• $7,442
  • €9,0463
  • 443.145
  • 1573.37
01 Ekim 2011 Cumartesi

Silikonlarını çıkaran ünlüler ve özüne dönme trendi

Aysun Öz Kaşi
Aysun Öz Kaşi
YAZARIN SAYFASI

Geçen hafta ünlülerin silikonlarından kurtulmak istediğiyle ilgili bir haber okudum.
Bir dönem yuvarlak hatlarıyla dikkat çeken Scarlett Johansson,  kariyerinin ilk yıllarında silikonlarından medet uman Rihanna, iri göğüsleriyle nam salan Ashlee Simpson, daha 20'li yaşlarının başında küçük göğüslerinden şikayetçi olan Paris Hilton. Hepsi silikonlarını çıkartarak özüne dönmenin lüksünü yaşıyor. Zira günümüzün lüksü de bu, doğal ve asıl olana ulaşmak. Doğal ve gerçek olan ne kadar değerli ve pahalı. Gerçek deri, doğal yumurta, organik kremler...
Şöyle etrafımıza bir baktığımızda gelen trendi görebiliriz.
Kusursuz fönlü saçların yerini, tarayıp çıkılmış gibi görünen saçlar, ağır gölgeli ve sarı saçların yerini ise doğal tonlar alıyor. Kadını bambaşka biri haline getiren ağır makyajlar çoktan dünde kaldı. Estetik trendleri değişti şimdi moda gerçekmiş gibi duran burunlar yaptırmak. Kimse botoks kardeşi olmak istemiyor. Pek çok kadın kremlerle yaşlanmaya karşı savaşsa da kırışıklarına sahip çıkmaya bile başladı. Defolarımız kıymetli artık.
Uygun fiyatlı ve dayanıklı olduğu için tercih edilen sentetik kumaşlar artık 'tü kaka'. Bir dönem hayatımızı kolaylaştırdığını düşündüğümüz hazır ve işlenmiş gıdaları ise evimize sokmuyoruz. Yöresel tatlar, dünya mutfakları gastronominin odak noktası.
Benim çocukluğumda terziye diktirilirdi takım elbiseler, gömlekler ve hazır giyim almak lükstü. Şimdi ise devran döndü ve lüks olan özel dikim oldu. Seri üretimin getirdiği herkesin birbirine benzemesi durumu rahatsız edici düzeye ulaştı. Globalleşen dünyada internetle birlikte dünyanın öbür ucundaki Brezilyalı Gomez'le aynı elbiseyi giymekten artık hoşlanmıyoruz. Şimdi etnik olan değerli.
'Özel dikime ne para yeter ne zaman', diyenlerse aksesuvarlarla ve kendi yarattıkları tarzlarıyla farklılaşmaya çalışıyor. Herkes bir şekilde kendini 'özel' hissetmek istiyor.
Doğalın olduğu kadar samimiyetin de peşinde koşar olduk. Markalar da özel tasarımların yanı sıra duygu satmanın peşinde. Belki de sürekli 40'lara 60'lara dönüşümüzün sebebi bu. Bize tanıdık gelen ya da bize duygu veren tasarımları arıyoruz.
Samimiyeti televizyonda ve gazetelerde de arıyoruz ki daha gerçek senaryoları izliyor, bize benzeyen oyuncuları seviyor, birinci tekil şahısla yazılan deneyimlerin paylaşıldığı yazıları okuyoruz.
Ne oldu da gerçeğe döndük. Kopyanın duygusuzluğundan ve endüstriyel olanın yavanlığından bıktık ve sanırım yaşanılan bu ekonomik kriz bizi kendimize getirdi ve özümüze dönmeye zorluyor.
Kapitalizmin getirdiği şaşaalı hayatlar ve o hayatları yaşamak için gece gündüz çalışılan zamanlar geride kaldı. Herkes ailesine, arkadaşlarına ve yine özüne dönüyor. Yıllar sonra 2000 ila 2010 arasında 'yahu ne yapmışız biz' diyeceğimiz bir döneme giriyoruz. Güzel günler göreceğiz sanırım.

Zeynep Tosun YKM için tasarladı
İstanbul Moda Haftası'nda dikkati çeken isimlerden biriydi Zeynep Tosun. Son moda haftasında da gözler onu aradı. Kendi markasının dışında YKM'nin çalışan kadın markası Agenda için de geniş bir koleksiyon hazırladığı için göremedik onu podyumda. Geçen hafta Tosun'un hazırladığı koleksiyonun fotoğrafları geçti elime. Tasarımcının net çizgisini yansıttığı bir koleksiyon olmuş. Bakar bakmaz giymek istediğim en az üç parça buldum ki fiyatları da oldukça uygun. Elbiseler 139, pantolon, 109, sezonun modası bluzlar ise 99 TL.
90 parçadan oluşan koleksiyon temiz görünümlü, gösterişten uzak ve zamansız parçalar içeriyor. Krep ve poliviskon kumaşların ağırlıkta olduğu giysiler pudra, krem, camel tonları, lacivert ve siyahtan oluşuyor, altın detaylarla birleştiriliyor. Detaylarda küçük fiyonk ve bağlamalar, desenlerde çiçek ve puantiyelerle feminen bir Agenda kadını yaratılıyor. 
Smokin tarzı takımlar, dökümlü yüksek bel pantolonlar, yüksek bel pilili etek ve elbiseler, gömlek ve bluzlar ile ofiste şık olmak zor değil.

"sil.jpg"

Victoria Beckham Türkiye'de
Hemen heyecanlanmayın, sadece tasarımları geldi. Victoria Beckham'ın günümüzün stil ikonu olup olmadığı tartışılır ama dünyada ciddi bir takipçisi olduğu kesin. Beymen mağazaları da yeni koleksiyonuyla olumlu eleştiriler alan Victoria Beckham koleksiyonunu Türk kadınlarının ayağına getiriyor. Beckham'ın 'koza elbisesi' olarak adlandırdığı, vücudu saran diz boyu elbiseler de gelen koleksiyon içinde yerini alıyor.

<p>‘Dünya artık dijitalleşiyor’ demek son yılların en popüler söylemi oldu. Dijital düny

Doymayan emperyalistler ve aşı eşitsizliği

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Nur Vergin'in cenaze törenine katıldı

Yusufeli Barajı'nda sona yaklaşıldı