• $7,3452
  • €8,9409
  • 437.399
  • 1536.11
17 Kasım 2011 Perşembe

Çözüme problem uyduramamak

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

Futbolu çok seviyorum. Hayatı anlamaya müthiş yardımcı oluyor. Mesele Hiddink'in gelişi gidişi... Futbolu, hayatı, hatta kendi akıllarını pek sevmeyen, kendilerine akıl niyetine sokuşturulmuş şeye ise tapınan bizim okumuş çocukları deşifre etmek için ne kadar uygun. O okumuş çocuklar ki, akıl niyetine istihdam ettikleri o şey uğruna, kendileri dahil her şeyi kurban edebilirler.
Futbol futboldur. Dünyanın her yerinde aynı kurallarla oynanır. Fakat dünyanın hemen her takım gibi takımı başka bir şey oynar mesela. Futbol, tıpkı hayat gibi çeşitlidir yani. Hayat apaynı kurallardan çeşitlilik imal edebildiği için hayattır. Futbol da aynı sebeple hayatın müthiş bir metaforu...
Tolstoy 'Mutlu ailelerin hepsi birbirine benzer, mutsuz ailelerin mutsuzluğuysa kendine özgüdür' diye girmişti Anna Karenina'ya. Bu hesapça, her futbol takımı bir başka mutsuz ailedir. Mutluluk saplantısıyla iğdiş edilmiş, Platon'dan mülhem bir mükemmellik, bir kusursuzluk ile mutluluğu eşleştirmiş iseniz, futbolun zenginliğine saygı duymanız elbette müşkül.
Zannediyorsunuzdur ki muhtemelen, mesela Apple'ın müstekbir yönetim binasında her şey yolundadır. Steve Jobs'un işlediği onca büyük günahın hiçbirine şahit olmadığınız için, bu illüzyonu sürdürebilirsiniz. Öte yanda ise, Messi bile gol kaçırır ve gol kaçırdığını sizden saklayamaz. Futbolda her şey göz önündedir. Her maç, Platonik illüzyonun ne kadar zırva olduğunu tokat gibi yüzünüze çarpar.
Eğer o hepsi birbirinin aynı mutlu ailelere tapınan koro çocuklarındansanız, futbola elbette katlanamazsınız. Futbolun başka başka oynanmasına da tahammül edemezsiniz elbette. Futbolu dizginlemeniz, zapturapt altına almanız gerekir ki, size durmadan hayatı hatırlatıp durmasın. Hayatınızı manasız bir kusursuzluk hayali uğruna harcadığınızı unutabilmenize mani olmasın.
***
Bizim memlekette, aklını kendine akıl niyetine sokuşturulmuş şeye kurban etmiş okumuş çocuklar, yüz elli yıldır, her probleme bir çözüm ithal etme telaşındalar. Hiddink, futbol dünyamız için hayal edilebilecek en ideal çözümdü. Futbolun Steve Jobs'ı...
Her defasında olduğu gibi, bu defa da çözüm probleme uymadı. Yine bizim başımız ağrıyacak. Kendi çözümlerini suçlamayacaklar, yine bizi aşağılayacak, bize sövecekler. Problemlerimizin bile evrensel ölçülere uymadığını, Güney Kore'de, Avustralya'da işe yarayan çözümün bizim problemlerimiz karşısında aciz kaldığını söyleyecekler.
Hiddink'in aklı, bizim okumuş çocukların akla saydıkları şeyle aynı soydan geliyor. Elinde bir anahtar var. O anahtar kilidi açmazsa kilidi suçluyor. Giderayak buyurduğuna göre, başarılarımız tesadüf”ymiş. Öyledir zahir. Lakin Hiddink'le yaşadığımız başarısızlığın hiçbir tesadüf” yanı yok. O tamamıyla öngörülebilir ve garantili bir başarısızlıktı.
Hiddink'in aldığı neticeler umurumda değil, oynattığı futbol, hayatını futboldan kazanan herkes için utanılması gereken bir performanstı. O, bizim utanmamız gerektiğini ima ediyor. Yüz elli yıldır alışığız biz bu hale. Her nasılsa bir çözüm öğrenebilmiş olan herkes, hayatın kendisine çözümünü bildiği problemi sormamasının faturasını bize çıkarır zaten.
Her alem kendine özgüdür. Çözüm gibi çözümler bir alemden öbürüne taşınamaz. Apple'ın yaptığını yaparak Apple olamayacağınız gibi, Güney Kore'de işe yarayanı Türkiye'de yaparak dişe dokunur bir iş de başaramazsınız.
İyi ki öyledir.

<p>Terör örgütlerini silahlandıran Brett McGurk'ün adının ortaya çıkması, terör örgütü DEAŞ'la kariy

Biden yönetimi göreve hızlı mı başladı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Sosyal medyada en çok paylaşılan mantık soruları

Mutfakta işinizi yarayacak pratik bilgiler! Yumurtayı pişirirken içine buz atarsanız...