• $13,539
  • €15,3341
  • 789.14
  • 1979.83
16 Aralık 2021 Perşembe

Kabak, Selman'ın başına patladı!

Kabak, İki Şafak Arasında filminin yönetmeni Selman Nacar'ın başına patladı!

Son dönem Türk filmlerinde argo ve küfür almış başını giderken, refikimiz İhsan Kabil haklı bir serzenişte bulundu.

10. Uluslararası Malatya Film Festivali'nin yarışma filmlerinden biri olan İki Şafak Arasında'nın gösteriminden sonra seyircilerle film ekibi arasında gerçekleşen söyleşi esnasında, aslında hepimizi ilgilendiren bir hususa dikkat çekti İhsan Kabil: Yönetmenlerimiz gerçekçi olacağım derken neden bu denli ağır küfür ve argoyu filmlerine ve dolayısıyla seyirciye boca ediyor? Erkek ve kadın izleyicilerin bu sinkaflı küfürler ve argo karşısında ayağa kalması gerekmez mi!

Yönetmen Selman Nacar, Kabil'in bu çıkışını 'Gerçek yaşamda böyle oluyor, küfür savurmanın başka yolu varsa öğrenmek isterim' sözleriyle karşıladı, İhsan Kabil'den de cevap geldi: Evet var, edebiyatımıza bakın, sokak ağzıyla küfür yerine 'edebi argo' literatürüyle karşılaşacaksınız, bunca sinkaf niye?

İhsan Kabil (bence) haklıydı.

Gerçekçi olmak uğruna gittikçe çamurlaşan, çamurlaştıkça arsızlaşan sinkaf (ağır küfür), son dönem Türk filmlerinde sağa sola saçılmış sigara izmaritleri gibi can sıkıcı bir kirlilik halini aldı.

Üstelik, bazıları Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TRT'nin maddi destekleriyle çekiliyor ki televizyonda biplenmeden (bu filmlerin) yayınlanabilmesi mümkün değil.

Hassas, ince bir çizgi, bir o kadar da mühim. Sinkafa gerek kalmadan, bayağı sokak argosuna kaçmadan, biraz kafa yorarak bu işin altından kalkmak pekala mümkün... Biraz 'edeb'ten kimseye zarar gelmez.

Başta dediğim gibi, kabak 'İki Şafak Arasında' filmine patladı amma küfür sahneleri (diğer pek çoğuna nazaran) bu filmde kısıtlıydı; bir iki kavga sahnesi sinkaf içeriyordu.

Küfür meselesi parantezini kapatacak olursak, festivalde izlediğim en iyi filmlerden biriydi İki Şafak Arasında.

Sanat ve festival filmi yapacağım diye uzun, ağır, kasım kasım kasılan yapımlardan o denli sıkılmıştım ki Selman Nacar'ın İki Şafak Arasında'sı hayatın içinden, sahici ve iyi oyunculuklarla adeta anı yaşayan, yaşatan bir film olarak yıldız gibi parladı.

Bir tekstil fabrikasında meydana gelen ölümcül kaza sonucunda fabrika sahibi aile ile işçi ailesi arasında gerginleşen olaylar bağlamında seyirciyi 'hukuk ve ahlak' üzerine düşünmeye davet eden filmde başta Kadir rolünü oynayan Mücahit Koçak olmak üzere, serpil rolündeki Nezaket Erden ve avukat rolündeki Erdem Şenocak kocaman bir alkışı hakediyor.

Film, Selman Nacar'a 'En İyi Yönetmen' ödülünü getirdi haklı olarak. Bunun yansıra Ulvi Saran Jüri Özel Ödülü ve Film-Yön En İyi Yönetmen Ödülü de yine İki Şafak Arasında'nın kucakladığı ödüller oldu.

Murat Saraçoğlu'nun jüri başkanlığını yaptığı 10. Uluslararası Malatya Film Festivali'nin 'En İyi Film' ödülü ise Fikret Reyhan'ın yönetmenliğini yaptığı 'Çatlak' filminin oldu.

Çatlak'ı festivalde izleyemediğim (bu yüzden İki Şafak Arasında filmi ile karşılaştıramadığım) için üzüldüğümü itiraf ettikten sonra, Malatya seçkisinde bambaşka bir yerde duran, sıradışı anlatım tarzıyla dikkatleri üzerine çeken bir film daha... Yönetmenliğini Sinan Sertel'in yaptığı İçimdeki Kahraman.

Babası tarafından daha küçük yaşta süper kahraman olduğuna inandırılan bir çocuğun tüm hayatına yayılan süper kahramanlık arayışı üzerine kurulu film, geçmişteki popüler çizgi romanların tadını günümüz seyircisine (deneysel bir sinema diliyle) yaşatıyor.

Var olduğuna inandığı süper güçlerini keşfedip vefat eden babasını ve hasta olan annesini iyileştirme (bu arada kötülere karşı koyma) çabasına giren Kahraman'ın yaşadığı traji komik olaylar, özellikle genç kitlenin ilgisini çekecek türden.

Sinan Sertel'in son derece cesur bir yönetmenlik denemesi olan bu türden filmlere, fevkalade ihtiyaç var.

Film yapmanın 'festivallerde gösterelim yeter' mantığına tosladığı şu dönemde Sertel'in filminin gişede ve hatta dijital platformlarda başarılı olmaması için bir mani yok. Yeter ki iyi bir pazarlama tekniği ile yola çıkılsın.

Son bir not: Malatya Valiliği, Malatya Büyükşehir Belediyesi, Battalgazi ve Yeşilyurt ilçe belediyelerinin iş birliğiyle düzenlenen festivalin açılış ve kapanış geceleri son derece düzeyli bir şekilde çerçekleşti.

Yerli ve yabancı pek çok ünlü ismi ağırlayan Malatya'da şunu gördük: Ödül törenleri, festival açılış ve kapanış geceleri pekala ideolojik şova dönüşmeden de gerçekleşebiliyormuş.

Bir tebrik de salonları dolduran Malatyalı sinemaseverlere...

<p>Ezgi Aşık <span style='font-size: 1.6rem;'>soruyor, Sağlık İletişimi Derneği Başkanı Dr. </span><

Omikron ile Kovid-19'un şiddeti azalıyor mu?

Topladığı tahtalardan öyle bir şey yaptı ki...

Son hali hayran bıraktı! Hurdalıktan 2000 dolara satın aldı

Tesla'nın koltuğunu kestiler! Bakın içerisinden neler çıktı