• $7,4781
  • €9,0711
  • 442.096
  • 1565.01
06 Mayıs 2011 Cuma

Hiçbir belirsizliğe şans tanımamak gerekir...

İsteseniz böyle denk gelmez... Ucube heykel meselesi... ÖSYM skandallar dizisi... Hükümet üyelerinin nezdinde bile inandırıcı olmayan, 'abartılı' bulunan bir dizi tutuklamalar... Devlet Tiyatroları ile ilgili talihsiz açıklamalar... İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yapılan polis baskınının zamanlaması... Ve nihayet resmi adı 'Güvenli İnternet Profili' olan ancak  22 Ağustos'ta internet özgürlüğünün katledileceğine ilişkin bir algı yaratan 'filtre' haberleri...
Bunların tamamının ortak yanı, AK Parti'nin 'üst yapısal' alanlarda, yani 'kültür ve değerler' konusunda insanların kafasında müphemiyet yaratmaya yönelik 'çağdışılık' suçlamalarına 'çanak tutacak' girişimlere zemin sağlıyor olmasıdır.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer'in dünkü açıklamaları, tarafların, özellikle de 'yandaş' ya da 'candaş' olmayan medyanın sorularına açıklık getirmiş ve vatandaşın kafasındaki 'belirsizlikleri' gidermiş midir? Bu sorunun yanıtı koskocaman bir 'hayır!'dır...
Yukarıda başlıklarını vermeye çalıştığımız konuların hiçbirinde belirsizlik ortadan kalkmamıştır. Bu durum, ne girdiği her türden seçimde bugüne kadar hep zaferle çıkmış ve üçüncü seçim başarısına koşan Başbakan Tayyip Erdoğan'a yakışmaktadır ne de AK Parti'ye... Güçlünün, iktidardakinin ve iktidara yeniden talip olanın yaklaşımı böyle mi olmalıdır?  Üstünlük, netlik ve açıklıkla sağlanır; müphemiyetle değil...
Ben 22 Ağustos'ta neler olacağını aşağı yukarı biliyorum. Ancak milletin kafası karışık... Her zaman takdirle izlediğim ve andığım Prof. Dr. Sayın Nabi Avcı kendisiyle yapılan bir söyleşide Başbakan'ı tenzih ederek iletişimde bazı hatalar yapıldığını söylemiş... Doğru tavır budur... Budur ve belirsizlikleri ortadan kaldırmak için gerekeni yapmaktır... Çözüm sorunun kendi içindedir...

Gazetecilerin 'büyük egosu' ve 'müthiş özverisi'...
Milliyet ve Vatan gazetelerinin devir teslim töreninde Aydın Doğan Bey, sektörü yaşayarak öğrendiğini, gazetecileri de burada tanıdığını söylemiş. Diyor ki: 'Gazeteci erbabının sevimliliğini, zorluğunu, kaprisini, büyük egosunu ve müthiş özverisini burada tanıdım.'
Bu cümlede çok 'sır', dolayısıyla çok 'mana' gizli... Bir kere egonun büyüğü ve özverinin müthişi sıfatlarına dikkat çekmek isterim. Başarılı gazetecinin iyi tanımlarından biridir bu karma. Egosu yeterince gelişmemiş, sadece gerekli olduğu kadar da özveri sahibi bir gazetecinin, vasatın sınırlarını zorlayabileceğini ve de ötesine geçebileceğini düşünebiliyor musunuz?  
Sanki tüm meslekler için geçerlidir bu iki özellik. Bütün mesele büyük egoyu da, müthiş özveriyi de 'yönetebilecek' bir zekaya sahip olabilmek. Paylaşma duygusu (duygudaşlık), empati, takım ruhu, koruyuculuk, iletişim kurabilme falan gibi özellikleri saymam abes olur; onlar zaten 'müthiş özveri' çerçevesinin içinde vardırlar. Veya şöyle söyleyelim: Özverinin zirvesini yaşayabilmek de yaşatabilmek de, -eğer avara kasnak gibi boşa dönmüyorsa- tutkuyla mümkündür. Tutkusu olmayan incelikleri kavrayabilir mi?
Gazetecilik, aynı zamanda 'incelikler' sanatı değil midir?
Romantik duygular çağrıştıran bir 'incelik'ten değil, gazetecilerin dünyasındaki, acımasız, kaskatı bir hayat gerçekliğiyle birlikte kendini gösterebilen inceliklerden söz ediyorum.
Uluslararası basın örgütlerine göre Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında 138., salı günkü Freedom House raporuna göre de 112. sırada yerini almış. Peki, basın özgürlüğü Türkiye'de ne kadar konuşuluyor? Az mı, çok mu? Yeterince mi?
Bu sorunun cevabını merak edenler için MTM Medya Takip Merkezi bir medya araştırması yapmış. Çıkan sonuç diyor ki,  2 bine yakın gazete, dergi, TV kanalı ve haber sitesinin takipçileri 2006 yılından beri basın özgürlüğüyle ilgili toplam 304 bin 718 haber okumuş.  Aynı dönem içinde köşe yazarları da basın özgürlüğü konusunu 24 bin 376 kez kaleme almışlar. Yani 'Laf çok, okuyan çok, icraat yok!'
Siyasi iletişim için bir 'fırsat alanı' olabilir mi acaba?..

<p>Sağlık çalışanları ile ilgili önemli bir gelişme yaşandı. Sağlık Bakanlığı tarafından koronavirüs

Kısıtlamalar esnetilecek mi?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Edirne Müftülüğünde meydana gelen yangında ahşap bina kullanılamaz hale geldi

Yurt genelindeki 90 yaş ve üstü evlerinde aşılanıyor