• $13,4611
  • €15,2767
  • 796.133
  • 2042.08
17 Şubat 2013 Pazar

Gerçek işsizlik oranı % 15.4 Neden mi?

Cuma günü TÜİK, 2012 yılının Kasım ayına ilişkin işgücü piyasası verilerini açıkladı. Buna göre Türkiye'de işsizlik oranı %9,4. Yaz ayları sonu itibarı ile beklediğimiz artışın meydana gelmesine rağmen, işsizlik halen tek hanelerde. Ancak bu oranın gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığı üzerinde endişeler var. TÜİK'in istatistiklerine göre Türkiye'de işgücü içerisinde değerlendirilen her 10 kişiden yalnızca 1'i işsiz. Bu rakama bakıldığında ve özellikle krizdeki Avrupa ülkeleri ile mukayese edildiğinde, iyimser bir tablo çizmek mümkün. Ancak gerçekten durum bu mu, ölçümlerde gözden kaçırılan bir husus yok mu sorusu akıllara geliyor. 

HESAP NASIL YAPILIYOR

TÜİK, işsizlik ölçümünü hane halkı işgücü anketleriyle yapıyor.  Bu ölçümü gerçekleştirirken üzerinde uzlaşmaya varılmış bazı tanımlar esas alınıyor. TÜİK'e göre, bir kişinin işsiz olarak değerlendirilebilmesi için öncelikle işgücü içerisinde bulunması gerekiyor. Peki, işgücü içerisinde bulunmak ne anlama geliyor? Bir işte çalışanlar ve çalışmak üzere iş arayanlar işgücü kavramını oluşturuyor. Yani, iş aramayan kimseler işsiz olarak değerlendirilmiyor. Buna göre, işsiz olarak değerlendirilmeyen sayıca büyük iki grup var ve bu kişilerin işsiz olarak değerlendirilmemeleri, işsizlik oranı üzerinde yanıltıcı etki yapıyor. Bunlardan ilki; iş arar durumda olmayıp da fırsat olsa çalışmaya hazır olanlar. Diğeri ise; iş bulma ümidini kaybetmiş olanlar. Bu iki grup işgücü içerisinde değerlendirilmedikleri için TÜİK'e göre işsiz olmaları da mümkün değil. 
TÜİK'İN, 'çeşitli nedenlerle iş arar pozisyonda olmayan ve anket itibarı ile 2 hafta içerisinde işbaşı yapmaya hazır olmadığını söyleyen kişileri' işsiz olarak görmemesi, bu durumdaki 1 milyon 298 bin kişinin işsiz sayılmaması sonucunu doğuruyor. TÜİK rakamlarına göre, işsiz sayısının Kasım 2012'de 2 milyon 630 bin kişi olduğu düşünüldüğünde, sayıları bu rakamın yarısına yakın kişinin oluşturduğu grubun önemi daha net ortaya çıkıyor.

Bir de 'ümidi kırılanlar' var

'ÜMİDİ kırılmış işsizler (discouraged workers)' olarak nitelendirdiğimiz, iş bulma ümidi olmayanlar ise işgücünden sayılmayan ikinci grubu oluşturuyor. Bu grupta olanlar, 'ben artık zaten iş bulamam' diyerek iş aramayı bırakmış olanlar. Bu kişilerin sayısı yaklaşık 693 bin. Bu nedenle bu kişileri işgücünde değerlendirmemek ve işsizlik hesabına katmamak işsizlik oranının düşük gösterilmesine yarıyor.

Gerçek işsizlik hangi düzeyde

BAHSETTİĞİMİZ bu iki grubu işgücü içinde değerlendirirsek, gerçek işsizlik oranı %15,4 seviyesine çıkacak. Bu oran gerçeğe biraz daha yakın. İşgücü içerisinde değerlendirilmeyen diğer grupların mevsimlik çalışanlar, emekliler, çalışamaz halde bulunanlar olduğu düşünüldüğünde, bahsettiğimiz bu iki grubun farklı özellik gösterdiği hemen görülüyor. Dolayısıyla iş aramayan, ancak 2 hafta içerisinde işbaşı yapabilecek durumda olanlar ve uzun süre iş bulamadığı için iş aramayı bırakan kişiler işgücü içinde değerlendirilmeli.  Ancak o zaman işsizlik rakamları gerçeği yansıtabilir.

