• $7,4348
  • €9,0033
  • 438.953
  • 1467
15 Kasım 2011 Salı

Türk Pasaportu ve müsademe-i efkar

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

Bol 11'li gün, Behiç Erkin'in ölümünün ellinci yıldönümüydü. Nur içinde yatsın. Vasiyeti icabı Eskişehir'de bir demiryolu makasının ortasında yattığına göre, ona herhalde, 'başucundan tren tıkırtıları hiç eksik olmasın' diye dua etmek gerekir.
Behiç Erkin hepten unuttuğumuz bir devlet adamımızdı. Türk Pasaportu filminin yapımcısı olan Güneş Çelikcan Anadolu Üniversitesi'nde öğrenciyken ödev olarak onu seçmeseydi, muhtemelen şimdilerde de hatırlamıyor olacaktık. Kendisine çok teşekkür borçlu olduğumuzu zannediyorum.
***
Behiç Erkin, Çanakkale Savaşı'nın ve Milli Mücadele'nin lojistiğini üstlenen komutandı. Milli Mücadele başarıyla tamamlandıktan sonra TCDD'yi kurmuş ve yönetmiş. Bayındırlık Bakanlığı yapmış. MİT'in kurucuları arasında yer almış. Ve saire... Marifetleri saymakla bitecek gibi değil. Ama bir marifeti var ki...
Dik başlı ve -Mustafa Kemal'in ona verdiği soyadına göre- müstakil fikirli biriymiş. Anlaşılan İnönü ile yıldızları hiç barışmamış. Büyükelçi olarak Budapeşte'ye gönderilmesi belki de bu yüzdendi. İkinci Dünya Savaşı öncesinde, İnönü kendisine Paris veya Berlin büyükelçiliğini teklif etmiş. O da Paris'i tercih etmiş. Çok geçmeden Almanlar Fransa'yı işgal etmişler. Vichy Hükümeti, Fransız Yahudilerini gönüllü olarak Almanlara teslim etmeye başlamış. İşte bu dönemde Erkin ve diğer Türk diplomatlar, Türk Pasaportu vererek binlerce Yahudi'yi Nazilerin elinden kurtarmışlar.
Dönemin ruh halini anlamaya yardımcı olması için, savaştan uzakta, buralarda yaşanan onlarca trajediden sadece birini hatırlatayım. Struma, taşıdığı 769 Yahudi mülteciyle, iki aydan uzun bir süreyle İstanbul açıklarında bekletildi. İçler acısı hikaye, geminin Karadeniz'de batmasıyla, bir insanlık faciası olarak sona erdi. Neden battığı konusunda rivayet muhtelif. Bir rivayete göre, geminin batırılması emri Ankara'dan verildi. Böylelikle arkadan başka mültecilerin gelmesine mani olmak da düşünülmüş olabilir. Alman korkusu veya Yahudi düşmanlığı da sebep olmuş olabilir.
İşte dünya, Avrupa ve Türkiye bu şartlarda yaşıyorken, Erkin ve diğer Türk diplomatlar, 'bu Yahudiler Türk vatandaşı, onlara dokunamazsınız' diyerek Nazilere posta koymuşlar. Yahudileri trenlere doldurup, Alman işgali altındaki ülkelerden geçirip, İstanbul'a getirmişler.
***
Bugün gerekse, buna benzer bir işi yapabilecek kıratta diplomatımız, devlet adamımız var mı? Bu kıratta değerler yetiştirmek bir yana, onları hatırlamayı bile tesadüflere bırakmış haldeyiz. 'Osmanlı ölüm döşeğindeyken bile bizim Cumhuriyetimizden daha vasıflı insan yetiştiriyordu' demiştim. Cumhuriyeti çok seviyorsak, abuk sabuk işlerle iştigal etmek yerine, Behiç Erkinler yetiştirmek, hiç değilse onları layıkıyla hatırlamakla işe başlamak lazım değil mi?
Erkin'in hayat hikayesinde birçok şık teferruat var. Mesela Milli Mücadele sırasında, kendisine sorulmadan, İnönü'nün telkiniyle, demiryolunda çalışan gayrimüslimlere işten el çektirilmiş. Behiç Bey de bunun üzerine görevden affını istemiş. Behiç Bey'i göreve devam etmeye razı edebilmek için, işten uzaklaştırılanlar göreve döndürülmüş.
İnönü de bir Osmanlı paşasıydı. Gerek Milli Mücadele sırasında, gerekse sonrasında, memlekete büyük hizmetleri dokundu. Milli Mücadele sırasında gayrimüslim işçilerin işten uzaklaştırılması kararı da, muhtemelen, tedbirliliğinin bir neticesiydi. İyi olsun, garantili olsun istemişti besbelli. Ama Behiç Bey biliyordu ki, işi yeterince bilen kafi sayıda Müslüman yoktu.
Hangisi daha milli oluyor bu hesapça? İnönü mü, Behiç Bey mi?
***
Şu da var: Meydan sadece İnönülere kalınca, onları dengeleyecek aktörler Budapeşte'lere sürülünce, iyi niyetler, tedbirlilikler filan yetmeyiveriyor işte. Meydan sadece Behiç Bey'e kalsa da muhtemelen farklı olmayacaktı. Barika-i hakikat, sahiden de müsademe-i efkardan doğuyor. Farklılıklar, farklı karakterler bir arada çalışırsa dişe dokunur bir şey çıkıyor ortaya.

<h3>Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu, CHP'nin 'Militan' provokasyonunu AKŞAM TV

CHP neden 'Militan' provokasyonu yapıyor?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Klozeti açınca dev yılanla göz göze geldi! İşte o korku dolu anlar...

Ankara'da80 yaş ve üzerindeki vatandaşlara aşı uygulanmaya başlandı