• $8,5492
  • €10,0853
  • 495.469
  • 1351.59
15 Haziran 2021 Salı

Müslüman İstanbul'un hafızası

Şehir ve tasavvuf kültürü yahut sosyal tarihle ilgilenen kim varsa Cemaleddin Server Revnakoğlu'nun adına bir vesileyle denk gelmiş, işitmiştir.

1909'da İstanbul'da doğan Revnaklıoğlu, 1968 yılında vefat ettiğinde, geride 350 dosyadan oluşan bir arşiv bıraktı; belki daha da fazlası...

Erzurumlu İbrahim Hakkı ve Marifetnamesi, Veysel Kareni ve Üveysilik, Eski Sosyal Hayatımızda Tasavvuf ve Tarikat Kültürü bilinen kitaplarıdır.

Ancak onun asıl 'hayat kitabı' o geride bıraktığı 350 sayfalık dosyada gizliydi.

İşte bu dosyadan Prof. Dr. Mustafa Koç'un sayesinde şimdilik iki cilt halinde yayınlanan bir İstanbul kitabı çıktı.

Ama ne İstanbul... Süleymaniye'nin raflarına hapsolmuş bir arşivi başarıyla ve okunabilir bir dille gündemimize taşıyan Mustafa Koç'un ayaklarını yerden kesen bir İstanbul...

Kitap için 'Aldı başımı gitti' diyor Koç.

Fatih Belediyesi'nin katkılarıyla( şimdilik) iki cildi yayınlanan ve beş ciltte tamamlanması planlanan "Revnakoğlu'nun İstanbul'u-İstanbul'un İç Tarihi: Fatih" adlı eserin özelliği ne peki?

Eser, Osmanlı'nın son, Cumhuriyet'in ilk yarım yüzyılına tanıklık ediyor; Yedikule, Topkapı, Şehremini, Samatya, Kocamustafapaşa, Aksaray, Mevlanakapı, Belgradkapı, Yenikapı, Silivrikapı, Haseki gibi semtlerin mimariden kültürel dokusuna kadar zengin bilgiler içeriyor.

"İstanbul, sırlarını istidadı, müktesebatı olanlara açar' diyor Prof. Dr. Mustafa Koç ve ilginç bir tespitte bulunuyor: İstanbul'u anlatanlara bakıyorum, medreseyi görmeden, medrese malumatına hakim olmadan, tekkenin meydanına girmeden, zikrini duymadan, şeyhini, halifesini anlamadan, camide soluklanmadan, hutbesinde hatibini duymadan İstanbul, nasıl anlatılabilirdi ki?

Kadim İstanbul'u anlatan metinler biraz zalimceydi.

Reşat Ekrem Koçu merhumun İstanbul ansiklopedisini okuyordum ve İstanbul'u biraz lanetli bir şehre çeviriyordu üslubu. Biraz Sodom ve Gomore'ydi anlattığı. İnsanı rahatsız eden bir dünya.

Ahmet Rasim'i okuyordum, İstanbul'u en iyi bilenlerdendi ama İstanbul biraz meyhaneye dönüyordu onun kaleminde. İstanbul'un bir cephesini, bir zaviyesini daha tebarüz ettirerek anlatıyorlardı.'

Koç'un dikkat çektiği gibi; belli ki Cumhuriyet, İstanbul'u İstanbul yapan üç mühim değeri biraz geride tutmuştu.

Biraz cami, büsbütün medrese geride kalmıştı, tekke de artık esamesi okunmayan bir müesseseydi.

Oysa İstanbul'da insanın inşa edildiği, sokağın ve mahallenin abad olduğu, beslediği kıymetlerin en çok dahil olduğu bu üç mekan değil miydi?

İstanbul camiydi,medreseydi ve tekkeydi; İstanbul her şeydi şüphesiz, ama en çok bunlardı.

Reşat Ekrem Koçu'dan Ahmet Rasim'den farklı olarak Revnakoğlu'nun kitabına gelince...

Eyüp ve Haliç, ardından bütün bir Boğaz, ardından Marmara'dan Çatalca'ya,

Silivri'ye, Erzurum'a, Edirne'ye, Bursa'ya kadar Osmanlı'nın bütün hafızasını onun arşivinde buluyoruz.

Müslüman İstanbul'un hafızasını...

Müslüman İstanbul'un hafızasıyla, kıymetleriyle hasbihal olmuş, onun dertleriyle dertlenmiş bir şahsiyetin mirasıyla karşı karşıyayız.

"Revnakoğlu'nun İstanbul'u-İstanbul'un İç Tarihi: Fatih", İstanbul'un sırlarını açan kitap...

<p>Başkan Erdoğan Ayasofya Camii'nin ibadete açılışını sosyal medya hesabından video ile kutladı. Er

Başkan Erdoğan'dan 'Ayasofya'nın Dirilişi' paylaşımı

2020 Tokyo Olimpiyatları görkemli törenle açıldı

Bayraktar TB3, TCG Anadolu'da birlikte görev yapacak

Metabolizmayı hızlandıran besinler nelerdir?