• $8,4399
  • €10,2058
  • 493.12
  • 1441.33
16 Haziran 2013 Pazar

Boza üreten ile otomobil üreten aynı tehlike sınıfında olur mu?

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu yürürlüğe girdiği tarihten bu yana işyerlerinin yeni yükümlülüklerle yüz yüze olduğunu bu köşeden sürekli bildirdik. Kanundaki yükümlülükler, SGK tarafından verilen işyeri sigorta sicil numarası üzerinden şekilleniyor. Yani işyerinizin sigorta sicil bilgileri kanundaki yükümlülüklerinizi belirliyor. Buna göre işyeri tescil bildirgesindeki işyerinizin NACE kodu sizin tehlike sınıfınızı oluşturuyor.
NACE KODU NEDİR?
AB’de Ekonomik Faaliyetlerin İstatistiki Sınıflaması NACE olarak adlandırılıyor. Avrupa’da ekonomik faaliyetlerle ilgili istatistiklerin üretilmesi ve yayılması amacına yönelik bir başvuru kaynağı olarak NACE sistemi kullanıyor ve faaliyet konularına göre işletmelere 6 haneli bir kod veriliyor. Türkiye’de AB’ye uyum çalışmaları kapsamında, NACE kodu uygulanmaya başlandı. 26.12.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği”, işyeri sicil bilgilerinizde yer alan NACE kodunun karşılığı olarak bir tehlike sınıfı belirliyor. Bu tehlike sınıfı ve çalışan sayısı bilgisi işyerinizde hangi tarihten itibaren işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve yardımcı sağlık personeli istihdam etmeniz gerektiğini ve ayrıca bu kişileri ne kadar süre ile çalıştıracağınızı söylüyor. Dolayısıyla iş sağlığı ve güvenliği anlamındaki yükümlülüklerinizin çerçevesi, bu tebliğdeki tehlike sınıfınız doğrultusunda belirleniyor. Çalışma Bakanlığının yayınladığı tebliğ işyerlerini az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli olarak üçe ayırıyor. 2186 NACE kodu içerisinde 926 az tehlikeli, 926 tehlikeli ve 334 çok tehlikeli sınıf kodu bulunuyor. Buna göre NACE kodlarının yüzde 42’si az tehlikeli, yüzde 42’si tehlikeli ve yüzde 16’sı çok tehlikeli sınıfta yer alıyor. Genellikle madencilik gibi sektörler çok tehlikeli sınıfında. Ofis faaliyetlerinin sürdürüldüğü işyerleri az tehlikeli sınıfta.  

Kuru temizleme ile fabrika aynı kefede
Tebliğde yer alan faaliyet kollarından bir tanesinin durumu ise çok daha ilginç. Kuru temizleme alanında gösterilen faaliyetler ‘çok tehlikeli’ olarak belirlenmiş. Ancak kuru temizleme makinesi imalatı yapan fabrika sadece tehlikeli görünüyor. Yani bir yanda makinelerle çalışan ve kuru temizleme faaliyeti yürüten dükkân bulunurken diğer yanda da bu makinelerin imalatını gerçekleştiren ve muhtemelen üretim bantları kullanan fabrika farklı kefelere konmuş.

MALİYETLERİ DE  CİDDİ ARTIRIYOR
Tehlike sınıfının farklı belirlenmesi işyerlerinin maliyetlerini yükseltiyor. Tehlikeli sınıftaki bir işyeri ayda çalışan başına 15 dakika hizmet alacakken, az tehlikeli sınıfta yer alan bir işyeri 10’dan az çalışanı bulunması halinde yılda sadece 60 dakika hizmet alacak. Yani büyük bir bölümü zaten bir ila iki çalışanı olan berber dükkanlarını tehlikeli sınıfta konumlandırmak, berber dükkanının yılda 60 dakika hizmet alması yerine ayda 20 ila 30 dakika hizmet alması sonucunu doğuracak ve bu işyerlerinin maliyetlerini yükseltecek.

Berberler tehlikeli
Bazı işkollarının tehlike sınıfının aynı olmasını anlamak güç. Örneğin, çağrı merkezlerinin faaliyetleri tehlikeli sınıfta. Erkek kuaförleri ve berber dükkanları da aynı tehlike sınıfında. Ama berberlerin kullandığı şampuanı üreten imalathaneler üretim makineleri kullanarak kimyasal madde imalatı yaptıkları halde, çağrı merkezi ve berberler ile aynı risk grubundalar. 

