• $7,5082
  • €9,0811
  • 443.561
  • 1518.81
16 Eylül 2011 Cuma

Dünya Görüşü ve 'RahatI Kaçan Ağaç'...

'Dünya Görüşü' olmayan insanın omurgasız kalacağını,tersi durumda ise, bir tanesine bile gerçek anlamda sahip olabilmenin zorlu bir süreç gerektirdiğini de hatırlatalım.

Kendini kendinden başka kimsenin yerine koyamayan, başkalarıyla duygudaşlık kurma yeteneğinden yoksun insanların örneğin politikadan da, edebiyattan da veya sinemadan da 'öz'e dair en ufak bir ipucu çıkarma ihtimallerinin sıfır olduğuna inanırdım. Oysa ki yıllar boyu eşi menendi görülmemiş yaman bir bencilliğin de sınırsız bir hayal gücü gerektirdiği gerçeğini görmezden ya da anlamazlıktan gelmiş olduğumu geç fark ettim. Her türlü gerçekliğin özünü görebilme çabasındaki isabetli sonuçlara hem 'duygudaşlık' hem de 'yabancılaşma' yeteneğine sahip olmakla varılabileceğini anladığımda da eksik bir gerçekliğe işaret ettiğimin farkına varmakta da gecikmeyecektim.
Eksikliği tamamlayacak olan kavramın adı 'dünya görüşü' ('Weltanschauung') idi.
Puzzle'ın eksik parçasını bularak eksiği tamamlayabilmeme 2 binli yılların başında okuma fırsatı bulabildiğim James Grunig'in ünlü kitabı, 'Halkla İlişkilerde ve İletişim Yönetiminde Mükemmellik' adlı kitabı neden oldu.
'Öz'ü görebilmek ve bu öze uygun iletişim stratejileri geliştirebilmek için, derinlikli sağlam bir dünya görüşünüzün olması gerekiyordu. Bu dünya görüşünün nasıl bir zemine dayandığı elbette önemliydi ama hangi zemine dayanıyor olursa olsun asıl belirleyici olan, bu zeminin 'derinlikli ve kendi içinde tutarlı' olmasıydı. Böylesi güçlü bir zemin üzerinde hayat bulacak olan 'hayata bakış' sayesinde başka dünya görüşlerini 'anlayacak ve takdir edebilecek' bir entelektüel derinliğe sahip olmak mümkündü.
Bersay İletişim Enstitüsü'nün (BİE) kurulabilmesi de, ancak böylesine düşünsel bir 'iz sürme' sonucunda mümkün olabilmiştir. Türkiye'nin en nitelikli düşünce insanlarıyla, iş ve iletişim dünyasının orta ve üst kademe yöneticilerinin  ve de profesyonelliğin bir adım önüne geçmiş iletişim uzmanlarını bir araya getirebilecek olan BİE, Ekim 2008 ve Mart 2009 tarhleri arasında gerçekleştirilen  ilk seminerler dizisini de varlığını borçlu olduğu 'Dünya Görüşü' temasına ayırmıştı. (Bu seminer dizileri daha sonra 'Geleceği Tasarlamak' ve 'Çizginin Dışındakiler' temalarıyla sürdürüldü.) Sonradan  'Dünya Görüşü' adıyla ve Oger Telecom sponsorluğuyla kitaplaştırılan seminerlerin konularını ve konuşmacılarını sıralamak isterim:
Dr. Paul Doany: 'İletişimi Yönetebilmek İçin Farklılaşmak ve Mükemmellik Gerekiyor.', Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan: 'Kaotikleşen Dünyada Belirsizlik ve Strateji', Prof. Dr. Çağlar Keyder: 'Dünya Görüşü ve Toplum Bilim', Prof. Dr. Aydın Uğur: 'Dünya Görüşü ve İletişim Sosyolojisi', Dücane Cündioğlu: 'Dünya Görüşü ve Dil', Dr. Şahin Alpay: 'Dünya Görüşü ve Siyaset', Prof. Dr. Haluk Şahin: 'Dünya Görüşü ve İletişim', Prof. Dr. Haluk Gürgen: 'Dünya Görüşü ve İletişim', Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu: 'Stratejik Analiz: Yöntem ve Uygulama', Dr. Paul Doany: '20 Yıl Sonra: Düşünce Hızında Hayat.', Prof. Dr. Tevfik Dalgıç: 'Küreselleşme ve Pazarlama', Tuğrul Kudatgobilik: ''Kurumsal İletişim Yönetimi ve İş Sonuçlarına Katkısı', Aclan Acar: 'İletişimde Liderlik Yönetimi', Jan Nahum: 'İletişim ve Yaratıcılık', Dr. Yılmaz Argüden: 'Etkin Kurumlar İçin İletişim', Üstün Barışta: 'Popüler Kültür ve Bireysel Marka Yönetimi', Oya Ünlü Kızıl: 'Yönetimsel bir Fonksiyon Olarak İletişimin Erken Yapılanması', Dr. Levent Hatay: 'İdeal İletişimci ve Yönetim Fonksiyonlarındaki Yeri' ve Prof. Dr. James Grunig: 'İletişim Yönetiminde Mükemmellik.'
