• $13,402
  • €15,2012
  • 768.876
  • 1842.41
1 Eylül 2013 Pazar

Yazıklar olsun böyle mi olacaktı?

Aziz Yıldırım'ı sevmeyebilirsin. Protesto edip, istifasını da isteyebilirsin...

Ama o gün bugün mü!

Fenerbahçe'nin en çok kenetlenmeye ihtiyacı olduğu gün bunu yaparsan, bunun adına vefasızlık denir...
Hadi o malum grup bunu yıllardır yapıyor diyelim... Peki diğerleri... İşte acı olan bu.

Ne yaptı Aziz Yıldırım?
Ömrünü Fenerbahçe'ye verdi. Sağlığını kaybetti. Dostlarını kırdı, üzdü. Hep Fenerbahçe için. Bir sene öncesine kadar, "Tanrı gibi tapanlara" ne oldu. Dünya yıldızlarını getirdiği gün, başkanı ile gurur duyanlar, tesisleri yapınca “Allah razı olsun, tapulu malımız oldu” diyenler, yayın ihalesini  200 milyon doların üstüne çıkardığı gün bayram edenler nerede?
Kavga etti, dik durdu. Kötü kişi oldu, taviz vermedi. Bunların hepsini Fenerbahçe'ye olan sevgisinden yaptı. "Darağacına da gitsem son sözüm Fenerbahçe" diyecek kadar kulübüne sevdalı olan bir kişiye böyle günde böyle yapılır mı... Hani bir kahvenin kırk yıl hatırı vardı... O da boş lafmış... Futbol da nankör bir oyunmuş...

Fenerbahçe'ye harcadığı günlerini, cebindeki parasını okul, cami yaptırmaya tercih etse, şimdi o okullarda okuyanlar, o camilerde namaz kılanların ömür boyu dualarını alırdı.
İtiraf edeyim böyle bir ortamda, futbol takımının bu hırslı futbolunu oynayacağı hiç beklemiyordum. Birgün çıkış yapacakları bekleniyordu, o günün bugün olacağı tahmin edilmiyordu.

Nasıl oldu derseniz, Ersun Yanal'ın “Biz hep sahada kalacağız” sözü vardı ya, o Sivas maçında gösterildi... Holmen'in oynaması, Webo'nun, Kuyt'un Emenike'nin ilerde basması, orta sahanın ileri çıkması, top kazanma mücadelesi ve istekli baskılı mücadele...

Tabii bir de Sivas'ın açık futbolu ve kalecileri Milan Borjan'ın çok kötü gününde olması...

Mesela Alves'in kafa ile attığı topta uzun boyuna rağmen yaptığı hata... Alves'in geriden gelip muhteşem yükselişi karşısında etkisizliği, Kuyt'un çaprazdan attığı golde topa boş çıkışı gibi...

Ama bunlarda olmazsa Fenerbahçe o istekli, hırslı futbolu ile yine kazanırdı.

Çünkü ileri ikili arkasında oynayan Holmen topta kazanan, hücuma da destek veren oyun anlayışı ile çok farklı bir itici güçtü... O iyi olunca hücumcular da çoştu... Emenike kenarda dar alanda kilitlenince Webo'nun yanına geldi... Sonra bu ikili çapraz koşularla rakip defansın balansını bozdular... Orta sahadan uzun toplar atılınca da boş alanda çoştular.
Bu maçta kötü olan bir kişi yoktu. Havaya giren Selçuk bile ayakta alkışlandı.

<p>Coronavirüsün en çok mutasyona uğramış versiyonu olan ve 30'dan fazla mutasyonun tespit edildiği

Çok mutasyonlu yeni Covid-19 varyantı: Omicron

Türkiye'nin ilk Çocuk Adalet Merkezi kucak açtığı çocukları topluma kazandıracak

2021'e damga vuran ''Yılın Fotoğrafları'' oylaması başladı

Ankara'ya mevsimin ilk karı yağdı