız. Temel hedefimiz, ülkemizin uluslararası arenada rekabet gücünü artıracak teknolojileri geliştiren ve üreten firmalara, araştırmacılara ve akademisyenlere Ar-Ge çalışmalarını yürütebilecekleri ortam ve desteği sağlamak olacaktır.

Savunma sanayiinde ortaya konulan kararlı irade ile başarılan milli üretim hamlesini Yerli İlaç ve Yerli Tıbbi Cihaz konularında da sergileyerek dış dünyaya olan bağımlılığımızı nihayete erdirebiliriz.

İnanıyorum ki İbn-i Sinaları, Farabileri, El Zehravileri… yetiştiren medeniyetimizin mirasçıları olan bizler savunma sanayiinde, otomotiv sektöründe olduğu gibi “Yerli İlaç-Yerli Tıbbi Cihaz” alanlarında da babayiğitler çıkaracaktır. Biz elimizden geleni yapmaya hazırız. Ülkemizin, milletimizin ve gönül çoğrafyamızın sağlıklı geleceği için bu adımların atılmasına ihtiyacı vardır.

MERAK EDİYORUM:

Ülkemizde 5 yıllık dönemde ilaç ve tıbbi cihaz ithalatına ayrılmak zorunda kalınan bütçe ile kaç tane 3. Köprü, 3. Havalimanı (İstanbul Havalimanı), Avrasya Tüneli, Nükleer Santral gibi büyük yatırımlar yapılabilirdi?

Sağlık ve afiyet içinde kalınız.

<p>Seda Sayan ve Uğur Arslan'ın sunuculuğunu üstlendiği bir  döneme damgasını vuran Evleneceksen Gel

Solmaz Çiros, Armağan Çağlayan'ın programını terk etti

Altyapı çalışmaları sırasında bulundu! Osmanlı dönemine ait

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (18 Haziran 2021)

DSİ'nin yaptığı gölet hayvancılığı geliştirip köye dönüşü hızlandırdı