• $7,3757
  • €8,9854
  • 443.195
  • 1551.57
12 Temmuz 2011 Salı

Pimi çekilmiş bomba gibiler!

'ÖYLE BİR FUTBOL OYNAYACAĞIZ Kİ KİMSE ÇAMUR ATAMAYACAK'
F.Bahçe futbol takımını, son olaylar öyle hırslandırmış ki anlatamam. Malzemecisinden doktoruna, futbolcusundan hocasına, şoföründen aşçısına kadar kim varsa pimi çekilmiş, patlamaya hazır bomba gibi olmuş.
Hepsinin öfkeden, sinirden gözü dönmüş...
Yazılanlara, söylenenlere karşı, içlerinde kontrol edilemeyen kinler oluşmuş. Maç öncelerinde basının karşısına çıkarken kılı kırk yaran tecrübeliler bile olmuş sana birer zembereği boşalmış saat...
Konuşmak, içlerinden geldiği gibi olaylara isyan etmek istiyorlar. Aykut Kocaman ve ekibi zor sakinleştiriyor.
Sahada oynanan futbolu karalamak isteyenlere karşı oluşan öfke ve kin, F.Bahçe takımını bir başka havaya sokmuş...
'Bir yanlışlık varsa, yapan cezasını çeksin. Ama bizim alın terimizi kimse lekelemesin' diyorlar. 
DOST VAR DÜŞMAN VAR
Yabancısı, yerlisi el ele omuz omuza... Para, pul, transfer, gelecek hiçbir şey umurlarında değil. Yapılan haksızlıklar karşısında atılan leke ile kırılan onurlarının peşindeler.
Yıllardır F.Bahçe'nin sezon başı kamplarını izlerim. Hiç böyle hırslı çalıştıklarını görmedim.
Bırakın ağır idmanlarda kaytarmak, günde iki saatlik bölümler bile yetmedi.
Koşmaları, topa vurmaları, birbirlerine kenetlenmeleri görülmeye değerdi.
Bu olaylar futbolcuları kemik bir aile yapmış. Yerlisi, yabancısı yan yana, omuz omuza olmuşlar.
Emenike ile Sezer bile bu aile havasına şaşırmış. Sahada biri sakatlansa, hepsi yanına gitti. Yemekte yüzü asılanı aralarına alıp, 'Dostumuz var, düşmanımız var. Dik duracağız. Bugün konuşmuyoruz, susuyoruz ama yarın maçlar başlayınca sahada konuşacağız' diyerek yüreklendirdiler.
LİG HEMEN BAŞLASIN
Aykut Kocaman'ın 'Bizim konuşma yerimiz futbol sahası' sözü F.Bahçeli futbolcuların adeta yol haritası olmuş.
Kiminle konuşsam, hepsi aynı sözü söylüyor: 'Göreceksin, bu sene de şampiyon olacağız...'
Daha önceki yıllarda iyi çalışılırdı ama maçlar için 'İlk haftayı bir görelim' denirdi. Şimdi ne haftası, bir günü dahi bekleyecek halleri yok. 'Bugün lig başlıyor' dense F.Bahçeli futbolcular bayram edecek.
Şampiyonlar Ligi maçları da öyle.
Avrupa arenasını, dünyaya Türkiye'de F.Bahçe'ye haksızlık yapıldığını anlatmanın en güzel alanı olarak görüyorlar. Kin ve öfke, hedeflerini de büyütmüş.
Kimin, hangi takımın gruplarında olacağı umurlarında bile değil.
Bir an önce maçların başlamasını, oynayacakları iyi futbolla zedelenen gururlarını düzeltmek istiyorlar.
EN BÜYÜK KOZ, BU KİN
'Türkiye'de nasıl kıran kırana maçlar oynadıksa, Avrupa'da da oynayacağız. Bakalım o zaman da bize çamur atacaklar mı' diyerek dünya aleme 'Bu takım mı Türkiye'de lekelemeye çalışılıyor' mesajını vermek istiyorlar.
Başkan Aziz Yıldırım'a üzülüyorlar. Adalete güveniyorlar.
Ama hiçbir şeyden habersiz sahada oynadıkları futbolun karalanmasına da isyan ediyorlar.
O öfke ile de çok iyi çalıştılar. Maçlardan önce hocaların en büyük sorunu motivasyondur, Aykut Kocaman'ın ise bu sene en büyük kozu futbolcuların beyinlerine işleyen kinin, öfkenin oluşturduğu isyan.
Hepsi çok ama çok dolu.