Bu kadar usta isim, 'dünya görüşü' kavramının künhüne varmaya çalışıp, bu 'görüşü' kimlerin ve nasıl ürettiğinden, 'ideoloji' ile bağlantısından, 'değişim'le ne hale geldiğinden, 'mutluluk' bahsiyle ilgisi olup olmadığına kadar meraklı iletişimcilerin çok değerli sorularını yanıtladıklarında neler olur?
 'Dünya Görüşü' olmayan insanın omurgasız kalacağını, tersi durumda ise, (hangi dünya görüşü olursa olsun), bir tanesine bile gerçek anlamda sahip olabilmenin zorlu bir süreç gerektirdiğini de hatırlatalım. 'Egemen ideoloji' diye nitelenen ve istisnasız herkesi kuşatan, özelliklerini saymaya kalktığımızda büyük bir ihtimalle 'çuvallayacağımız' için nemenem bir görüş olduğu konusunda aslında hiçkimsenin fikir birliği içinde olamayacağı, ancak 'dayatıldığını' hissetmekten rahatsızlık duyabileceğimiz yaygın sistemleri anlayabilmek için farklı dünyaların içindeki 'okumaları'mızı yapma çabası içinde olmamız gerekiyor. Seminer konuşmacılarımızdan Prof. Dr. Haluk Gürgen'in bu konudaki müthiş saptamasını aktarmalıyım:
'... bize sunulanın dışında da başka hayat biçimleri olabileceğini düşündüğümüz an zaten özgürleşmeye başlıyoruz. 'Bu dünyada başka doğrular da var. Bu dünya, bu hayat başka türlü de yaşanabilir' diye sorgulamaya, düşünmeye başladığımız zaman bizi sarıp sarmalayan ideolojinin etki alanından dışarıya çıkmaya başlıyoruz demektir.'
Haluk Hoca, bu noktada hepimize Melih Cevdet Anday'ın 'Rahatı Kaçan Ağaç' adlı şiirini hatırlatıyor:
'Tanıdığım bir ağaç var / Etlik bağlarına yakın / Saadetin adını bile duymamış / Tanrı'nın işine bakın / Geceyi gündüzü biliyor / Dört mevsim, rüzgarı, karı / Ay ışığına bayılıyor / Ama kötülemiyor karanlığı / Ona bir kitap vereceğim / Rahatını kaçırmak için / Bir öğrenegörsün aşkı / Ağacı o vakit seyredin./
Haluk Hoca, dünya görüşlerinin, ideolojilerin büyük işgalinden korunabilmenin yollarına dair işaretler verdiği konuşmasına şöyle devam ediyor:
'Rahatımız kaçtığı anda paniklemeden, 'ya doğru bildiklerim yanlış çıkarsa?' diye korkmadan, 'Çökerse çöksün, yeni doğrular bulurum' diyerek özgürce ve coşkuyla geleceğe yönelebiliriz. Fakat biliyoruz ki bunu yaşamak o kadar da kolay değil. Bunun için zorlu bir süreci göze almak gerekiyor. Doğduğumuz andan egemen ideolojinin kuşatması altında yaşıyoruz. Peki ne yapmalıyız? Kendimizi ve hayatımızı sorgulamaktan başka çare yok. Ayrıca size benzeyen insanlarla beraber olmanız, ilişki ve iletişiminizi geliştirmeniz gerekiyor.'
'Dünya Görüşü' üzerine derinlikli çözümlemelere, dolayısıyla haftalar boyu süren bir 'Dünya Görüşü Şöleni'ne tanık olmak isteyenlere, Bersay İletişim Enstitüsü'ne başvurarak bu kitabı elde etmelerini öneririm. (www.bie.com.tr) Bu enstitünün, kar amacı gütmeyen, İletişim Fakültesi öğrencilerine verdiği burslarla, yayınlarıyla, eğitimleriyle, sektör ve 'yolu iletişimden geçen herkes' için bir 'Dünya Görüşü' merkezi olmayı amaçladığını, dört yıldır da bu amaca uygun olarak hizmet verdiğini belirtelim.

HAFTALAR BOYU SÜREN BİR 'DÜNYA GÖRÜŞÜ' ŞÖLENİNE TANIKLIK ETMEK İSTEYENLERE, BERSAY İLETİŞİM ENSTİTÜSÜ'NE BAŞVURARAK
BU KİTABI ELDE ETMELERİNİ ÖNERİRİM.

<p>Beşiktaş TEM Otoyolu FSM Köprüsü istikametinde sivil polis aracı yol ayrımında sabit bekleyen tra

Beşiktaş'ta polis araçları kaza yaptı! Yaralı polisler var...

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Rıdvan Dilmen: Beşiktaş şampiyonluğa inanmış

Fenerbahçe'nin ardından Galatasaray... Beşiktaş'ta yüzler gülüyor