• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
18 Temmuz 2013 Perşembe

Hayatı anlamak için farklı bir bakış lazım…

İğneyi kendimize batırarak başlayalım; ilginç bir ülkeyiz. 
Günümüz, gecemiz siyaset... 
Bu hükmün oluşmasına en önemli katkıyı da medya olarak biz sunuyoruz. 
Ve hemen her şeyi ya siyasi bir bakışla yorumlayarak ya da en uzakta olması gereken konuları bile siyasete malzeme haline getirerek heder ediyoruz. 
Uzlaşmamızın elzem olduğunu bildiğimiz konuları siyasi bir duruşla içinden çıkılamaz bir tartışmaya çeviriveriyoruz. 
Yaz geldi; Meclis tatile girdi. 
Hiç olmazsa bugünlerde ihmal ettiğimiz konular gündemimizde daha ağırlıklı olarak yer bulsa, kötü mü olur? 
Kültür, sanat, spor, ziyanı yok siyaset kadar olmasın; ama sadece hayatımızda daha ağırlıklı olabilseler, nasıl olur? 
Öncelikle fert olarak da, toplum olarak da kendi kendimize çekilmez hale getirdiğimiz hayatımız, çok daha keyifli bir hâl almaz mı? 
Niyetim hemen bu yazıda kendi kendimi tekzip etmek değil. 
Artık biliyoruz ki, bu yaz anayasa konuşacağız. 
Örneğin bu konuyu, sadece siyasi bir bakış yerine, ömrümüzün kalanını nasıl yaşayacağımızı belirleyecek bir toplumsal sözleşme olarak masaya koyamaz mıyız? 
Biz, bizden öncekiler kötü tecrübeler edindiler. 
Bu böyle gitmesin desek, geleceğimize kıymasak... 
Hiç olmazsa çocuklarımız, geleceğimiz için bu konuyu olması gerektiği biçimde tartışamaz mıyız? 
Uzlaşma Komisyonu bugünlerde masaya tekrar oturacak ve yeniden başlayacak. 
Bu kez, daha başlarken, nihai amacı uzlaşmak olan bir yola çıkıldığı ön kabulü taraflarda olsa, bu zaten kendiliğinden olumlu bir sonucu getirmez mi? 
Anayasa yapmayı geçtim. 
Spor ya da futbol gibi, esasen dostluğun öne çıkması gereken bir alanı bile ne hale getirdiğimizin farkında mıyız? 
Daha önce de yazdım; ısrarla yazacağım. 
Futbol bu değil! 
Ve böyle de gitmeyecek. 
Kültürde, sanatta hem ülke içinde hem de dışarıda rengârenk, çoksesli ve çağın ritmini yakalayan etkinliklerle dolu bir takvimimiz olsa kötü mü olur? 
Bütün bunlar, sağlıklı bir toplum, olması gereken bir toplum düzeni için sadece katkı anlamına gelecektir. 
Kısacası diyorum ki, hayatı anlamak ve anlamlandırmak için zaman zaman bile olsa bakış açımızı açalım, değiştirelim.      

<p>Haber: Ayşe Gültekin </p><p>'İSTANBUL BİR OKULSA BEYOĞLU BUNUN MERKEZİ' </p><p>Beyo

Kültür ve sanatın kalbi Beyoğlu

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor