• $7,3794
  • €8,977
  • 442.359
  • 1548.04
22 Aralık 2020 Salı

Usta Konuşmak İstiyor

Bazı kitaplar vardır, okur, geçersiniz.

Son sayfayı çevirdiğinizde içinizde bir duygu, bir tortu bırakan kitaplar...

Sonra, zihnin dip köşelerinde bir sandığa kaldırılır...

Bazı kitaplar da vardır ki sizi en gizli yerinizden yakalar, tutar, bırakmaz, sarsar...

İç denizlerinizin kayıp kıyılarından köpük köpük dalgalar getirip bırakır kucağınıza...

Bu saatten sonra sanki kitap sizi okumaya başlar...

Surda bir gedik açılır ve rüzgar içinize dolar...

Ali Ayçil’in yeni çıkan ‘Usta Konuşmak İstiyor’ (Dergah Yayınları) adlı deneme kitabını okurken bunları hissettim.

Bu bir deneme kitabı ama ben ‘hikaye’ kitabı olduğunu düşündüm.

Ali Ayçil biriktirdiği gözlemlerini, izlenimlerini, duygu dünyasını incelikle ve ustaca anlatıyor.

Sadece insanı anlatmıyor, mevsimleri, otel odalarını, öğrenci yurtlarını, bahçeleri, kuşları, ağaçları ve daha nice tanıdıkları...

Serde şairlik var, hikaye yazarlığı da var.

İşte tüm bu kuşanmışlıklarla dolu bir yazarın kaleminden çıkan metinler, bulduğu her çatlaktan bir sızı gibi giriyor.

Hiç konuşmadığı, ancak bir işletmenin mutfağında uzaktan gördüğü bir kadının muhtemel hikayesini anlatırken, emekçi kadın size çok tanıdık geliyor, empatinin patikalarından geçiyorsunuz.

Şairane gözlem gücüyle, o emekçi kadını tanıdık kılıyor size Ayçil; birlikte hisleniyorsunuz.

Eşyayı, zamanı, şehirleri, günleri, mevsimleri, kuşları, ağaçları hatta ev terliğini bile mevzuya dahil ederek bir yanlızlık senfonisi besteliyor.

Gittiği bir kahvede, kendinden önce aynı masaya oturanların neler konuşmuş olabileceğine takılıyor kimi zaman.

Giderken arkalarında bıraktığı boşluğa dönüp bakanların hikayesine ortak ediyor sizi.

Şu kükücük bedenimizin içinde akıl almaz büyüklülte bir dünyanın daha var olduğuna ve tıpkı dışımızdaki dünya gibi, içimizdekinin de engebeleri, bereketli ovaları, çölleri, yolları, yıldızlı gökleri olduğuna ikna ediyor.

İşte bunları ustalıkla hatırlatıyor Ayçil.

Sadece dışarıda yolculuklara çıkmaz, içeride de yolculuklara çıkarız. İçimizde de pek çok engele takılıp görünmez bir yerlere yuvarlanırız, dünyanın çölleri ne kadar meşakkatliyse, ruhun çölleri de en az o kadar meşakkatlidir.’

Hülasa, içimizde hapsolmuş cümleleri kafesinden çıkarıyor Ayçil.

Hani, kendisini çok iyi tanıdığını söyleyenler bile, kişilikleri üzerine yapılan yorumlara sırt çeviremezler ya...

İşte öyle dikkat kesiliyorsunuz.

Özellikle kişi ve durum hikayeleri anlatmada çok başarılı Ayçil.

‘Usta Konuşmak İstiyor’ kitabı içimizdeki katmanlara iniyor, duygu dünyamıza adeta bir arkeolog eliyle dokunuşlarda bulunuyor.

Hassas ruhlara mahsus gözlem gücü ve duygu birikimlerini yazıya dökme becerisi bu.

Kitabı okurken elimden kalem düşmedi; ne çok cümlenin altını çizmişim...

Dedim ya bazı kitaplar vardır, adeta onlar sizi okur; iç denizlerinizde savunmasız yakalar, tutar, bırakmaz, sarsar...

<p>Çevre dediğimiz hadisenin sadece devletlere bırakılamayacağını söyleyen Oğuzhan Bilgin, konuya il

'Çevre, dünya ve tabiat bize emanet olarak bırakıldı'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dünyanın en saçma yasakları! Bunları ilk kez duyacaksınız

Pompalı tüfekle polisten kaçan zanlının yakalanma anı güvenlik kamerasında