• $33,0781
  • €36,1637
  • 2608.64
  • 11139.5
27 Haziran 2024 Perşembe

'Adam ol' diyemeyecek miyiz!

Ana dil konusunda hassasiyet sahibi olanlar, toplumda düzgün Türkçe kullanımının erozyona uğramasından, İngilizce kelimelerin dilimizi işgal etmesinden endişelenirken şimdi bir de dildeki 'cinsiyetçi' kelimelerin, deyimlerin ayıklaması gündemdeymiş.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı günlük hayatta kullandığımız 'adam gibi, 'erkek sözü', 'kız başına' gibi tamlama ve deyimlerin, 'cinsiyetçi' oldukları gerekçesiyle dilden ayıklanmasını istiyormuş.

TRTHaber'in internet sitesinde yer alan haberde şöyle deniliyor:

'Gündelik hayatta çoğu zaman farkında olmadan birçok cinsiyetçi ve şiddet içerikli ifade kullanıyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı eşitlikçi ve şiddetsiz bir söylemin teşvik edilmesi amacıyla harekete geçti. TDK iş birliğiyle atasözleri, deyimler, masallar incelenecek. Önleyici politikalar geliştirilmesi için gerekli adımlar atılacak.'

Türkiye Gazetesi'nden refikimiz Murat Öztekin'in görüşlerine başvurduğu edebiyatçılar ise 'Kelimeler giderse edebiyat da gider' diyor.

Nitekim dil, milletin yaptığı ve yaşattığı, geçmişten geleceğe uzanan bir varlıktır.

Elbette farklı tesirlerle binlerce yıl içinde dilde değişimler meydana gelebilir, bu normaldir. Türkler Müslüman olduktan sonra dilimize Arapça kelimelerin girmesi gibi...

Ancak, yüzyıllardır süregelen, sözlü ve yazılı edebiyata mal olmuş, deyimlerle oynamak dili fakirleştirmekten başka bir işe yarar mı emin değilim.

Mesela birine 'adam ol' dediğimizde ondan 'mert' olmasını isteriz ki şayet muhatabımız bir kadın ise zaten bu deyimi (nezaket çerçevesinde) ona karşı kullanmayız; 'dürüst ol, Mert ol' filan deriz.

Şayet buradaki 'adam' kelimesine 'erkek kast ediliyor' diye bakarsak işin içinden çıkmak zor görünüyor.

Zira dilimiz, kadın ve erkek üzerinden öyle çok deyime ve ifade zenginliğine sahip ki... Hangi birini kesip atacaksınız!

Bin yıllık masalları, ağıtları, türküleri mi değiştireceksiniz!

Nitekim, böylesi bir fikir ve planın doğru olmadığını düşünen edebiyatçılar ve dil bilimciler, 'dilin mana derinliği darbe alır' gerekçesiyle duruma karşı çıkıyorlar.

Türkçemiz 1930 ve 1940'lı yıllarda yürütülen 'dil siyasetinden' büyük zarar gördü.

D. Mehmet Doğan hocanın deyimiyle yerleşmiş, oturmuş bir yapının adeta temelinden tuğlalar çekilmeye başlandı.

Köklü ve zengin Türkçe tahrip edildi ve fakat yerine aynı güçte bir dil varlığının konulması mümkün olmadı.

Şimdi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın, dilde eşitlikçi bir söylem için, Türk Dil Kurumu ile harekete geçtiği duyuruluyor.

Bu çerçevede edebiyat eserleri incelenerek 'cinsiyetçi' kelimelere karşı farkındalık kampanyası başlatılacakmış.

Eminim iyi niyetli bir yaklaşımdır, lakin kaş yapayım derken göz çıkarmak da var.

Yoksa 'utanmaz adam' yerine 'utanmaz birey' demek zorunda kalırız maazallah!

<p>Trump'ı 'kaçak göçmenler' kurtardı...</p><p>Yasa dışı göçmenlerle ilgili tabloyu okumak için başı

Trump'a suikast girişimi neden öngörülemedi?

Üniversite tercihi yapacaklar dikkat! İşte en çok para kazandıran meslekler

Kıbrıs Barış Harekatı'nın az bilinen fotoğrafları! İlk kez göreceksiniz

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (18 Temmuz 2024)