• $7,4034
  • €9,0163
  • 442.38
  • 1536.82
16 Şubat 2012 Perşembe

Ne görüyorsunuz?

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

Etrafınıza baktığınızda ne gördüğünüzü zannediyorsunuz? Ne varsa onu mu? Yanılıyorsunuz.
Çevrenizdeki cisimlerden yansıyan fotonların gözünüzün retinasına değmesi ile beyninizin o cismin görsel bir algısını oluşturması arasında yaklaşık olarak yüz milisaniyelik bir gecikme var. Bir maratoncunun hızıyla koşuyorsanız, yüz milisaniyede kabaca yarım metre yol alırsınız. Arkadaşınızın size attığı top bir metre mesafe kat eder.
Yani, eğer beyniniz, retinaya ulaşan fotonlardan kusursuz bir görsel algı oluşturuyor olsaydı, siz topu tutmak için kollarınızı kaldırmaya karar verdiğinizde, top çoktan suratınıza çarpmış olacaktı. Çok da abartılı olmayan bir hızla koşarken yarım metre kadar uzakta gördüğünüz direğe, aslında toslamış olmanız gerekirdi.
Ama direğe toslamıyorsunuz. Topu tutmaya karar verdikten sonra beyninizden kol kaslarınıza yollanan sinyaller de, kaslarınızın o sinyalleri değerlendirip kasılması da bir hayli süre gerektirdiği halde, top suratınıza çarpmıyor. Topu tutabiliyorsunuz. Çünkü beyniniz, kendisine ulaşan sinyallerden kusursuz bir fotoğraf inşa etmek için harcamıyor o yüz milisaniyeyi. Ya ne için harcıyor?
Sıkı durun: Beyniniz, topun yüz milisaniye sonra nerede olacağını hesaplamak için harcıyor o süreyi. Yani şimdi retinaya ulaşan fotonlardan, yüz milisaniye sonraki fotoğrafı çekiyor. Şu anda olmakta olanı değil, yüz milisaniye sonra olacak olanı görüyorsunuz. Ve siz gördüğünüzde, o yüz milisaniye de geçmiş oluyor.
***
Eğer arkadaşınızın size yönlendirdiği top aniden yön değiştirmezse, mesele yok. Hatta eğer beyninizin yorumlamayı bildiği esaslara göre yön değiştirirse yine mesele yok. Ama -son Dünya Kupası'ndan bu yana kullanılan futbol topları gibi- havada slalom yaparsa mesela, siz topa uzandığınızda, o bambaşka bir yerde olabilir yani. Çünkü -tekrarlayayım- siz topu olduğu yerde değil, olması gerektiğini zannettiğiniz yerde görüyorsunuz.
Kaddafi oradaysa, onun mevcudiyetinden fena halde rahatsız olsanız da, kafanızda Libya diye bir problem olmaz. Çünkü Libyalıların yarın sabah nerede olacaklarını, ne yapacaklarını bilirsiniz. MİT'in -hiçbirimizin kendisine yakıştıramayacağı- biçimsiz işleri hepimizin adına yapmak üzere orada olduğunu biliyorsanız, hem yapılan işlerden sızlanmayı sürdürebilir, hem de onun mevcudiyetinin sağladığı öngörülebilirlikten faydalanırsınız. Eğer uzun dönemli eğilimler varsa, mesela teknoloji veya enerji kağıtları sanayi kağıtlarına nispetle değer kazanıyorsa, dünya borsalarındaki dalgalanmalar eğlenceli bile olabilir.
***
Hanidir para, olmasını beklediğimiz yerde değil. Bir futbolcu veya şovmen, bir fabrikadan daha çok para kazanabiliyor. Kudret olmasını beklediğimiz yerde değil. Hanidir Britannica'ya değil, Wikipedia'ya müracaat ediyoruz. Otoriteler taşındı. En azından aşındı. Uğruna yıllarımızı verdiğimiz diplomalar, kendilerinden bekleneni sağlamıyor. Uzun laf lazım değil, Tunus'ta Bin Ali, Mısır'da Mübarek yok, gerisini siz düşünün.
Her gün yeni bir krizle uyanıyor olduğumuzu düşünüyorduk. Hanidir günde birkaç kriz yaşıyoruz gibi geliyor. Öyle değil. Yirmi yıldır hep bir ve aynı krizi yaşıyoruz. Topa kollarımızı uzatıyoruz, top yok. Dönenip topu arıyoruz, başka birinin ellerinde buluyoruz. Onu dövüp topu alıyoruz, arkadaşımıza atıyoruz. O da kollarını uzatıyor ve... Tutamıyor. Yeniden bir aranma, yeniden bir dövüş, filan. Bu işlerin her birini ayrı bir krizmiş gibi değerlendiriyoruz.
Halbuki bir tek kriz var. Dünya, bizim bildiğimiz esaslara göre davranmıyor hanidir. Onu kendi bildiği esaslara göre davranmaya zorlayanlar kaybedecek. Zaten kaybediyorlar. Dünyanın nasıl davranmaya başladığını anlayanlar hayatta kalacak.

<p>Merkez Bankası Para Politikası Kurulu faiz kararını açıkladı. Yüzde 17 olan politika faizi artmad

Yılın ilk faiz kararı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Binlerce su maymunu taşkın nedeniyle Edirne'ye geldi

Simpsonlar yine şoke etti! Bunu da bildiler