ARAÇ VE OTOBÜS YIKAMAK FARKLI
Balıkçılık, peynir imalatı, boza imalatı, hamallık, manikür – pedikür, hamam – sauna ve genelev gibi iş kolları ile otomobil imalatı aynı tehlike sınıfında yer alıyor. Araç yıkama az tehlikeli sınıfta iken, otobüs yıkamanın çok tehlikeli olması gibi uyumsuzlukların gözden geçirilerek yeniden düzenlenmesi ve her bir iş kolu için matris oluşturularak revize edilmesi gerektiği oldukça açık.

5 SORU 5 CEVAP
İşgücünü kaybeden vergi iadesi alabilir
Soru 1: Geçen yıl böbrek ameliyatı oldum. Bu ameliyat için vergi indirimi alabilir miyim?

Cevap: Vergi indiriminden yararlanmak için en az yüzde 40 işgücü kaybı raporu alınması gerekiyor. Bu raporun Maliye Bakanlığı Sağlık Kurulu’nca onaylanması gerekiyor. Eğer geçirdiğiniz bu operasyon neticesinde yüzde 40 işgücü kaybı raporu alamazsanız vergi indirimi de alamazsınız.

5 yıldan az çalışan kesintiyi alamaz
Soru 2: Ağustos 1955 doğumluyum. 20 Ocak 1976’da devlet memuru olarak Su İşlerinde çalışmaya başladım. 2 yıl 6 ay çalıştıktan sonra 1979 yılında memuriyetten çıktım. Daha sonra sigortalı oldum. Memur olarak çalıştığım sürelerin primlerini geri alabilir iyim? 
Cevap: Emekli Sandığı Kanunu’na göre; 5 yıldan fazla 10 yıldan az hizmet süresi olanlar, talep ederse emekli keseneklerini geri alır. Sizin hizmetiniz 5 yıldan az olduğu için kesenek iadesi almanız mümkün değil.

Kaçak çalıştıran cezasını öder
Soru 3: Emekliyim ama özel sektörde çalışıyorum işverenim emekli destek primini yatırmıyor. Bu durumda cezalı duruma düşer miyim? 

Cevap: İşverenlerin çalıştırdıkları emekliler için destek primini SGK’ya bildirmesi gerekir. İşe girişiniz yapılarak, almış olduğunuz ücretten yüzde 7.5 oranında destek primi kesmesi gerekir. Bu olaydan işveren sorumludur. Ancak işveren sizi kaçak çalıştırdığı için ceza ödeyecek size bir şey olmaz.

Çalışma süreleri ABD için birleşmez
Soru 4: Halen ABD’de bir yazılım firmasında çalışıyorum. ABD’ye gitmeden Türkiye’de 2 yıl 7 ay sigortalı çalışmışlığım vardı. ABD’de çalıştığım süreleri Türkiye’deki süremle birleştirebilir miyim? 
Cevap: Hizmet sürelerini birleştirmek için çalıştığınız ülke ile Türkiye arasında “ikili sosyal güvenlik anlaşması” bulunması gerekiyor. Ne var ki sizin durumunuzda ABD ile aramızda sosyal güvenlik anlaşması bulunmadığından hizmet sürelerinizi birleştirmeniz söz konusu değil. Diğer yandan, ABD’deki çalışma sürelerinizi, Türkiye’de istediğiniz zaman borçlanabilirsiniz. 

Ölüm aylığı her koşulda bağlanır
Soru 5: Eşimle ikimiz Maliye’den emekli olduk. Eşlerden birinin ölmesi durumunda maaşı diğerine kalıyor mu? 
 Cevap: Emekli eşlerden biri öldüğünde, hayatta kalan eşe, bağlı olunan sosyal güvenlik kurumu dikkate alınmadan ölüm (dul) aylığı bağlanır. Eş emekli olduğundan aylık bağlama oranı yüzde 50’dir. Eş emekli olmasaydı yüzde 75 aylık bağlanacaktı. Emekli eşlerden birinin vefatı halinde hayatta kalan eş, kendi aylığı yanında eşinden dolayı da dul aylığı alır.

 

 

<p>Yoğun diplomasi trafiği yürüten Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün  Rusya Devlet Başkanı Viladimir Putin

Bayram sonrası kontrollü normalleşme nasıl olacak?

Şırnak Valisi Pehlivan, Cudi Dağı'nda konuşlu üs bölgelerinde incelemelerde bulundu

Bayram alışverişinin kalbi Eminönü ve Mısır Çarşısı sessiz

Toroslar'da baharla yeşile bürünen yaylalar görenleri kendine hayran bırakıyor