• $7,451
  • €9,0628
  • 444.474
  • 1552.83
01 Şubat 2012 Çarşamba

'Tarihin bir başka yüzü' ve Taha Toros

O ünlü mısraında Mehmet Akif 'Sessiz yaşadım kim beni nerden bilecek?' der ya, bazı ölüm haberlerini işittiğimde aklıma üşüşen ilk duygunun ifadesi tam da budur. Gürültü çıkarmadan iş yapmayı bilenlerden... Sessiz çalışılmış, derin izler bırakabilecek mahiyette, hatırlandığında 'iyi ki yapmış' dedirten işler... Geçenlerde kaybettiğimiz Taha Toros da bu tür ustalardan biriydi. Biyografi yazarlığı denilince akla ilk gelecek isimlerdendi.
Sanat Olayı dergisini çıkardığımız yıllarda çok desteğini görmüştük. Hatta bir ara arşivinden aldığımız fotoğraflardan birine sahip çıkmasını beceremediğimiz için de aramız açılmıştı. Tekrar gönlünü yapana kadar akla karayı seçmiştik.
Fikret Mualla'dan Nazım Hikmet'e, Ali Münif Bey'den Dadaloğlu'na kadar pek çok 'değerimizin' hayatını didik didik etmiş ve geleceğin araştırmacılarına bırakmıştır. Bilgi yönetiminin en önemli unsurlarından biri olan 'biyograf'lığı hayatı boyunca tutku derecesinde nasıl taşıdığını şu ifadelerinde bulmak mümkün:
'Aslında bu konularla ölesiye uğraşmak, tedavisi mümkün olmayan bir hastalık gibidir. Bugün kanserin bile tedavisi mümkün. Ama 'arşiv' hastalığının tedavisi yok! Ne diyelim, Tanrı, bu türden hastalığa yakalananları kurtarmasın!'
'Kurtarmasın' gerçekten de... Tam da pazartesi günkü 'işimize layık olup olmadığımızı' sorgulamaya çalıştığım yazının sonrasında mesleğine bu kadar tutkun bir 'irfan' insanının ardından yazıyor olmak tuhaf bir duygu. 'Mazi Cenneti' adlı kitabının arka kapağına yerleştirilmiş olan yazı Taha Toros'u elbette benden daha iyi anlatıyor:
'Yer aldığı bütün meclislerde sohbetlerin ilgi odağı olan, sıkı sıkıya kavradığı çantasında hep günışığına çıkmamış birtakım belgeler saklayan, memleketimizin 'şuara ve üdeba taifesinin' yaşantılarını en ince ayrıntılarına kadar bilen Taha Toros, yaşayan kuşakların sadece isimlerini hatırlayabildikleri pek çok özgün simayı esprili diliyle karşımıza getiriyor. ... Taha Toros'un yazdıkları 'tarihin bir başka yüzü'dür ve her zaman zevkle okunur.'
'Sıkı sıkıya kavradığı çantası' betimlemesi, o kuşağın Babıali yokuşunu tırmanan tüm yazarlar için geçerliydi sanki. Rahmetli Attila İlhan da tıpkı bugünlerdeki gibi kış kıyamet ve soğuk günlerde Karacan Yayınları'ndan burnundan buharlar salarak içeri girer ve paltosunu, şapkasını çıkarmadan, sıkıca sarıp sarmaladığı siyah çantasıyla bir süre soluklanırdı. O çanta nasıl kıymetlidir gayet iyi bilirim...
Taha Toros, 102 yaşındaymış vefat ettiğinde. Bize sorarsanız müthiş onurlu bir hayat yaşamış. Mekanı cennet ruhu şad olsun...

Risk almama riski
TV 8'de Cengiz Semercioğlu ile Sema Eren'in hafta içi her gün yayınlanan 'Böyle Bir Şey Var mı?' adlı programında Beyaz kardeşimiz şöyle demiş:
'Ben Okan gibi radikal bir karar almam. Riskleri sevmem. Ama risk almamak da bir risktir hayatta. Bunu da unutmamak gerek.'
Beyaz haklı, risklerden uzak durma tavrı da başlı başına 'muhtemel' bir riski göze almak anlamına gelir. En çok bilinen sözdür: 'No risk no win' (risk olmadan kazanç olmaz).
Belli bir riski aldığınızda bedelini ödemeye hazırsınızdır. Bu ise odaklandığınız konuyla ilgili olası tehditleri sınırlamaya çalışacağınız için, 'farkındalık' katsayınız da yüksek olacaktır. Rüzgarlı havaya çıkmaktan kaçındığınız 'korunaklı' dönemlerde ise çok sayıda tehlike unsuruna maruz kalabilirsiniz demektir.
Söz Beyaz'dan açılmışken on parmağında on marifet olan sanatçının 'Yalan Dünya' dizisinden söz ederken herkesin 'evet ya, haklı!' diyeceğini var saydığım cümlesini de çok beğendiğimi ifade etmeliyim: 'Gülse ile batmak bile güzel.' İşte yüksek farkındalığa güzel bir örnek daha.

<p>Neslihan Atagül, Sefirin Kızı dizisindeki Nare karakterine can veriyordu. Atagül diziye veda etti

Neslihan Atagül'den ayrılık kararı... Haftanın Magazin Başlıkları'nda

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Defineciler, iki türbeyi tahrip etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (20 Ocak 2021)