• $7,4295
  • €8,9968
  • 413.471
  • 1471.39
23 Haziran 2011 Perşembe

Niçin yüzde 50?

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

Köpek görünce yolunu değiştiriyorsa adam, rahatlıkla tahmin edersiniz, köpekten korkuyordur. Aynı şahıs, yanında küçük kızıyla yürürken bir köpekle karşılaşırsa sizi şaşırtabilir. Korkusunu yendiğini veya ilk tahmininizin hatalı olduğunu düşünebilirsiniz. Halbuki yanılmadınız, köpekten hala korkuyor. Ama kızını teskin edebilmek için korkusunu geçici olarak rafa kaldırdı. Yani yapısal özellikler değişmedi ama davranışı tayin edemez hale düştü.
Türkiye 12 Haziran'da benim bildiğim Türkiye olmayı sürdürdüğü halde, bir hedefe ulaşma kastıyla, beklenmedik bir davranış sergilemiş olabilir mi? Neden olmasın? Hepimiz yeri geldiğinde öyle davranırız. Tembel olmadığımız halde tembellik yapar veya çalışkan olmadığımız halde çalışırız. Yalancı olmadığımız halde yalan söyleriz. Filan. Bu tür durumlarda neden öyle davrandığımızı açıklamak kolay olmaz ama niçin öyle davrandığımız kolaylıkla açıklanabilir.
***
Türkiye mesela, 12 Haziran'a büyük bir tehdit algısıyla girmiş olabilir. Algıladığı tehdidi bertaraf etme konusunda AKP'den ciddi beklentileri olabilir. Dolayısıyla, hiç içine sinmese de bir diktatör imal etme riskini göze alabilir.
12 Haziran'da öyle miydi Türkiye? Anketlerde beklenmedik neticeler çıkınca, birçok kişi, ahalinin tercihini 'istikrar sürsün isteniyor' diye okudu. Bu şayia yukarıdan aşağı empoze edilince, zamanla yaygınlaştı. Ama biraz eşeleyenler, 'istikrar sürsün' diyenlerin ciddi bir istikrarsızlık tehdidi algılamadıklarını da, mevcut iktidarın istikrar vaadinin inandırıcı bulunmadığını da görebiliyorlardı.
AKP iktidarının ilk döneminin sonlarında yapılan araştırmalarda tuhaf bir tablo ortaya çıkmıştı. İnsanlar 'Türkiye'nin istikbalini nasıl görüyorsunuz?' diye sorulduğunda oldukça iyimser idiler. Şehirlerinin istikbali sorulduğunda iyimserlik azalıyordu. Kendilerinin ve ailelerinin istikbali sorulduğunda ise iyice azalıyordu. Daha mühimi, Türkiye'nin son birkaç yılda nasıl değiştiği sorulduğunda çok pozitif bir cevaplar alınıyordu. Yaşadıkları şehrin son birkaç yılda nasıl değiştiği sorulduğunda pozitif cevaplar seyreliyordu. Kendileri ve aileleri sorulduğunda ise iyiden iyiye negatif bir tablo çıkıyordu ortaya. Yani doğrudan gözlemlenebilen şeyler pek iyi gitmiyordu ama genele dair olumlu bir kanaat yayılabilmişti.
Mesele şu ki, son dönemlerde bu makas daraldı. İnsanlar kendi hayatlarının olumlu yönde değişmediğini, bundan böyle de iyiye gitmeyeceğini zaten biliyorlardı ama fazladan, ülke geneli hakkındaki kanaatler de hanidir iç açıcı değildi.
Tehdit algısı ekonomik olmayabilir de, mesela terör veya bölünmeyle filan alakalı olabilir. Bu durumda da benzer şeyleri söyleyebiliriz. Geçmişe oranla daha ciddi bir hal olduğu kanaati yaygındı ama halin ciddiyeti zaten AKP'den biliniyordu.
***
Ahali bir tehdit değil de, ciddi bir fırsat algılıyor olabilir. Fırsatı kaçırmamak amacıyla, kendisine yakıştıramayacağı tercihlerde bulunmuş olabilir. Ne bileyim, Erdoğan'ın Arap aleminde baş tacı edilmesi ahalinin gururunu okşamış olabilir. Ortadoğu'nun liderliği konusunda bir fırsat görmüş olabilir. Veya sivil bir anayasa için çok hevesli olabilir de, AKP yeterince güçlü olmazsa işin rafa kalkabileceğini hissetmiş olabilir.
Ahalinin ruh durumu öyle de değildi. Bir defa Kıbrıs'ta, Irak'ta yaşananlar, Ermenistan'la ilişkilerin seyri filan, öyle 'van minut' ile örtülebilmiş gibi görünmüyor. Kaldı ki, Mavi Marmara konusunu bile hatırlamak istemiyor millet. Yarısı AKP'ye oy veren milletten söz ediyorum. Öte yandan, isteyen çıkıp ölçer, ahali yeni bir anayasanın şu siyasi konjonktürde imal edilmesi hususunda hiç de hevesli değil.
***
Netice olarak, 46 ruhunun, 83 ruhunun müelliflerinden esirgenen desteğin Erdoğan'a neden verildiğini anlamadığım gibi, niçin verildiğini de anlamış değilim. Ortada bir 2002 ruhu filan yok, öyle değil mi? Yani ahali, mevcut iktidarın DP veya ANAP iktidarları tarafından gerçekleştirilen ölçekte bir iş başarmış olduğunu hissetmiyor.

<p>Peki, koronavirüste son durum ne? Aşılarla ilgili yapılan araştırmalar  bize ne söylüyor? Sürü ba

Aşı araştırmaları bize ne söylüyor?

Öğretmenlere koronavirüs aşısının yapılmaya başlandı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar A-400M hangarını ziyaret etti

Balıkçı ağlarına bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı