• $8,3162
  • €10,0971
  • 489.07
  • 1444.87
13 Mayıs 2018 Pazar

Batı tarzı mücadele: İki yüzlülük mü, yüzsüzlük mü?

Cevdet Erdöl
Cevdet Erdöl
YAZARIN SAYFASI

Geçtiğimiz hafta aralarında azılı Türk ve İslam düşmanı Fransa eski Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin de bulunduğu 300 Fransız yazar ve siyasetçi şiddet ve Yahudi düşmanlığı yaydığı iddiasıyla Kur’an-ı Kerim’den ‘bazı ayetlerin çıkartılmasını’ talep etti.

Yahudi düşmanlığı yaygın adıyla antisemitizm Yahudilik dinine, ulusuna, değerlerine, kültürüne ve insanlarına duyulan düşmanca davranışlar bütünü olarak tanımlanmaktadır.

Yahudiler Hristiyanlık inancına göre Hazreti İsa’yı reddeden ve çarmıha geren bir halk olarak görüldüklerinden dolayı tarih boyunca Hristiyanlarca “İsa’nın katilleri” olarak dışlanmış, cezalandırılmış ve öldürülmüşlerdir.

Pek çok batılı bilim adamı Yahudiliğin bir din olmadığını, ırkçı bir bakış acısı olduğunu ve Yahudi “ırkının” biyolojik olarak Avrupa ırklarından aşağı bir ırk olduğunu iddia etmişlerdir.

Ünlü Fransız yazar ve filozof Voltaire, Abbe Augustin Barruel, Joseph de Maistre, Louis de Bonald gibi isimler geçmişte Fransa’da Yahudilik hakkında negatif bakış açısı sergilemişlerdir.

Bu fikirlerin yansıması sonucu 1492 yılında Elhamra Kararnamesi ile İspanya’dan kovulan Sefarat Yahudilerine antisemitizm takıntısı olmayan Osmanlı kucak açmış ve Osmanlı donanmasını İspanya’ya göndererek, 150 bin Yahudi’nin güvenle, Osmanlı topraklarına ulaşmasını sağlamıştır.

Bu bakış acısı yüzünden Avrupa’da asırlarca din ve âyin hürriyeti, eğitim-öğretim hürriyeti, kamuda çalışma hürriyeti, mal-mülk edinme, tahsil, seyahat, matbaa kurma, gazete çıkarma hakkı hatta yaşama hakkı dahi bulunmayan Yahudilerin tarih boyunca en huzurlu yaşadıkları yer Osmanlı toprakları olmuştur.

Bu bakış acısı yüzünden İkinci Dünya Savaşında Almanlar ve müttefikleri tarafından tüm Yahudilerin öldürülmesi talimatı verilmiş ve 1,5 milyonu çocuk olmak üzere altı milyon Yahudi katledilmişidir.

Avrupa’nın uzun ve kirli tarihinde Yahudilere ve diğer inanç gruplarına yönelik bu ve benzeri çok sayıda trajedi bulunmaktadır.

Bu bakış acısı günümüzde de devam etmektedir.

Yakın zamanda Avrupa’da yaşayan Yahudilerce yapılan kapsamlı bir kamuoyu araştırmasına göre Avrupa’da antisemitizmin yeniden artışa geçtiği ve Yahudi düşmanlığı yaydığı iddiasıyla Kur’an-ı Kerim’den ‘bazı ayetlerin çıkartılmasını’ talep eden Fransa’nın Yahudi düşmanlığında başı çektiği görülmektedir.

Bu gerçeği Müslümanlar değil Yahudilerin araştırmaları ortaya koymaktadır.

Peki her şeye Fransız olan Fransızlar neden böyle bir açıklama yapma gereği duydu acaba?

“Batı’nın yeni bir ikiyüzlülüğü mü yoksa yüzsüzlüğü mü?” dersiniz, ben bunun takdirini de değerli okuyucularımıza bırakmak istiyorum.

Batı silah satar, dünyayı kan gölüne çevirir, barış der.

İnsan hakları der, ülkeleri işgal eder, sömürür; direnenlere terörist der ve katleder.

Terörü besler, barındırır, süsler “özgürlük” diye pazarlar, terör onları vurunca asıl yüzleri ortaya çıkar...

Sisi, FETÖ gibi darbecileri destekler demokrasi der.

Yahudileri, Müslümanları, mazlumları katleder suçu dinimize atar…

Bu haddi aşan açıklamalara karşı Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu kısa, öz ve “yalnız” tepki İslam aleminin duygularına tercüman olmuştur.

“Fransa’da kendini bilmezler Kur’an’dan bazı ayetlerin çıkarılmasını isteyen bir bildiri yayımlamış. Acaba ömürlerinde kendi kitapları İncil’i, Tevrat’ı, Zebur’u okumuşlar mıdır? Okusalar herhalde kendi kitaplarının da yasaklanmasını isterler. Ey Batı... Bizim kutsal kitabımıza saldırdıkça şunu bilesiniz ki biz sizin kutsallarınıza saldırmayacağız ama sizi alaşağı edeceğiz. Bunu da bilin. Siz kimsiniz de bizim kutsalımıza saldırıyorsunuz. Biz sizin ne denli aşağılık olduğunuzu biliyoruz.”

???

“Anneler Günü” Ama Nasıl?

Anneler Günü resmi olarak dünyada ilk kez 1872 yılında ABD’de kutlanmıştır.

Ülkemizde de 1955 yılından itibaren kutlanan anneler gününde “Nene Hatun” yılın annesi seçilmiştir.

Bugünün anneler günü olması ve resmi olarak ilk kez ABD tarafından kutlanması vesilesiyle tüm annelerin yanısıra ABD ve müttefikleri tarafından Suriye’de, Irak’ta, Bosna’da, Arakan’da, Afganistan’da öldürülen, tecavüze uğrayan, kocasız ve evlatsız bırakılan; Filistin’de yerlerde sürüklenen, Doğu Türkistan’da anne olması engellenen anneleri de anmadan geçemeyeceğim.

Bu duygularla, annelerin üzülmediği, ağlamadığı, sakat kalmadığı, katledilmediği, hor görülmediği, dışlanmadığı bir dünya temennisiyle “Anneler Günü” kutlu olsun!

Sağlık ve afiyet içinde kalınız.

<p>İşgalci İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik müdahalesi devam ederken,

Kudüs'te tepki çeken görüntü! Mescid-i Aksa'dan alevler yükselirken Yahudiler Kudüs Günü'nü kutladı

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı