• $8,7143
  • €10,3674
  • 498.291
  • 1394.12
26 Mayıs 2014 Pazartesi

Askere ne zaman soracaksınız?

YAZIYI SPİKERDEN DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Cumartesi günü Köln'de tarihi bir gün yaşandı.
Avrupalı Türk Demokratlar Birliği'nin 10. yıl kutlamalarında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yerli ve yabancı muarızlarına, boşuna uğraştıklarını bir kez daha gösterdi.
Der Spiegel, cehenneme kadar yolun var mesajıyla başladı.
Bild, terbiyesiz bir üslup içinde hoş gelmediniz diye devam ettirdi.
Köln'deki UETD toplantısında ise tam da bize yakışan bir vakar vardı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Şansölye Merkel'i yuhalayanları susturdu.
Salondakilerin de zaten o düzeysizliğe hiçbir zaman inmeyeceklerini gösterdiler.
Entegrasyona vurgu yaptı.
Asimilasyona hayır dedi.
Yaşadığınız ülkenin dilini öğrenin çağrısını yineledi.
Almanlar hâlâ farkında değil.
İsviçre doğumlu Alman edebiyatçı Max Frisch çok güzel ifade eder:
"Biz işgücü çağırdık, insanlar geldi!"
Üstelik bu "insanlar" yabancı da değil.
Biz, daha dün silah arkadaşıydık.
Dedelerimizin omuz omuza çarpıştığı cepheleri de, koyun koyuna yattıkları şehitlikleri de unutmadık.
Size benzeyip unutacak da değiliz.
Bu millet, yeri geldiğinde yüzüne karşı yapılan hakareti bile affetme erdemini gösterir.
Ama vefasızlığı affetmez.
Duyduğu bu zırvaları, ısrarla kulağında, gözünde tutmaya devam ediyor.
Yüreğine indirmiyor.
Şunu asla unutmayın:
O gün gelir ve bu zırvaları yüreğine indirirse, cevabını asla veremeyeceğiniz bir başka lekeyle bezenmiş olursunuz.
Milletlerin tarihi kişisel tarihlerimize benzemez.
Daha dün denilecek bir zaman önce yanınızda omuz omuza savaşa girdik.
Yenildik.
Darmadağın olan çatımızı derleyip toplamaya ve dünyaya artık biz de varız diyebilecek noktaya yeni yeni geliyoruz.
Görüyoruz ve inanıyoruz ki, yakın geleceğimiz çok daha aydınlık ve iddialı olacak.
Millet uzun zaman sonra kendine benzeyen bir lider buldu.
Onunla hemhal olabilen, derdini dert edinen ve çözüm için insanüstü güçle çalışan bir lider.
Şahsını, geleceğini değil milletin tamamını düşünen ve bunu mesele edinen Recep Tayyip Erdoğan'ın etrafında kenetlendi.
Çarpıştığı cepheleri bir düşünsenize...
Biz olsak, bir an gelir...
Sen de mi der, havlu atar, vazgeçerdik.
O hiç duraksamadı, tereddüt etmedi.
Son yaşadıklarını gözünüzün önüne bir getirsenize...
Ne yapmış, ne bulmuş!
Bütün yaşadıklarına rağmen sadece hedefe yürüyor.
Gücünü, birlikte yürüdüğü halktan ve hakkın yanında olmaktan alıyor.
İvazsız, tavizsiz ve hesapsız bir yürüyüş.
Belli ki 10 Ağustos'a kadar çok daha fazla tezgâh çıkarılacak karşısına...
O ise bütün bunları boşa çıkarıp, boza boza ilerleyecek.
Hayıflandığım, muhalefetin zerre miktar ders çıkarmadan hâlâ aynı yanlış yerde durmakta ısrar ediyor olması.
Cumartesi günü Köln'de yaşanan duygu dolu toplantıyı tekrar izleyin.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın o uzun konuşmasının en kısa cümlesinde salon yıkılıyor.
"Artık Yeni Türkiye var!"
Milletimizin dünyanın öbür ucunda yaşayan herhangi bir ferdine varıncaya kadar hemen herkes bu gerçeğin hem de çok iyi farkında.
Başta Kılıçdaroğlu olmak üzere muhalefet cephesi başka bir dünyada yaşıyor.
Cumhurbaşkanlığı için dün bize darbelerden darbe seçenlerle benzer arayışlar içindeler.
Eski cumhurbaşkanları...
Odalar birlikleri...
Kendinde güç vehmeden odaklar ile görüşmeler...
Ve hatta sokaktan medet uman, DHKP/C ile ittifak içinde ona itibar kazandırıcı bir dil!
Son olarak Kemal Derviş ile görüşme sonrasında, "neden adayımız olmasın ki" demiş...
Hayırlara vesile olsun demeden önce hatırlatmak isterim.
Sahi...
Askere de sordunuz mu?

<p>Seda Sayan ve Uğur Arslan'ın sunuculuğunu üstlendiği bir  döneme damgasını vuran Evleneceksen Gel

Solmaz Çiros, Armağan Çağlayan'ın programını terk etti

Kapıkule Sınır Kapısı'nda duygulandıran kare

Altyapı çalışmaları sırasında bulundu! Osmanlı dönemine ait

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (18 Haziran 2021)