• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
9 Aralık 2010 Perşembe

Numan Kurtulmuş ile The House Cafe'de...

Önceki gün, HAS Parti Genel Başkan'ı Numan Kurtulmuş'u Nişantaşı'ndaki The House Cafe'de bir kahvaltıya davet ettim.

Genel Başkanı'nın ağzından bir HAS Parti değerlendirmesi ve perspektifleri dinleme fırsatı buldum.

Ana başlıklar şunlar.

1.
Kurtulmuş, partisinin örgütlenme çalışmalarını başarılı buluyor, hatta kısa zaman içinde kendi tahminlerinin de ötesinde bir merhale kaydettiklerini düşünüyor.

2. Seçmendeki değişimleri oldukça iyi okumuş. Kendi geleneksel tabanındaki değişimin de Türkiye'deki genel değişim eğiliminden bağışık olmadığının farkında.

3. Dindar figürlerin de siyaseti 'din üzerinden' yapmaması gerektiği tezini işliyor.

4. Taş üzerine taş koyarak, kendisi ve parti kimliği etrafında yeni siyasal merkezin kalelerinden birini inşa etmeye çalışıyor. Kısa vadeli değil, uzun vadeli siyaset planlaması yapıyor.

5. Atatürk ve Demokratik Atatürkçüler ile sorunu yok. Atatürk'ü tarihsel yerine oturtuyor ve ortak figür olarak kabul ediyor. Atatürkçüleri otomatik olarak darbeci kabul eden siyasal anlayışla kendisini ayrıştırıyor.

6. Demokratikleşmenin ve reformların yalnızca bir kesimin katılımıyla yapılamayacağı algısını paylaşıyor.

7. Daha şimdiden, partisinin tarafsız kamuoyu yoklamalarında yüzde 3'e erişmiş olmasını ve lider kredibilite ölçümlerinde en üst sıralarda yer almasını tezlerinin karşılığı olarak anlıyor.

Bunlar Kurtulmuş'un anlattıklarından çıkarttığım sonuçlar.

Bense kendisine şu kısa analizimi anlattım ve bir soru sordum:
Türkiye Tarihi'nde büyük, köklü ve başarılı değişimler dindar kalabalıklarla cumhuriyetçilerin işbirliğiyle yapıldı. Bu Kurtuluş Savaşı'nda da böyleydi, CHP-MSP koalisyonundaki başarılı işlerde de, Kıbrıs Savaşı'nda da...

Şimdi takip ettiğimiz siyasal ortamda, CHP, Kuruluş Felsefesi kodlarına dönerek dindarlarla barışma eğilimi gösteriyor.

HAS Parti ise, sol değerleri siyaset alanının merkezine alarak, Atatürk algısı ile sorun yaşamayıp, onu tarihsel yerine oturtup 'ortak değer'lerden biri kabul ederek ilerliyor.
HAS Parti ile CHP, yeni önermelerinin kanıtı olarak da okunabilecek, herhangi bir modelde siyasal işbirliği düşünmüyor mu?

Bu soruma verdiği kapsamlı bir analiz içeren yanıtı şimdilik yazmayacağım.
Ama bu analizin özünün ne 'evet, iyi olur' ne de 'hayır, kötü olur' olmadığını söylemeliyim. Halihazırda kimsede böyle bir niyet ve bir temas olmadığını da eklemeliyim.

...
HAS Parti'nin ve Numan Kurtulmuş'un kısa zamanda toplumdan gördüğü teveccüh, bana kalırsa uzun vadede başarı taşlarını döşerken, kısa vadede de onu bir nevi 'anahtar parti' konumuna getirdi.

Şimdiden edindiği ve artış eğrisi gösteren oy oranı...
BDP ile ittifak yaparsa, barajı aşabilecek...

MHP ile ittifak yaparsa, MHP'nin baraj altında kalmasına engel olabilecek...
AK Parti ile ittifak yaparsa, iktidarı tahkim edebilecek...
Ama CHP ile ittifak yaparsa yanına başka oluşumları da çekebilecek ve yeni bir iktidar tesis edebilecek bir potansiyel barındırıyor.

...
HAS Parti seçime tek başına girip, önümüzdeki dönem parlamento dışında kalma ihtimalini mi göze alır; yoksa ilk seçimde Meclis'e girip, güçlenerek uzun vadeli siyaset planlamasını gerçekleştirmeye mi çalışır, bilmiyorum...

Bildiğim, seçime doğru giden süreçte, ezberleri bozan, zihin açıcı ve radikal demokrat tutumlar alacağı... Ve her ne halde olursa olsun, önümüzdeki dönemde, siyasi tartışma antolojimizin önemli unsurlarından biri olacağı.

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi