• $ 6,0496
  • € 6,5572
  • 307.678
  • 120792
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Bunları da yazacak mısınız Sayın Gül?

Sayın Abdullah Gül, hatıralarını yazdırıyormuş... O şanslı yazarın kimliğine ulaşamadık. İnşallah Ahmet Sever değildir... Ki, Abdullah Gül eksenli şer haberlerin çoğu onun kaleminden çıkmıştır.

Ben de Ahmet Sever olduğuna ihtimal vermiyorum.

Uysal ve her denileni raptedecek bir yazardır.

Hemen hatırlatalım:

Hatıralar “zamana yayılarak” yayınlanacak... Önce (herhalde) birinci cilt çıkacak, konjonktüre ve gelişmelere göre ikinci, üçüncü ve belki dördüncü ciltler eklenecek.

Bu da şöyle olacak:

Sayın Abdullah Gül, kitabını tamamlamayı, AK Parti iktidarının bitimine saklayacak. Ki, “Ben haklıydım... Gördünüz, ne kadar isabetli kararlar almışım” diyebilsin.

Buradan da anlaşılacağı üzere, Sayın Gül “kötü akıbet” bekliyor. Dava arkadaşları ve eski partisi ne kadar kötü akıbetle sınanırsa, o derece mutlu olacak.

Ben de şunu merak ediyorum:

Sayın Abdullah Gül ne yaşamış, hangi badirelerden geçmiş, hangi zorlu sınavları vermiş ki, dönüp bunları kitabında dercedecek? Çankaya’da kuzu kuzu oturup iç çekmek dışında (Ahmet Sever kitabında böyle yazıyordu... Erdoğan icraattan icraata koşarken, Sayın Gül Çankaya’da olup bitenleri iç çekerek izliyormuş...) ne yapmış, çok merak ediyorum.

Sayın Gül açısından “yazılacaklar” oldukça sınırlı.

En fazla, “Arkadaşlar lütfetti, birden kendimi Çankaya Köşkü’nde buldum” diyecektir.

Çünkü bunun bile mücadelesini vermedi.

Bekledi...

Sadece bekledi...

Beklerken, kendini, istikbalde olacaklar konusunda garantiye almayı ihmal etmedi.

Yani?

Yani “gördüğü lüzum üzerine” AK Parti Cumhurbaşkanlığı adaylığından istifa ettiğini açıkladı. (CHP’nin ve Anayasa Mahkemesi’nin tazyikine ancak bu kadar dayanabildi.)

Dikkatinizi çekerim:

Dava arkadaşları sırf Gül’ün adaylığı gerçekleşsin ve Cumhurbaşkanı olabilsin diye (darbe tehdidine karşı) kelle koltukta savaşırken, Sayın Gül bütün iddialarını ve adaylığını terk edip kaçıyor.

Sonrasında ne olduğunu hatırlatmayayım.

Sayın Gül’ün yüzü kızarır.

Sonrasında şöyle bir şeyler oldu:

Dönemin Başbakanı Erdoğan “erken seçim” kararı aldı ve halkın oyuyla 367 bariyerini yıktı.

Bir diğer ifadeyle, “risksiz” bir seçim alanı oluşturdu.

Sayın Gül “risksiz” alan görür de, durur mu?

İstifa etmiş bulunduğunu bir kenara iterek hemen kendini ön plana attı: “AK Parti Cumhurbaşkanı adayı arıyorsa, ben buradayım. Hem, adaylık benim için müktesep haktır” diyerek arkadaşlarının elini kolunu bağladı ve kendisini zorla Cumhurbaşkanı seçtirdi.

Bu adam, “hatıralarını” yazıyormuş...

Hatıralarında “risksizliğe” olan düşkünlüğünü de dile getirecek mi, çok merak ediyorum.

İki kez “dava arkadaşlarını” satmıştı.

Bunları da yazacak mı?

Satışlardan ilki, 17/25 Aralık sürecindeydi...

Sorulan bir soru üzerine (“Çankaya’nın da yasa dışı dinlendiğini düşünüyor musunuz?” sorusu üzerine), “Benim korkacak bir şeyim yok, dinlesinler” cevabını vermişti.

Verilecek cevap şuydu oysa: “Yasa dışı dinleme yapmak hem kanunen, hem ahlaken suçtur.”

İkinci satışın tarihi yeni...

Bir üniversitede yaptığı konuşmada, “İçişlerinizi düzenlemezseniz darbe ve dış müdahale kaçınılmaz hale gelir” demiş, 15 Temmuz girişimine zımnen onay vermişti.

HDP Önünde Eylem Yapan Bir Anne Daha Evladına Kavuştu

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Çağın hastalığına karşı dikkat! İşte bilinen 7 yanlış...

Tarlasını sürerken buldu, hemen jandarmaya haber verdi