• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
09 Şubat 2012 Perşembe

Rant

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

'Yetti mazinin muhasebesi, biraz istikbal bahsine gelin' deyip duruyordum ya... Elbette beni memnun etmek için değil, öyle denk geldiğinden, Erdoğan istikbale dair bir laf etti. Caydım vallahi, aman bildiklerinden şaşmasınlar. Bildiniz siz o lafı. Dindar nesiller yetiştirmekten söz ediyorum. Dindar olmazlarsa tinerci olacak olanlardan.
Ben yetişirken hükümetlerin dindar nesiller yetiştirme kastı yoktu. 'Tinerci de olmadım' desem, Erdoğan muhtemelen yüzüme şöyle tiksinerek bakacaktır, 'ne farkın var ki' filan diye... Ee, koskoca Erdoğan, bir bildiği vardır. Bir yerlerde bir ortak paydamız vardır, nedense aşağılamamız gereken tinerci çocuklarla.
Lakin şu da var, Erdoğan ile aynı nesle mensup sayılırız. O yetişirken de hükümetlerin dindar nesil yetiştirmek gibi bir kastı yoktu.
***
Hepimiz rantiyeyiz.
Bir dakika izin verin açıklayacağım, yukarıdaki mevzua da bağlayacağım. Cebinizdeki telefonu elbette kendi emeğiniz ve zekanız karşılığı kazandığınız parayla aldığınızı düşünüyorsunuz. Ama mesela yirmi yıl önce, sizden çok daha zeki olan ve çok daha fazla çalışan biri, bütün servetini yatırsa, sizin birkaç günlük gelirinizle satın aldığınız o cihazı satın alamazdı. Veya yirmi yıl önce siz de -bunca eşsiz zekanıza ve çalışkanlığınıza rağmen- beceremezdiniz.
İnsanlığın binlerce yıl boyunca biriktirdiği bilgi, teknoloji ve üretim ilişkilerinin rantından başka bir şey değil cebinizdeki cihaz. Onda birikmiş hakiki emek ile kıyaslayacak olursanız, sizin onu edinmek için harcadığınız emek, devede kulak bile değil.
Mesele -muhakkak fark etmişsinizdir- cep telefonu gibi sına” ürünlerle sınırlı da değil. Mesela AKŞAM Gazetesi'ndeki bu köşenin bir kıymeti var. Çünkü AKŞAM Gazetesi'nin bir kıymeti var. Onlarca yılda biriken o kıymeti ben inşa etmedim. Ama faydalanan benim.
Böyle bakınca, kelimenin olanca olumsuz kargosuna rağmen, rantın kötü bir şey olmadığını söyleyebiliriz. En azından kaçınılmaz bir şey. Rantiye olmaktan başka seçeneğimiz yok. Politikacıların da başka seçeneği yok. Sıfırdan yepyeni kavramsal haritalar inşa etmelerini bekleyemeyiz. Memleketin tarihinden devreden ne varsa onu değerlendirecekler. Anahtar kelimemiz de işte bu: Değerlendirme. Haydarpaşa'nın rantı değerlendirilecek mi, yoksa yağmalanacak mı, mesela.
İnsanlığın binlerce yıldır biriktirdikleri sayesinde evinize gelen her bir şeyi değerlendiremeyebilirsiniz. Ne bileyim, televizyon cihazını yağmalamaktan başka şansınız olmayabilir. Ama sahip olduklarınızdan bir mutluluk olsun üretip, kimsesiz bir çocuğun yüzüne gülümseyebilirsiniz. Filan.
***
Memleketin mevcut halinde politika diye bize sokuşturulan meşgale, tarihin rantının yağmalanmasından ibaret. Yani Erdoğan gelecek nesillerden söz ederken bile, aslında, geçmişten devreden ve yüksek randımana sahip olduğu tescil edilmiş fay hattına sondaj yapıyor, Salı günü işaret etmiştim. Her bir musibeti geleneğin terk edilmesinden bilenler ile gelenekten bilenler arasındaki çatlağa...
Velut bir çatlağın üzerine tesis kurmakta bir beis yok. Siyaset, sosyolojinin fay hatlarından toplumun menfaatine bir şeyler hasat etme sanatından gayrı bir şey değil zaten. Güçlü yanları ve zaafları farklı olan sosyal kesimlerin arasındaki gerilimden beslenen bir santral kurarsınız, herkese enerji sağlar, toplumun muhtelif ihtiyaçlarını karşılarsınız. Tarihin rantını değerlendirirsiniz yani...
Ama mesele şu ki, ortada tesis de, enerji filan da yok. Manasını çoktan yitirmiş kavramlardan, gelecekte de işe yarayacak yeni kavramlar imal etmek gibi bir gaile yok. Sadece bitip tükenmeyecekmiş gibi duran bir yağma, bir kavga var. Con Ahmet'in devridaim makinesi gibi çalıştırdı Erdoğan ve Baykal ekürisi bu çatlağı. Kılıçdaroğlu acemi, oyunun hakkını veremiyor. Sondajı derinleştirmek, ta Dersimlere filan dalmak lazım geliyor.
Devridaim makineleri işlemez. Dersimler filan da kifayet etmezdi ya, dua etsinler Evren ve şürekasının imal ettiği siyaset mevzuatına.

<p>Okurlarından gelen 'Kullanmış olduğunuz dil, çoğu kez 'ağdalı ve anlaşılması güç' noktasında gele

'Türkçenin inceliklerini kullanmazsak yok olup gidecek'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Sivas'ta 388 köy yolu kar nedeniyle ulaşıma kapandı

Haftanın Fotoğrafları (08-14 Ocak)