• $7,529
  • €9,1019
  • 444.633
  • 1513.27
17 Şubat 2012 Cuma

Silivri'nin havasını yumuşatan hakim

Silivri'ye gelirken kafam karmakarışıktı. Ortamı bilmememe rağmen, 'kasvetli, katı kuralların olduğu' askeri düzenden daha sıkı bir ortamla karşılaşacağımı sanıyordum. İlk kez salona girdiğimde duvarda, 'Burada ses ve görüntü kaydı yapılmaktadır' yazısını görünce iyice tedirgin oldum. Koca salonun duvarlarından aşağı doğru ipince sarkan kordonların altında nohut büyüklüğünde görüntü ve 'en ince sesleri alan' ampuller vardı. Mahkeme heyeti başkanı Mehmet Ekinci'nin salona girip, kürsüye oturduğu anda 'çok sert ve haşin' görüntüsü vardı.
Daha sonraki babacan hareketleri, sanıklara yaklaşımını görünce yanıldığımı anladım. Geniş yetkileri olan mahkemenin başkanıydı ama 'Burada benim sözüm geçer' anlayışında, astığı astık değil, tam tersine salondakilere evine gelen misafir gibi davranan, kibar, centilmen birisi ile karşılaştık.

KASVETTEN KURTARDI
O da bir insandı. Karşısında oturan sanığın ruh halini bir psikolog gibi çözen, adaleti dağıtmak için en ince ayrıntılara bakarak, 23'ü tutuklu toplam 93 sanığa eşit davranan 'salonu alışılagelmiş kasvetli havadan çıkarıp' insanları rahatlatan, güven veren sıcak bir ortama soktu.
İddianameyi üç TRT spikeri okudu. Başkan Ekinci de satır satır takip etti. Zaman zaman kelimeleri yanlış söyleyen spikerleri uyardı. Davaya hakimdi. Adaletin dağıtılacağı yerde, sanıklara ilk sözü 'Dilerim, mahkeme sonunda herkes sevdiklerine kavuşur' ifadesiydi. 'Kaç çocuğun var' ve 'Allah bağışlasın' demesi, tutukluların çocuklarına sarılmalarına izin vermesi, kural gereği jandarmanın bunu engelleme girişimine karşı 'Bırakın, hasret gidersin' anlayışı, Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci'yi adalete güveni artıran, oldukça babacan bir hakim olarak karşımıza çıkardı.

SAVUNMAYI KENDİ YAPAR
F.Bahçe Kulübü Başkanı'nın aklı fikri Çağlayan'da yapacağı savunmada... Elinde olsa hemen savunma yapacak. Kolay değil, hareketli olan bir insan, 9 saat sandalye üzerinde oturuyor. Kafasında hep savunması var. Olgun Peker'e 'Kaç saat sürer savunman' demesi ve 'Bir günde biter' cevabı, Başkan Aziz Yıldırım'ı salı gününe kilitledi.
Gazetecilere '6222 sayılı kanunu okumuyorsunuz. Evine gidilip bulunamayan, hala aranıp bulunamayan insanlar var. Onları arayın' mesajı, savunmasında ses getirecek bölümlerin ilk işaretiydi.
Avukatlarla konuştum. Mahkeme heyetinin 'Savunmalarınızı CD'ye alıp bize önceden verin' teklifine sıcak bakmıyorlar. 'Başkan konuşur, ondan sonra veririz. O güne kadar savunmayı kimse bilemeyecek' dediler.
O gün başkanın ne söyleyeceğini, başkandan başka kimse bilmiyor. Kardeşleri dahil... Bir avukat ordusu var ama Çağlayan'da savunmasını Aziz Yıldırım yapacak. Fenerbahçe kongrelerini hatırlayın, kürsüde nasıl konuştuğunu gözlerinizin önüne getirirseniz, o gün salonda nasıl bir Aziz Yıldırım'ın olacağını anlarsınız. Avukatlar da 'Bizden daha iyi hukukçu gibi' derlerken Yıldırım'ın liderliğini işaret ediyorlar.

AKIN AKIN ÇAĞLAYAN'A...
Yönetim, her gün mahkemeye nöbetleşerek geliyor. Başkanvekili Nihat Özdemir ile konuştum. Fenerbahçe'nin 1400'e yakın sporcusunun pazartesi günü Çağlayan'a gitme, Başkan'a ve yönetime destek verme fikri için 'Bize de ulaştı. Gerekeni yapacağız. Onların bu isteklerini nasıl geri çevirebiliriz' dedi.
Ve bir şey daha öğrendim. Bugün de F.Bahçe'nin eski sporcuları otobüslerle Silivri'ye gelecek. Bir kısmı misafir olarak salona girip duruşmaları izleyecek. Verilen aralarda da Başkan ve yöneticilere el sallayarak 'Bizler de buradayız' mesajını vereceklermiş.
Muhtemelen iddianame bugün bitecek. Ondan sonra avukatlar itirazları yapacak. Ve ondan sonra da herkesin merakla beklediği savunmalara sıra gelecek.

<p>Türk savunma sanayisi şirketi HAVELSAN kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer risklerin tespi

İHA'lara 'milli' dokunuş: Kimyasal riskleri de tespit edecek

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Fenerbahçe'nin ardından Galatasaray... Beşiktaş'ta yüzler gülüyor

Haftanın yalanları