• $8,2676
  • €10,0619
  • 487.739
  • 1441.33
09 Haziran 2013 Pazar

Sosyal yardım 10 yılda üçe katlandı yılda 20 milyar lira ‘tembelleştiriyor’

Türkiye’de bugün büyük bir kitle aldığı sosyal yardımları kaybetmemek içinde ne çalışıyor ne de iş arıyor. Çalışanlar ise kayıtdışını tercih ediyor. 2002’de GSYH’nin yüzde 0.5’i olan yardım bütçesi bugün yüzde 1.4’e çıktı. Fakat bu yardımlar vatandaşı tembelleştirip, yoksulluk sorunun kalıcı hale getiriyor

Yardım mı yapalım, iş mi verelim? sorusu her sosyal ülkede, üzerinde çok tartışılan bir konudur. Liberaller sosyal yardımların bireyleri tembelleştirdiği iddiası ile yardımların mutlaka belirli şartlara bağlanması gerektiğini savunur. Aksi görüş ise, yoksulluğu çözmeye dayalı bir “sosyal hak” olarak, yardım şeklinde alınan gelirin meşruluğunu ifade eder. 

EN ÇOK EĞİTİME YARADI
Ülkemizde çok sayıda sosyal yardım türü var. Doğrudan parasal yardımlar;  toplum yararına çalışma programlarıyla ihtiyaç duyanlara gelir sağlanması; belediyelerin, vakıfların parasal destekleri; ayni yardımlar, vs.  Bu yardımların bazıları oldukça önemli sonuçlar doğurabiliyor. Örneğin, kız çocuklarının okula gönderilmesi şartına dayalı nakit yardımı yoluyla, çok sayıda çocuk ve genç eğitime kazandırıldı. Kız çocuklarını okula göndermeleri karşılığında, belirli bir gelir elde eden aileler, geri kalmışlığın ve eğitimsizliğin azalmasına neden oluyorlar. Yani, iyi planlanan, uygulanan ve denetlenen sosyal yardımlar bu örnekteki gibi, çok olumlu gelişmeler meydana getirebiliyor.   
Sosyal yardım alan çalışmak istemiyor, işsizlik bu nedenle gerçeği yansıtmıyor. 
Ancak sosyal yardımların çeşidi ve sayısı fazlalaştıkça, aslında çalışabilecek ve iş bulabilecek durumda olan bireylerin, bu sosyal yardımların kesileceği düşüncesiyle çalışma yaşamına girmek istememeleri sorunu ortaya çıkıyor. 
Türkiye’de Şubat 2013 verilerine göre 1.853.000 kişi ailevi ve kişisel nedenlerle iş aramıyor ve çalışmaya hazır değil. Bu gruptakilere baktığımızda, aldıkları sosyal yardımlar ve işgücü piyasasındaki düşük ücretler nedeniyle iş aramak yerine, bu sosyal yardımlar ile geçinmeyi tercih ettiklerini görüyoruz. Çalışmayanların %6’sı bu nedenle iş aramıyor. 

Yardım alan kayıtdışı çalışıyor

 Aldıkları yardımların kesilmesi endişesiyle iş aramayan grup, , iş arar durumda olmadıkları için “işsiz” kapsamına girmiyor ve böylelikle Türkiye’deki işsizlik rakamlarının gerçekten daha düşük görünmesine neden oluyorlar.  Çoğu kez vatandaşlar, aldıkları sosyal yardımların veya işsizlik ödeneklerinin kesilmemesi için, sigortasız çalışmayı tercih ediyor. Son 3 yıl içerisinde istihdamı arttırmak noktasında olumlu adımlar atıldı. Ne var ki Türkiye işgücü piyasası, işgücüne dahil olmayanların sayısını bir türlü azaltamadı. Bu da istihdam ve işsizlik verilerinin aslında gerçekleri yansıtmadığını gözler önüne seriyor.

 

Yardımlar yoksulluğu kalıcı hale getiriyor
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın istatistiklerine göre, 2002’de GSYH’nin %0,5’ini oluşturan yardımlar, 2012’de yüzde %1,4’e ulaşmış. 2013 martında ise sosyal yardımlar 20 milyar TL.’ye çıktı. Yardım miktarı artıyor ama yardım alanlar çalışmıyor.  Yani Türkiye’deki yardımlar, bireyleri tembelleştirip, yoksulluk sorununu kalıcı kılıyor.

26.000 kişi işe yerleşti
Aile ve Çalışma Bakanlığı arasında imzalanan protokole göre sosyal yardım alanlar İŞKUR’a yönlendiriliyor. Buna göre  Mayıs 2013 sonunda İŞKUR’a 1.067.498 kişi yönlendirilmiş. Bu kişilerden 111.271’i iş görüşmelerine gitmiş, 26.000’i işe yerleştirilmiş. 61.728 kişi ise İŞKUR kurslarına gitmiş. 

 

<p>Avrupa sevdalısı aydınların asıl derdi ne? Neden bir  Avrupalı'dan daha 'Avrupa'cılar'? Avrupa öz

Avrupa'yı bize ışıltılı tablolar gibi çizenler kimler?

NATO tatbikatına katılacak askerler yola çıktı

Demirspor, Süper Lig'e çıktı; Adanalılar çıldırdı!

Filistinli gençler, İsrail'in saldırılarını balonlarla protesto etti