• $8,1873
  • €9,7618
  • 457.299
  • 1393.24
21 Haziran 2011 Salı

Neden yüzde 50?

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

Arkadaşlarınızla grup halinde dolaşırken, küçük bir çocuğun aniden yola fırladığına, ona çarpmak üzere olan bir otomobilin son anda durabildiğine şahit olmuş olun. Aranızdan kimin ağlayan çocuğu teskin etmek için seğirteceği, hanginizin anneye, hanginizin otomobilin sürücüsüne çıkışacağı bellidir. Hanginizin buradan bir mizah çıkaracağını, hanginizin bizim milletin adam olmayacağı neticesine varacak uzun tahlillere girişeceğini de bilirsiniz.
Toplum böyle bir şeydir. Kalabalıktan farklı olarak, bir işbölümü vardır toplumda.
Hatta dahası da var. Mesela anneye çıkışmasını beklediğiniz arkadaşınız bir sebeple işini savsaklarsa -belki bir an şaşkınlık geçirirsiniz ama- aranızdan başka biri bu işi üstlenir ve kendi tarzınca ikmal eder.
Toplum böyle bir şeydir. Her ölçekteki her toplumun belirli bir kişiliği olur. Her toplum belirli bir davranış sergiler. Siz arkadaş grubunuzun böyle bir kişiliği olduğunun farkında olmayabilirsiniz. Ama sizi düzenli olarak dışarıdan gözleyen biri, hangi olaya nasıl reaksiyon göstereceğinizi az çok tahmin eder. Şehrinizdeki atletizm yarışmalarını seyretmeye gitmeyeceğinizi, ama denk getirebilseniz Angelina Jolie'yi görebilmek için kilometrelerce yolu göze alabileceğinizi bilir. Aranızda atletizm seven olmadığından veya hepiniz kalın dudaklı kadınlara bayıldığınızdan değil...
Reaksiyonların zamanla değişmediğini söylemiyorum. Ama akşamdan sabaha da değişmez.
***
Türkiye mesela bütün iplerin aynı ellerde toplanmasına razı gelmeyen bir toplumdu. 'Kudret yoğunlaşınca hedefe ulaşmak kolaylaşır' diye düşünenler var bu toplumda. Onlar 12 Haziran'da AKP'ye yönelmişlerdir, anlaşılır. Ama tam da onlar AKP'ye yöneldi diye tam aksi istikamette bir hareketlenme olması lazımdı, olmadı.
Mesela 2007'de Cumhurbaşkanlığı seçimi kilitlendiğinde milletin sergilediği ve 'ahali mağduru sever' diye özetlediğimiz tutum, aslında, pekala kudreti dengeleme kararlılığının bir tezahürü olarak da okunabilir -ki ben zaten öyle okurum.
Türkiye'de mesela kimseye yer yok hanidir. Kimse kendisine veya çocuklarına bir istikbal hayal edemiyor. Memlekette ufacık bir hisse için, teşkilatın neferi olmayı içinize sindirmeniz gerekiyor. Türkiye bunu hazmedebilecek bir toplum değildi. Türkiye mesela tedbirli bir toplumdu. Halbuki Abdüllatif Şener'den Numan Kurtulmuş'a kadar bütün yedek akçeleri bu seçimde harcadı. Elbette temenni etmem ama Erdoğan'a bir şey olacak olsa, sıfırdan bir adam imal etmek gerekecek. Yani imkansız bir iş.
***
Anlaşılıyor mu, bilemedim. Türkiye'nin karakteri hakkında, uzun yıllar boyunca yapılan gözlemlerle oluşturulmuş olan ve milletin bugüne kadarki davranışlarını açıklamakta hemen hiç aksamayan bir dizi varsayımım vardı. O karaktere sahip olan bir toplumun, AKP'ye yüzde 40'ın üzerinde destek vermemesi gerekiyordu. Neden verdi? Ne değişti? Anlamış değilim. Türkiye'nin karakteri hakkındaki varsayımım sadece yukarıda zikrettiğim şeylerden mamul değil elbette. Böyle bir yığın faktör var. Onu da belirtmiş olayım. Ama asıl mühimi, Erdoğan'ın tek adamlığını, memlekette kimseye yer kalmadığını ben söylüyor değilim, ahali söylüyor. AKP'ye rey verenler de dahil...
***
CHP bence, benim tanıdığım Türkiye'den derleyebileceği en yüksek orana bir hayli yaklaştı. Olsa olsa birkaç puan daha alabilirdi. Belki MHP de birkaç puan daha yüksek çıkabilirdi. Beni asıl şaşırtan CHP'nin veya MHP'nin performansı değil. Ufak tefek partileri tasfiye etme, siyaseti bu partilerden arındırma işini neden bu seçimde gerçekleştirdi millet, DP 2, Has Parti 2,5 puan filan alsaydı kim ne zarar görecekti, anlamış değilim.

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü