• $7,4099
  • €9,0277
  • 441.857
  • 1542.45
13 Eylül 2011 Salı

Çin

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

Şimdiki gençler de yaşıyor mu bilmiyorum ama biz büyürken geceler boyu tartışılırdı. En makbul mevzulardan biri, kantitatif değişimin ne vakit, hangi şartlarda kalitatif bir dönüşüme yol açtığı idi. Periyodik olarak, olmayacak vesilelerle gündeme gelirdi.
Kantitatif değişimin -yani büyümenin- sonsuza kadar sürecekmiş gibi göründüğü bir dünyada yaşıyorduk. Biri çıkıp bütün kalitatif dönüşümlerin tamamlanmış olduğunu iddia etse, eldeki verilerle ve kavramsal araçlarla onu çürütmek pek de kolay değildi. Yine de kimsenin aklına böyle bir iddia gelmiyordu. Çünkü inanıyorduk, bir gün gelecek, içinde yaşadığımız dünya değişecek. Dünya sadece elimizdekinin daha büyüğü olmakla kalmayacak. Mahiyet olarak farklı bir dünyanın gerçekleşeceği gün, önüne sonunda gelecek.
O gün geldi. Ve hepimizi iflah olmaz birer muhafazakar olarak buldu.
***
Biz büyürken, kalitatif dönüşüm arzulanacak bir şeydi. Hatta belki de arzulanmaya değer tek şeydi. Aslında arzulamakla yetinmeye de niyetimiz yoktu, bir an önce gerçekleştirmeliydik. Muhtemelen bizim de katkımızla, dünyada her şeyin mahiyetinin değişiyor olduğu bir dönem nihayet geldi. Ve biz, her nasılsa, hazırlıksız yakalandık.
Neden bu kadar hazırlıksız ve bu kadar gönülsüz yakalandık? Bana kalırsa bir tek sebebi var. Mahiyet dönüşümünün bizim planladığımız gibi olacağını varsayıyorduk. Planlamadığımız, kontrol edemediğimiz süreçleri yönlendirmek konusunda hiçbir zihinsel ve ruhsal hazırlığımız olmadı. Halbuki kantitatif değişimlerin aksine, kalitatif dönüşümler planlanamıyormuş, zuhur ediyormuş.
***
Çin, miadını doldurmuş bir dünyanın devasa ölçeklerde büyütülmüş bir hali. Şanghay, New York'un yapamadığını yapmakla değil, New York'tan sonra en çok gökdelene sahip olmakla övünüyor. New York'tan başka bir şehir olmayı da değil, New York'tan daha çok gökdelene sahip olmayı hedefliyor.
Asıl acıklı olanı şu: Şanghay'daki Kent Müzesi'nin girişinde, Çinlilerin barutu, pusulayı ve şimdi hatırlamadığım iki şeyi daha bulduklarını söyleyen küçük bir panodan sonra, Şanghay'ın kolonyalist tarihini sergileyen gösterişli vitrinler yer alıyor. Kolonyalist dönem bitince müze de bitiyor. Şanghaylılar sanki cumhuriyet ve komünizm dönemlerinden utanıyorlar gibi...
Halbuki Çinlilerin kolonyalist dönem öncesinde insanlığa kazandırdıkları şeylerin özetlenmiş bir listesi bile sayfalar tutar. Ve Çinlilerin kolonyalistleri ülkelerinden sepetleyip, dünyada tutunmak için sergiledikleri çaba, yaratıcılık ve kararlılık da, son derece saygıdeğer bir tarih teşkil ediyor.
Görünen o ki, Çinliler kalitatif dönüşüm imkanlarını araştırmaktan çoktan caymışlar. Yordamı bilindiği için garantili görünen bir kantitatif değişime kendilerini adamışlar. Kolonyalistlerin zaten yaptıklarını, sadece daha büyük ölçekte tekrarlamaktan başka kaygıları yok.
***
Ve bu haliyle Çin, gidip gören herkesin anlata anlata bitiremediği bir efsane. Gidip görmeyenler, gerçekleşen kantitatif değişime zaten hayran. Çünkü hepimiz muhafazakarız. Hepimiz mahiyet değişimini defterimizden sildik. Planlayabileceğimiz, ölçebileceğimiz, kontrol edebileceğimiz değişimlerden başkasına gözlerimiz ve gönüllerimiz kapalı. 
Benden duymuş olun, dünya mahiyet değiştiriyor. Ve yine benden duymuş olun, Çin, batmakta olan bir tekneye binmeye çalışan bir devden başka bir şey değil. Herhalde muradı bu değil ama insanlığa son bir büyük hizmet daha yapıyor. Her yanından su alan, birkaç gün daha yüzebilmesi için akla sığmaz çaba harcanan tekneye Çin olanca cesametiyle binince, o tekneyi yüzdürmek iyice zorlaşıyor. Çin, artık batması gereken teknenin batışını hızlandırıyor. Ve batırdığı tekneyle birlikte batacak.
Çin'den artık bir şey olmaz. Olacaksa, mesela Hindistan'dan olabilir bakın.

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı çıkışı basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Erdoğan

Kafe ve restoranlar ne zaman açılacak? Başkan Erdoğan açıkladı!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Amasya'da mamutlara ait olduğu değerlendirilen fosiller bulundu

Hastane kapısında 5 gün sahibini bekleyen vefalı köpek Boncuk, dünya basınında