• $7,4679
  • €9,0586
  • 441.709
  • 1565.01
26 Temmuz 2012 Perşembe

Sıcak

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

Cem Karaca'nın Nazım'ın şiirinden yaptığı Bedreddin Destanı yeni sayılırdı. 'Sıcaktı sıcak / sapı kanlı, demiri kör bir bıçaktı sıcak' diye başlıyordu usul usul. Sonra Karaca, aynı kalıbı on küsur dakika içinde defalarca, avaz avaz tekrarlıyordu, şarkıyı bilenler bilir.
Hanidir ancak yaz tatillerinde bir araya gelebilen beş kardeş, günde bilmem kaç defa, huşu içinde Bedreddin Destanı'nı dinliyorduk. Annem sonunda bir gün, bezgin bir halde, 'yavrum zaten çok sıcak, biraz ara verseniz' dedi. Sesinde, çocuklarının muhabbetine zarar verme korkusu hissediliyordu ama besbelli, usanmıştı kadın.
İzmir sahiden de sıcaktı. Çok sıcaktı. Lakin henüz televizyonlar ve gazeteler 'yüzyılın en sıcak yazı' kalıplarını icat etmemişti. Durmaksızın hakkında konuşulmadığından, sıcağa tahammül etmek bugünkü kadar zor olmuyordu galiba.
***
İzmir'in yazları zaten hep sıcak oluyordu. Geceleri bile serinleme imkanınız yoktu. Hele Güzelyalı'da. Çünkü mahalle ile Körfez'in arasına apartmanlardan bir Çin Seddi örülmüştü. Yaz akşamüstlerinde şehri şefkatle okşayıp hayata döndüren İmbat, apartmanların arkasına ulaşamıyordu. Hala ulaşamıyor.
Derler ki Osmanlı, İstanbul'un rüzgar haritasını çıkartmış. Hava sirkülasyonuna engel olacak şekilde yapılaşmaya izin vermezmiş. Bu iddiayı teyit ettiremedim. Ama doğru olabileceğine dair sayısız işaret var. Osmanlı şehirlerinin hepsinde gözleyebileceğiniz bin türlü incelik...
Oradan buraya gelmişiz. Öğrenilmiş ve tatbik edilmiş onca inceliklere yenileri ekleyeceğimize, bildiğimizi de unutmuşuz. Sinan'ın çimento ve demir kullanmadan yaptığı şeylerin ucuz ve manasız kopyalarını çimento ve demir kullanarak yapmayı marifet addedecek hale gelmişiz. Böyle yapmakla, aklımız sıra Sinan'a da saygı gösteriyor oluyoruz. Esenboğa yolunda -Ankara'ya gelen heyetlerden utandığımız için- koskoca şehir dokusunu kazımayı biliyoruz. Ama yerine koyduğumuz şeyin hiçbir estetiği, inceliği yok.
Eskiden de çok sıcaklar oluyordu. Ama şehirler eskisinden de daha sıcak oluyor olabilir. Esenboğa yolu üzerindeki mahalleler mesela, eskisinden daha sıcak oluyordur. Çünkü TOKİ cahilce, hiçbir hesap kitap yapmadan, sadece yavan maliyet ve statik hesaplarıyla dikiyor o beton blokları. Zevksizliğin ve cehaletin şahikası olan kurum, kendi yaptıklarından bile ders almayı bilmiyor. Şimdi bir de, bütün şehirleri onun insafına terk edeceğiz.
***
Eskiden de çok sıcaklar oluyordu. Ama bu kadar konuşmuyorduk sıcağı. Ve TOKİ yoktu. Tahammül etmek daha kolaydı yani. Ama galiba başka bir sebep daha var tahammülü zorlaştıran. Eskiden sıcak olduğunda, her yer sıcak oluyordu. Şimdi klimalı bir mekana girdiğinizde, sıcağı kontrol edebileceğinizi öğreniyorsunuz.
Eskiden sıcak ile aranızdaki ilişkiyi alt beyniniz yönetiyordu. Yavaşlamanızı telkin ediyordu mesela. Kanın devrini ayarlıyordu. Ter bezlerini harekete geçiriyordu. Filan. Şimdi sıcak kontrol edilebilir bir şey oldu. Sıcak ile aranızdaki ilişkinin yönetimi kortekse geçti.
Korteks denen şeyin, birçok konuda üstüne yok. Mesela çok katlı integral hesaplarını onun sayesinde yapabiliyoruz. Onun sayesinde şiir yazabiliyoruz. Görmediğimiz, hissetmediğimiz Higgs Bozonu gibi şeyleri onun sayesinde varsayıyor, çok aktörlü, çok faktörlü, girift sistemleri onunla kuramsallaştırıyoruz.
Ama işte hepsi o kadar. Vücudun dengesini korumak, beslenmenizden uykunuza kadar bir yığın faktörü sağlığınızı gözeterek yönetmek, bağışıklık sisteminiz sayesinde hastalıkların üstesinden gelmek gibi birçok hayati konuda, korteks zırcahil. Daha fenası, tıpkı TOKİ gibi korteks de, zırcahil olduğunun farkında değil. Bir şeylere gücü yetiyor ya, her şey ondan sorulsun istiyor.

<p>Sağlık çalışanları ile ilgili önemli bir gelişme yaşandı. Sağlık Bakanlığı tarafından koronavirüs

Kısıtlamalar esnetilecek mi?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Mandaların eksi 10 derecede yemek arayışı

Hayvanat bahçesideki hayvanlar karın keyfini çıkarıyor