Fenerliler evlerine BAYRAK ASSIN
Topuk Yaylası'ndaki protestolardan önce birçok kişi ile konuştum. Kıbrıs dahil yurdun dört bir tarafından insanlar gelmişti. Hepsinin üzerinde de F.Bahçe forması vardı. Küçük çocukları, hanımları gördüm.
Hepsi Başkan Aziz Yıldırım'a yapılanlara üzülüyordu. 'Türk futboluna büyük hizmetleri olan bir insana böyle mi muamele edilir' diyorlardı. O güzelim tesisleri görenlerin ağladıklarını bile gördüm.
Ve benden bir şey rica ettiler:
'Lütfen ağabey yaz. Kanunlara, adalete saygılıyız. F.Bahçe'nin onuru, gururu ile oynayanlara karşı sesimizi evlerimize, işyerlerimize F.Bahçe bayrağını asarak gösterelim...'
Ne dersiniz!
Uygar insanlar tavırlarını kavga, hakaret ile değil, kanunların izin verdiği ölçüler içinde yapar. Kantarın topuzunu kaçırırsan da haksız duruma düşersin.

Tesisler
HALKA AÇILMALI
Muhteşem tesisleri gören hayran kalıyor. Başkan Aziz Yıldırım'a dua ediyorlar. Öfkenin bir parçası da, 'Böyle güzel işler yapana yapılan muamele...'
Ancak bu güzellikler yok olmamalı. Sadece senede on gün F.Bahçe için kullanılmamalı. Halka, turizme açılmalı. Kamp yapmak isteyen takımlara verilmeli. 'Sorunlarımız var, şimdi sırası değil' yerine işletmecilik zihniyeti harekete geçirilmeli. Yoksa bu güzellikler kaybolup gider.

Organize değil BiREYSEL
Topuk Yaylası'na gelen F.Bahçe taraftarlarını gördüm, şaşırdım ve de ürktüm. Bir insan, tuttuğu takımını bu kadar mı çok sever. F.Bahçe futbol takımına karşı yapılan haksızlıklar, Başkan Aziz Yıldırım'ı küçük düşürmek için medyaya servis edilen çirkin resimler, hepsini çileden çıkarmış.
Öfkelerini medyadan almak istediler. Oysa karda, yağmurda, çamurda bu takımı izleyen cefakar foto muhabirlerin ne suçu var!
Allah'tan fiili bir durum olmadı. Kötü sözler, sloganlar sözden öteye gitmedi.
Aykut Kocaman zamanında müdahale etmese, sahanın ortasında duran gazetecileri tesislerin içine almasa çok kötü şeyler de olabilirdi.
Bu olay da Kadıköy sahilindeki yürüyüş de yönetimi tedirgin etti. Nedeni de, taraftarın kontrol edilemez hale gelmesi, bireysel hareketleri önleyememeleri.

Tanman, Kocaman'a yanlış yaptı
İtiraf edeyim...
Futbolculuk döneminde Aykut Kocaman'ı bu kadar sevmezdim. Duruşu, konuşurken seçerek kullandığı kelimeler, eyyamcık yerine yüreğinin sesini tercih etmesi ve futbol takımının başında tek başına kalmasına rağmen zorlukları aşmasını bilmesi beni hayran bıraktı. Demek ki taraftarın sevgisi de boşuna değilmiş.
Türk futbolunun böyle adamlara ihtiyacı var. Cüneyt Tanman'ı futbolun içinden geldiği için bilirkişi gibi görmüştü. Ama sonra ne oldu!
Futbol Federasyonu'nun yeni üyesinin Muz Cumhuriyeti benzetmesi biraz üzdü. Her ne kadar Tanman, telefon edip, 'Ben öyle bir şey söylemedim' dese de Kocaman üzülmüş. Gazeteciler ile sohbet ederken, bu konu açılınca, 'Muz cumhuriyetine verilecek cevabım var' dedi. Ama sonra yutkunarak saygı duyduğu futbol emekçisini rencide etmekten kaçındı.
İşte bu da Kocaman farkı.

Alex'in ayağını öpmek istedi
Taraftarların Topuk Yaylası'na gelmesine futbolcuların tek yorumu var:
'Bu nasıl bir kulüp sevgisi böyle...'
Nedeni de, 'Bir tatil gününde Türkiye'nin her tarafından insanların yola çıkıp, Allah'ın dağına gelmesi...'
Buna yerliler de, yabancılar da çok şaşırdı. Ve futbolcularla taraftarların birbirine kenetlendiği kalabalık anda bir kişi, Alex omuzlara alınırken, ayağını öpmeye çalıştı.
Kaptan duygulandı, geri çekti ama o kişi, 'Bu ayak öpülür' diye ısrar ediyordu.
Alex ile ilgili bir anekdot daha vereyim. Bir taraftarın verdiği tespih ile dolaşıyor. Televizyonlara çıkarken bile eli arkasında tespih çekiyor.
Samet'e sordum, 'stres atıyor' dedi.

<p>Iraklı yetkililer intihar saldırılarının art arda gerçekleştiğini ve saldırganların Tayaran Meyda

'Bağdat'taki saldırıda DEAŞ ihtimali güçlü'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İzmir'de depremin ardından acil yıkılan 71 binada inşaat çalışmaları başladı

Rusya'dan görenlerin aklını başından alan kareler