• $28,9019
  • €31,723
  • 1899.65
  • 8018.34
6 Temmuz 2023 Perşembe

Çinili Cami'yi yıkmak demek…

Bazı isimler vardır yaşadıkları şehirle özdeşleşir; yaptıkları hizmetlerle anılırlar.

Hayatını Türk kültürüne vakfetmiş, Anadolu'nun ruhunu resimlerine nakşetmiş bir sanatçı olan Ahmet Yakupoğlu da Kütahya ile özdeşleşenlerden...

Tıpkı çini sanatında bir dünya markası olan, eserleri üniversitelerde tez konusu yapılan, UNESCO ödüllü Sıtkı Olçar gibi...

Süheyl Ünver'in bir Kütahya ziyareti sırasında keşfettiği ve Güzel Sanatlar Akademisi'ne girmesini sağladığı Ahmet Yakupoğlu, Feyhaman Duran atölyesinden mezun olduktan sonra birçok ressam gibi Paris'e kapağı atmak yerine soluğu memleketinde almış bir idealistti. Doğduğu şehrin ve aşk derecesinde sevdiği İstanbul'un yok olmaya yüz tutmuş tarihi ve tabii güzelliklerini tuvallerine aktararak ebedileştirmek için hayatı boyunca çalıştı ve üç bin civarında eser bıraktı. Kudretli bir peyzaj ressamı, Süheyl Ünver'den el almış bir nakkaş (minyatür ressamı) ve müzehhip, Halil Dikmen gibi büyük sanatkârdan meşk etmiş bir neyzendi.

Memleketi Kütahya'da pek çok imar faaliyetinde bulunan, restorasyonlara imza atan müzecilik ve çevrecilik çalışmaları yürüten, hatta Dumlupınar Üniversitesi'nin kurulmasında emeği olan Yakupoğlu pek çok neyzen de yetiştirdi.

2 Ekim 2016'da aramızdan ayrılan Yakupoğlu, eserlerini ve bütün mal varlığını Dumlupınar Üniversitesi'ne bağışlayarak Kütahyalılara emanet etti.

Kıymeti bilindi mi peki?

'Çinili Cami yıkılıyor' haberi geldiğinde bırakın kıymet bilmeyi, emanete bile sahip çıkılamadığını öğrenmek ne acı!

O Çinili Cami ki içi dışı nadide çinilerle kaplı, sekizgen ana gövdesi, minaresi, son cemaat yeri ile adeta Orta Asya'dan Selçuklu'ya bütün bir mimari serüvenimizden izler, hatıralar taşıyan benzersiz bir sanat örneği olarak, 1973 yılından bu yana Kütahya'nın sembolü haline gelmişti.

O Çinili Cami ki Ahmet Yakupoğlu fırçasının ucuyla tek başına vücuda getirdi, tuğlasını ördü, harcını kardı, çinilerini elleriyle yerleştirdi ve gelecek nesillere emanet etti.

Peki ne oldu da Yakupoğlu'nun emanetini yıkma, hatırasını yere çalma kararı çıktı?

Yakupoğlu'nun manevi kızı Havva Sökmener'i ve yıkım kararına karşı çıkan çini sanatçısı Nida Olçar'ı aradım.

Anladığım kadarıyla üniversite bundan bir süre önce Ahmet Yakupoğlu'nun evi ile cami arasında bir bina yapıyor.

Bu bina 'sözde' müze olacak ve Yakupoğlu'nun eserlerine ev sahipliği yapacak.

İşte (ihtimaldir ki) söz konusu bina yapılırken (2018) Çinili Cami'nin temelinde kayma meydana geliyor ve cami o gün bugündür ibadete kapalı tutuluyor.

Son bir ay içerisinde ise Çinili Cami üniversite tarafından İl Özel İdaresi'ne devrediliyor.

Boğaziçi dâhil çeşitli üniversite raporları ve bilim kurulu görüşleri neticesinde 'güçlendirme' yapılmasına karar verilen camiye aradan geçen yıllar içinde tek bir çivi dahi çakılmazken Kütahya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla caminin yıkılmasına karar verilmesi sanat dünyasında büyük bir şaşkınlığa ve üzüntüye neden oldu.

Oysa yakın zamanda Kütahya Valisi Ali Çelik ve Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kâzım Uysal'ın bizzat kendi beyanları var; sanat değeri yüksek bu caminin yıkılıp yeniden yapılması yerine, bilimsel raporlarda da işaret edildiği üzere güçlendirilerek, 2023'te yeniden ibadete açılacaktı.

Bu beyanların tam tersine, gelinen noktada 'yıkım'dan bahsediliyor.

Yıkmak kolay, yapmak zordur.

Gerçekten başka çare kalmadı mı?

Biliyoruz ki günümüzde mimari eserleri, anıtları kurtarmak için son derece etkin teknolojiler söz konusu.

'Çinili Cami kurtarılabilir'... Üniversite raporları ve bilimsel görüş bunu teyit ediyor, ancak Koruma Kurulu, akademik raporların aksine caminin korunamayacağına hükmediyor.

Bir başka konu daha var:

Havva Sökmener'den dinledim: Yakupoğlu'nun Dumlupınar Üniversitesine bağışladığı resimleri, olması gereken asgari koruma şartlarından uzak, kesif rutubet kokusunun olduğu bir binada sözüm ona 'muhafaza' ediliyormuş.

Hatırlatayım, TOKİ, 2020'de heyecan verici bir işe imza atarak Yakupoğlu'nun eserlerinden oluşan iki ciltlik dev bir albüm eser yayınlanmıştı.

Kütahyalılar emanetlerine layıkıyla sahip çıkmazsa, bu gidişle Yakupoğlu'ndan geriye sadece bu iki cilt kitap kalacak!

İşte o zaman, Çinili Cami'ye ilk kepçe darbesi indirilip testi kırıldıktan sonra, 3 bin civarındaki eser rutubetten eridikten sonra oturup ağlaşırız!

Çinili Cami'yi yıkmak, bir emaneti yok etmek demek.

Bürokratlar gider yerlerine yenileri gelir.

Lakin Çinili Cami'ye vefasızlığı nereye sığdıracağız?

<p></p><p>Çanakkale'nin Yenice ilçesinde sağanak nedeniyle İncesu ve Başaklar derelerinin taşması so

Çanakkale'de şiddetli yağışlar nedeniyle dereler taştı

Böyle balık tutma yöntemi görmediniz! İzleyenler gözlerine inanamadı

Edin Dzeko'dan itiraf! ''Fenerbahçe'ye gelmemin en büyük nedeni...''

İstanbul Arnavutköy'de İETT durağında dehşet! Oğlunun ölüm yıl dönümünde eski dünürüne kurşun yağdırdı