En çok merak edilen 6 soru 6 cevap
DUL-YETİM AYLIĞINDA GÜN ŞARTI
l 400 gün primi olan biri vefat ederse eş-çocuklarına aylık bağlanır mı?


- ÖLÜM aylığı bağlanabilmesi için en az 5 yıl sigortalılık ve 900 gün şartı var. Sadece 400 günü olan bir sigortalının eş ve çocuklarına ölüm aylığı bağlanmaz.

EMEKLİLİK BORÇLANMA ÇEŞİTLERİ
l Annemin emeklilik için 1500 güne ihtiyacı var. Bu süreler borçlanılabilir mi?


- BORÇLANMALARDAN en önemlileri doğum, askerlik ve yurt dışı borçlanması. Anneniz için doğum ve yurt dışı borçlanmaları olabilir. Ancak bu borçlanmalar için gerekli şartlar yoksa başka bir borçlanma yapması mümkün değil. 

EŞLERİN VEFAT AYLIĞI HAKKI 
l İki eş de aynı kurumdan emekli. Biri vefat ederse diğeri aylık alabilir mi? 


- EMEKLİ eşlerden birinin vefatı halinde, hayatta kalan eşe, bağlı olunan sosyal güvenlik kurumu dikkate alınmadan ölüm (dul) aylığı bağlanır. Eş emekli olduğundan aylık bağlama oranı yüzde 50'dir. Eş emekli olmasaydı yüzde 75 aylık bağlanacaktı. 

YAŞ BÜYÜTMENİN ETKİSİ
l 1970 doğumluyum. Ancak yaşımı mahkeme kararıyla iki yaş büyüttüm. Sigortalılık süreme etkisi olur mu?


- EMEKLİLİK işlemlerinde, ilk defa sigortalı olunduğu tarihte nüfusta kayıtlı olan doğum tarihi dikkate alınır. Bu yüzden sigortalılık süreniz ve emeklilikte yaş sınırınız etkilenmez. 

'DESTEK PRİMİ ÖDEYEMİYORUM'
l 2005'ten bu yana emekli olduğum halde destek primi ödemedim. Çıkarılan borcu ödeme gücüm yok, ne yapmalıyım?


- DESTEK primi borcunuz varsa, borcunuzu gecikme faizinden ve gecikme zammından kurtularak, gecikme bedeli ile birlikte 36 ayda 18 eşit taksitte ödeyebilirsiniz. Taksitlendirme yolunu seçerek borcunuzu ödemeniz sizin için en  doğru yol olacaktır.

SÜT İZNİ MEMURLAR İÇİN FARKLI
l Kadın memurlara ne kadar süreyle ve günde kaç saat süt izni verilmekte?


- KADIN memura, çocuğunu emzirmesi için ilk altı ayda günde üç saat, ikinci altı ayda günde birbuçuk saat süt izni verilir. Süt izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı hususunda, kadın memurun tercihi esastır. Sigortalı kadınlarda ise durum farklı, sigortalı kadına doğum izni sonrasında bir yıl süreyle günde birbuçuk saat süt izni verilmekte.  Yani süt izni konusunda devlet memuru kadınlar sigortalı kadınlara göre daha avantajlı.

<p>New York Belediye Başkanı Eric Adams. tezgâhın gece geç saatlerde açık olduğunu belirtti. Manavla

New York Belediye Başkanı, Türk manavını seçti

Cam parçalarından evlilik teklifi! Herkes onu konuşuyor

Bu deliğin altında bakın ne var! Gözlerinize inanamayacaksınız

Sarımsağı böyle tüketenler dikkat! Bu hatayı sakın yapmayın