• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
1 Mart 2012 Perşembe

Okul hangi işe yaramaz?

CHP'nin işleri ve Hocalı'yı anma gibi bir yığın mevzu var ama... Şu tuhaf 4+4+4 sayesinde projektörler okul üzerine düşmüşken, fırsatı kaçırmayayım.
Okul ve öğrenme iki farklı şey. Eğitimi hesaba bile katmıyorum.
Ortaöğretimde kaç saat İngilizce dersine maruz kaldınız, bilmiyorum. 'Yes this is a pencil'den daha ileri seviyelere yol alabilmişseniz, muhtemelen, sıradan İngilizce derslerinden çok başka yollardan geçmişsinizdir. Çünkü okul size İngilizce öğretemez. Kimseye öğretemez. O her bir şeyi layıkıyla yaptığını varsaydığınız Japonya'nın okulları, sizden çok daha disiplinle ve öğrenme iştiyakıyla mücehhez olduğunu düşündüğünüz Japonlara da öğretemiyor.
Yani mesele, bizim okullarımızın yetersiz, bizim de tembel ve isteksiz olmamızdan kaynaklanmıyor. Peki, İngilizceden kaynaklanıyor olabilir mi mesela? Yabancı dil öğrenmek çok müşkül bir iş olduğundan okul yetersiz kalıyor olabilir mi? Illich Okulsuz Toplumu, Amerika'da okulda İngilizce öğrenemeyen Hispaniklerin, hayatın içinde kolayca öğrenivermesi üzerinden temellendirmişti.
Illich'i bilmek şart değil. Mesela Trabzon'a bakmak da kafi. Okulda onca saatte İngilizce namına dişe dokunur iki kelam etmeyi öğrenemeyen Trabzonlu esnaf gençlerin neredeyse hepsi, Rus kızları Trabzon'a gelmeye başladıktan kısa süre sonra, dertlerini Rusça ifade edebilir hale geldiler. Aklınıza muzır şeyler gelmişse, o sizin kötü niyetinizden. Çocuklar kızlara mal satmak zorundaydılar. Kızlar da dertlerini Türkçe ifade etmeyi öğrendiler, çünkü Trabzon'da yaşamak zorundaydılar.
Benzer bir hal, Alanya'ya Almanlar yerleşmeye başladığında, sonra Ruslar güney kıyılarını keşfettiğinde de yaşandı. Bu misallerin her birinde, öğrenilen dildeki yeterlilik seviyelerini sorgulayabilirsiniz. Elbette haksız olmazsınız. Kimse bülbül gibi şakıyor değil. Ama mukayeseye esas olan seviye başka bir dildeki edebi veya felsefi metinlerin hakkından gelebilecek seviye değil. Okulun başarabildiği ile kıyaslayın.
***
Mesele yabancı dille sınırlı da değil. Okul, herhangi bir şeyin öğrenilmesi için uygunsuz. Çünkü okul fabrikaya öykünerek, kitle üretimi mantığıyla tasarlanmış bir şey. Öğrenme ise kitle üretimi en az mümkün olan şeylerden biri. Yine de okulda öğrenirsiniz. Çünkü zaten her yerde öğreniyorsunuz. Ayrıca okulda akranlarınızla bir aradaydınız. İnsan zaten en çok da akranlarından öğrenir.
Hayatımızın en özel, en şahsi, en mahrem faaliyetlerinden biri öğrenme. Cinselliği andırıyor. Sadece mahremiyetiyle değil, sağladığı hazzın yoğunluğuyla da... Cinselliği doğurmaya endeksleyen Batılı bakış açısı, öğrenmeyi de bir amaca, meslek edinmeye endekslemiş. Ama öğrenme, yol açtığı netice için değil, kendisi için kıymetli bir şey.
Öğrenmenin prestijinden okula hisse çıkarmaya çalışmak, cinselliğin zenginliğinden geneleve paye çıkarmaya benziyor. Okul bambaşka bir mevzu. Bir yığın işe yarar okul. Öğrenmeye ve meslek edinmeye yaramaz.
***
Bunları hesaba katmadan okul tartışınca olacak olan şu:
Şimdi anlaşılan, ilk dört yılın sonunda değil, ikincisinin sonunda mesleki yönlendirme yapılacak. Çocuklara meslek kazandırma şevkiyle, artık bilemem neler yapılacak. Ama elbette meslek filan kazandırılamayacak. Çünkü dünyada 12 yaşından itibaren kazandırılması gerekip, 16 yaşında insanın karnını doyurmasını sağlayabilecek meslek kalmadı.
Bir vakitler, elimizde Fransızca öğretmenleri olduğu için çocukları Fransızca öğrenmeye icbar ettiğimiz gibi, şimdi de bazı meslekleri edinmiş insanlar var diye, o meslekleri koruyoruz. Korumaya devam etmemiz gerekecek.
Meslek kazandırılamasa da, bir diploma verilecek ya... Yola devam edebilen çocuklar, o diplomayı iplemeyecekler. Edemeyenler tutturacaklar 'bize iş' diye. Meslekleri tedavülden kalkmış olduğundan, onlara sunulacak iş filan olmayacak elbette. Birilerine mevzu çıkacak yani. O gençlerin iş hakkından yola çıkıp gürültü yapabilecekler. Başkalarının hakkını hukukunu gözetmiş olarak, kendilerini iyi hissedecekler.
Okul, çok dolaylı da olsa, bir işe daha yaramış olacak yani.

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!