• $7,3114
  • €8,7824
  • 403.91
  • 1533.67
05 Haziran 2012 Salı

Zamane Faustları

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

Ayşe ve Fatma, sizin kitap okuduğunuz odada oynadıkları bebeği çekmeceye koyup odadan çıkıyorlar. Biraz sonra Ayşe tek başına odaya dönüyor, bebeği alıyor, oynuyor ve aldığı çekmeceye değil, bir rafa yerleştirip gidiyor. Daha sonra Fatma odaya döndüğünde, bebeği nerede arar?
Çok kolay bir soru gibi mi görünüyor. Aslında o kadar kolay değil. Sizin bildiğiniz şeyi Fatma'nın bilmiyor olduğunu akıl etmeniz gerekiyor. Bunun için de kendinizi Fatma'nın yerine koyabilmeniz... Kendinizi başkalarının yerine koyabilme becerinize, tuhaf bir adlandırmayla, zihin teorisi deniyor. Mesela otistikler, çok kolay görünen bu işi beceremeyebiliyorlar.
Fatma'nın ne yapacağını tahmin etmenin o kadar kolay olmadığına Türkiye de delil. Türkiye'de de zihin teorisi kıtlığı çekiliyor.
***
İlaveten şu da var: Ayşe ile Fatma'nın hikayesinde, olup biten her şeye şahit olan bir çift göz var. Halbuki gerçek hayatta her şeyi hakim bir bakış açısı, tırmandığınızda bütün manzarayı seyredebileceğiniz bir tepe yok. 19. Yüzyıl aklının en ciddi defosu, böyle bir tepenin mevcut olduğu inancıydı.
Dahası, doğru prensipleri izleyen herkes o tepeye çıkabilir ve olup biten her şeyi bütün çıplaklığıyla görebilirdi. Söylemek bile fazla, hepimiz aynı tepeye tırmanmışsak hepimizin göreceği manzara da aynı olacak, kimin hangi safhada bebeği nerede araması gerektiği konusunda tam bir mutabakat sağlanacaktı.
Ama mutabakat filan sağlanamadı. Coğrafyanın çok geniş olduğu, kimsenin her yeri aynı anda göremeyeceği gibi bir açıklama geliştirdik. Neticede uzmanlık denen kavrama sığındık. Sen şuraya bakacaksın, ben buraya bakacağım... Hepimiz aynı prensiplerle aynı tepeye tırmandığımıza göre, bakış açılarımız bir araya getirildiğinde, hakikatin fotoğrafını tamamlamış olacağız.
***
Kürtaj konusunda din alimlerine mi, yoksa tıpçılara mı danışmamız gerekiyor? Temel çelişki buymuş gibi gürültü yapanlar var. Halbuki problem, hangi uzmanlara itibar edeceğimiz mevzuundan çok daha derinlerde. Eğer hayatımızı ve kararlarımızı uzmanlara ihale etmeye karar vermişsek maç zaten bitmiş.
Elbette sadece kürtaj mevzuu değil. Uludere'de neler olup bittiğinden 1 Mayıs 1977'de kimin ne kadar mesuliyeti olduğuna, başkanlık sisteminden kentsel dönüşüm diye kazıklanan parodiye kadar her mevzuda, Ayşe ve Fatma'dan çok fazla sayıda özne, sahneye defalarca girip çıkıyorlar. Hepimiz yani. Bir tek bebekten çok daha fazla oyuncakla oynayıp duruyoruz. Hiçbir özne, hikayenin bütününü görmüyor. Hikayenin tamamı hiçbir vakit ayan olmayacak.
Tek tanrılı dinlerin bu husustaki çözümü besbelli. Bilemeyeceksiniz. Hepsini sadece Allah biliyor. Ve o da size bu dünyada suflörlük yapmayacak. Bu dünyada Allah'ın bütün kulları eşittir. Her birinizin, kendinizi bir diğerinin yerine koyabilecek donanımlarınız, yani zihin teoriniz var. Bu donanımı istihdam ederek ne yapacağınıza karar vermek mecburiyetindesiniz. Parçaları birleştirip bir hakikate varma hayalinden vazgeçip, birbirinizin hukukunu kollamakla yükümlüsünüz.
Faust bu kadere razı gelmeye itiraz etmişti. Bütünlüklü bir bilgi karşılığında, Mephistopheles'e ruhunu satmıştı. Mephistopheles elbette bütünün bilgisini filan değil, sadece öyle bir bilginin erişilebilir olduğu zannını satmıştı Faust'a.
Şimdilerde İslam adına konuşmanın herkesten çok kendi hakkı olduğu inancıyla her şeye maydanoz olanlara bu gözle bakın. Her birinin birer zamane Faust'u olduğunu göreceksiniz. Yapıp ettiklerinde bir ruh filan arayıp, kendinizi beyhude meşgul etmeyin. Her birinin ruhu Mephistopheles'in envanterinde yerini çoktan aldı.

<p>Türkiye, adı sonradan 'post-modern darbe' olarak konulan müdahaleyle 24 yıl önce tanıştı. Peki, b

28 Şubat bitti mi? 28 Şubat'ın dinamikleri neler?

Çorum'da 7 bin 291 litre sahte içki ele geçirildi

İstanbul'da yüzde 50 kapasiteyle kafe ve restoranlar ilk müşterilerini aldı

Yeni normalleşme süreciyle okullarda yüz yüze eğitim başlandı! İşte ilk kareler